Yazılarımızda ister yerelde ve isterse genelde, ‘İstatistik Verilerini...’ sıklıkla kullanırım. Kaynak olarak da, ‘resmi kaynaklara öncelik veririm’ Türkiye İstatistik Günü denilince de, ilk hafızalarımıza gelen kurum, Türkiye İstatistik Kurumu / TUİK’tir.
İstatistik verilerinin yaygın olarak kullanıldığı alanlara baktığınızda, “Ekonomi ve İşletme, Tıp, Sağlık ve Biyoloji, Sosyal Bilimler, Mühendislik ve Üretim, Çevre ve Tarım, Veri Bilimi ve Yapay Zekâ, Eğitim ve Kamu Yönetimi...”
Öğretmen ve Öğrencinin gözünde, ‘ölçme ve değerlendirme buna bağlı olarak analizler ve sınav sonuçları...”
Kalite ve Kontrol, piyasa araştırmaları, ekonomik göstergeler... Her ay önümüze, ‘enflasyon rakamları’ gelir. Bu rakamlar üzerinde konuşulur, tartışılır, farklı pencerelerden yorumlar getirilir. Her ay açıklanan, “Türkiye’nin İhracat ve İthalat Rakamları...” Bu rakamların, il ve il, sektörler bazında değerlendirilmeleri... Bir yazar ve gazeteci olarak, ‘yıllara göre Türkiye’de gazete tirajları, kitap yayınları, kütüphaneler, fuarlar ve bunlarla ilgili yorumlar, kanaatler...’ gündeme ışık tutar.
Tıp Sahasında, ‘istatistiki rakamlar’ sıklıkla kullanılır. Hastalıklar, bunların analizleri, teşhisler vesaire...
Özelliklede, İstatistik Rakamlar, ‘Sosyal Bilimlerle İçiçedir’
Şöyle bir soru sorulabilir, “Cumhuriyetin İlanından Günümüze kadar kaç seçim yapılmıştır?”
Bu seçimlerin il ve il analizleri... 1923 yılından, 2023 yılına kadar Türkiye’de, ‘milletvekili seçimleri de baz alındığında, 27 defa milletvekili genel seçimleri yapılmıştır.’ İçerisinde yaşadığınız şehrin, ‘fotoğrafını...’ Türkiye’de, ‘bölgeler açısından siyasi kanaatleri’ veya ‘nüfus piramidine göre değişen siyasi eğilimleri...’ hemen karşımıza istastiki bilgiler gelecektir.
Nüfus Sayımları üzerine o kadar yoğun çalışmalar yapılıyor ki, bu çalışmalar yeri geldiğinde Sosyoloji alanına, yeri geldiğinde psikoloji alanına veya farklı ilim dallarının alanlarına girebiliyor.
Türkiye’nin gündeminde, yıllar itibariyle artan, ‘ailelerin boşanmaları oranı...’
2025 yılında, “552 bin 237 çift evlenirken, 193 bin 793 çiftin ayrıldığı görülüyor!”
Boşanmalarla birlikte, ‘hukuk alanına giriyorsunuz’
Türkiye’de bir olumsuz fotoğraf ta, “5 milyon 523 bin 321 kişinin tek başına yaşamakta oluşudur!”
Bizler bütün bu bilgilere, “Türkiye İstatistik Enstitüsünü kaynak göstererek kullanabiliyoruz...”
Türkiye’de, ‘nüfus hareketleri...’ ilim adamlarımızın yüzlerce çalışmaları vardır.
Mesela bizleri en fazla ilgilendiren konu, “2025 yılında kişi başına düşen milli gelirdir!”
2025 yılı verilerine göre, “18 bin 40 dolar (cari fiyatlarla 712.200 lira) seviyesine ulaşmış bulunuyor.
Türkiye İstatistik Kurumu Verilerine Göre, “Kişi başına düşen milli gelirin en yüksek olduğu ilimiz, İstanbul... İstanbul’da kişi başına 24 bin 452 dolar düşüyor” İstanbul ilimizi, Kocaeli ve Ankara takip ediyor. Peki, Milli Gelirin en düşük olduğu illerimiz, Şanlıurfa (5. 731 dolar), Ağrı (5.930 dolar),
Mardin (7.537 dolar), Kilis (7.724 dolar), Siirt (7.975 dolar)...
Söz konusu, Milli Gelirin, 85 milyon insanımıza nasıl bölüşüldüğüdür?
Türkiye’de en yüksek gelir grubu (yüzde 20); Toplam gelirden aldığı pay yüzde 49-50 civarında...
Türkiye’de en zengin, yüzde 5; toplam gelirin yaklaşık yüzde 23,1’ini alıyor...
Türkiye’de, ‘eğitimin fotoğrafını...’ TUİK’in, veri kaynaklarına dayanarak çekebiliyorsunuz. Bütün bunlar, Türkiye’nin de, ‘hayati konuları...’ İlim adamlarımız ne yapıyorlar, ‘müspet eleştiri tekniğini...’ bilimsel verilerle ortaya koyuyorlar.
Günümüzde, “Tarım Alanlarının bütün verileri çıkarılmıştır!” Önemli olan nedir, bütün bu verilerin sağlıklı olarak değerlendirilmesidir.
Türkiye İstatistik Kurumu, “1926 tarihinde kapılarını açıyorlar...” 2026 yılına geldiğimizde, Türkiye İstatistik Gününün, “100.ncü yılını kutlamaktayız...”
Türkiye İstatistik Kurumu, ‘yüzlerce veri kaynakları üzerinde çalışmalar yürütüyor’ Bu çalışmalarına karşı hiçbir zaman cimri de değil/ veya gösterişten de fazla uzak da değil... Artık günümüzde, “Yapay Zekâ da devrede...” Türkiye İstatistik Kurumu, bilimsel anlamda; ‘asrın teknolojileri ve bilgi birikimleriyle hareket eden bir kurum olarak ihtiyaçları karşılama sorumluluklarıyla zorlu bir serüvenin içerisindedir. Şunu da belirteyim, Türkiye’de, söz konusu ‘konularının uzmanı bilim adamlarımızın varlığı da hiçbir zaman gözardı edilemez!’
25 Nisan Gününü bizler, “Türkiye İstatistik günü” olarak idrak ediyoruz. Akademik hayatla bütünleşen, 85 milyon insanımızın sürekli olarak da, ‘maşeri vicdanlarında yer alan bir kurumumuz...’
Bir asrı bulan hizmetlerinden dolayı da kutlarız.