Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Tarih Tekerrür Eder Mi?

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Sorumuz şu, ‘Tarih tekerrür eder mi?’
11. Abdülhamit, tarihin tekerrürü ile ilgili ne diyorlar;
“Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor!”
İstiklal Marşı Şairimiz Akif ise şöyle seslenecekler;
“Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!
Beş bin senelik hisse yarım hisse mi verdi?
“Tarih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” 
Bizim inancımız ne diyor, “iki günü eşit olan zarardadır!”
Hergün daha ileriye doğru adımlar atmamız; sürekli kendimizi yenilemeliyiz.
18 Aralık 1987 tarihinde; “Dört kişilik bir ailenin mutfak harcaması, 128 bin lira...
Aynı dönen içerisinde, “asgari ücret net, 49 bin lira”
18 Aralık 2021 tarihinde, Ülkemizde Açlık sınırı, “3 bin 890 lira” Yoksulluk sınırı ise, “13 bin 13 lira”
Aralık 1987 ayında, asgari ücret yoksulluk sınırının yüzde 38’lerinde…
Aralık 2021 ayında/yılında asgari ücret yoksulluk sınırının yüzde 21’lerinde…
2022 Ocak ayından itibaren asgari ücret, “4 bin 253 lira…” 
Bu rakam, yoksulluk sınırının “yüzde 32.68’leri…” oluyor. 
Asgari ücret, net “2 bin 825’liradan; 4 bin 253 liraya…” yükselmiş oldu. 
Asgari ücrette net artış, “yüzde 50…” olmuş oldu!  
***
19 Aralık 1966 Tarihinde, “Koç Grubu tarafından üretilen ilk Türk otomobil satışa sunuluyor.
Yerli Anadolu’nun peşin fiyatı, 26 bin 800 lira…”
İlk yerli otomobilin üzerinden, ’55 yıl geçmiş…’ Şunu gayet iyi biliyoruz, Türkiye mühendislik alanında çok önemli adımlar attı. Kendi kendime düşünürüm, ‘yerli otomobilimizi sürekli yenileyerek geliştirmedik?” Yarım asır içerisinde, Türk Otomobil Sektörü Avrupa ile yarışır bir teknolojik seviyede olmalıydı…
Bu millet, Kafkas İslam Orduları Kumandanı Nuri Paşa’nın (1889-02 Mart 1949) hayatını iyi okumalıdır.
Türkiye’de ilk özel silah fabrikasının temellerini atan tarihimizin önemli şahsiyeti…
Türkiye’nin kendi savunma Sanayisini kurmasına/ veya geliştirmesine izin verilmedi(?)
Dağlık Karabağ’da, Suriye’de, Libya’da tarihi dengeleri değiştiren Türk SİHALARI… 
Kafkaslarda, Balkanlarda, Ortadoğu’da veya bölgesinde oyun kuran güçlü bir Türkiye istenmiyor. 
Lütfen, tarihin seyrine dikkat edelim!
***
18 Aralık 1271 Tarihi, “Kubilay Han, İmparatorluğunun adını ‘Yuan’ olarak değiştirecek. Bu hanedanlık Çin’de 1369 yılına kadar devam edecektir!” 
Dünyaca ünlü gezginci, “Marco Polo, Kubilay Han’ın en yakınındaki kişidir. Bu gezginci Kubilay Han’ın da özel elçisi olacaktır.” İster istemez, Çin’i günümüzde dize getirecek, ‘Kubilay Han gibi liderlere ihtiyaç var! Ve özellikle de, ‘içimizde ki kanayan yara Doğu Türkistan…’
***
BODP, Arap Baharı, Yeşil Kuşak, ‘falan-filan’ projeleri Ortadoğu’ya, ‘demokrasi mi getirdi!’
19 Aralık 2001 Tarihi, “Kabil’e en az 3 bin kişiden oluşacak Uluslararası güç konuşlandırılması için BM Güvenlik Konseyi onay verdi!”
Daha 2022 yılına girmeden, ‘Afganistan nasıl bir anda nasıl ve kimlere terk edildi!’  Afganistan’da, geçen 20 yıl içerisinde bütün dengeler yıkılarak terkedildi!
Irak, Suriye, Libya, Mısır, Yemen vesaire farklı mı? Her birinde,  ‘yıkım ve kaos…’ bıraktılar.
***
19 Aralık 1975 Tarihi, “2. Türk Basın Kurultayı yapıldı!”
Yıllarca bu köşemizde, “3. Yerel Basın Kurultayı…” gerçekleştirelim. Bu kurultayı da, “Basın İlan Kurumu…” ve İlgili kuruluşlarla birlikte, “Elazığ Şehrimizde…” yapalım. 
Yerel Basını güçlendirme amacını taşıyan Birinci Basın Kurultayı 25-27 Mayıs 1935 tarihinde yapılmıştı!
Bizler, ‘yerel basını…’ Milli Mücadele Basını/ veya ‘Gazi Basını’ olarak da tanımlıyoruz. Bu coğrafyanın daha güçlü olması için, ‘yerel basında güçlü olmalıdır’ 
Tarih Tekerrür Eder mi? 
İnsanımız, ‘Millî Şuur’ ve ‘Millî İdeallerle’ beslenirse niçin tekerrür etsin ki! 
Ama gel görelim ki, “bana ne…” zihniyeti toplumu esir alırsa, o zaman vay halimize derim.
 

KURBANLIK KOYUN
Kurbanlık koyun seçtiler bizi 
Sıladan gurbete yol göründü 
Bir garip oyun biçtiler bize 
Beladan sohbete dil süründü 

Sabır ilacını, iç dediler 
Gönül pencereni, aç dediler 
Son kalkan trenle, göç dediler 
Son durakta, Azrail göründü! 

BAK ŞU MUSALLA TAŞINA
Bak şu musalla taşına, kimler geldi geçti? 
Nice zalim kendi sarayını yaktı geçti 
Firavun kadar kapris, Nemrut kadar haris; 
Nice münkir, birer mesel olup geldi geçti!

OĞUL VEREYİM DERKEN
Oğul vereyim derken, ‘petekteki baldan’ oldu! 
Aşı yapayım derken, ‘daldaki meyveden’ oldu! 
İpek böceğindeki hünere özendi de; 
Koza alayım derken, kendi canından oldu…

“İNSAN İNSANIN KURDUDUR”
“İnsan, insanın kurdudur” denildi 
Öfke, şeytanın yurdudur denildi 
Nefsine hâkim, öfkesini yenen; 
Zafer kazanmış ordudur denildi! 

NERERE ŞECAAT GÖRDÜNSE
Nerde şecaat gördünse, oraya doğru koş 
Ömrünü heba etme ki, zamanda nişan yok 
Seni aldatan, dünyan- met ’an neşe vermesin 
Yakar Huda’dan, ondan başka bütün imdatlar boş

GÖZLERİM DALIP GİTTİ
Gök boşluğuna, gözlerim dalıp gitti 
Sonsuz azametine, dermanım gitti 
Örümcek yuvasını yapmaktan aciz 
İdrakim, ilahi vecdi tadıp gitti

İKİ KAVRAM
İki kavram; Özenmek ve kıskanmak 
Birinde güzeli hayırla anmak 
Dağlar gibi sabit, içinde ahenk 
Diğerinde nefsini sultan sanmak…

PARA DENEN MERET
Para denen meret, ipsizi bey eder 
Şatafatı seyret, soysuza kul eder 
Alımlı çalımlı yürüyen biçare; 
Şu dünya lanet(?) gözleri kör eder.

Yazarın Diğer Yazıları