Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Tarih İlmi Zihni Geliştirir

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

İmam Şafi, “Tarih okuyanın aklı çoğalır!” 
İlber Ortaylı’nın her bakımdan uyarıcı bir sözü var; “Okullardaki tarih kitapları önemli; çünkü milletin fertlerinin büyük kısmı okullardan sonra tarih okumaz!” 
Tarih şuuru gelişmediği zaman şunun veya bunun arkasına takılıp gidersiniz! 
23 Aralık 1876 tarihi- 1.Meşrutiyet 11.Abdulhamit’in hattı hümayunuyla ilan edilir. 13 Şubat 1878 tarihinde (93 Harbi sebebiyle) sona erse de, ülkede parlamento düşüncesini doğurdu!”
Bizim tarihimizde; “2. Meşrutiyetin ilanına kadar (23 Temmuz 1908) geçen 30 yıllık dönemi, “İstibdat Dönemi” olarak isimlendiriyoruz.
19 Mart 1877 tarihinde padişah tarafından açılan meclis 141 üyeden oluşuyordu. 
Bu ilk parlamentonun ( Türk parlamentosu diyemeyeceğim) üyelerinin; “69’u Müslüman, 46’sı gayri Müslim’di… ” 115 mebus, 26 ayan üyesinden oluşan Meclis, “entrika sahnesine…” benziyordu!
93 Harbi bir faciadır…  03 Mart 1878 Rusya ile imzalanan Ayastefanos Antlaşması ve sonrasında imzalanan Berlin Antlaşması ile ortaya çıkan gerçek, “O dönem hariciyesinin zafiyetidir…”
Bir milletin, ‘hüzün yıllarıdır’ 
Kıbrıs’ın yönetimi İngiltere’ye (4 Haziran 1878) bırakılacak… 
Bosna-Hersek yönetimi Avusturya’ya bırakılacak…
1881 tarihinde Fransa Tunus’a, 1882’de İngiltere Mısır’a el koyacaklar…
1885’de Bulgarlar Doğu Rumeli eyaletini işgal edeceklerdi…
11. Abdülhamid’e hal kararını kimler tebliğ ediyor?
Ermeni Ayan (Senato Üyesi) Aram Efendi, Draç Mebusu Arnavut Esat Toptanî, Yahudi Selanik Mebusu Emanuel Karasso ve Arif Hikmet Paşa…” Böyle bir heyet!
Peyami Safa Tarih hakkında ne diyorlar; “Tarihinin sürekliliğini kaybeden bir millet, her şeyini kaybetmeye mahkûmdur. Hafızası parça parça kopmuş bir akıl hastası gibi geçmişiyle, hatıralarıyla ve benliğini terkip eden bütün varlık unsurlarıyla ilgisi kesilmiştir.”
Dünü bilmeyen bugünleri anlayamaz! Yarını görmemiz için de, tarihi bir ferasete o kadar çok ihtiyacımız var ki! 
Ahmet Hikmet Müftüoğlu, “Çağlayanlar”  isimli eserinde ne diyorlar;
“Sen şarkın kınına girmeyen kılıcısın…
Dövüle dövüle tavlanır, vurula vurula kırılırsın
Gene her parçandan bir kıvılcım…
Her kıvılcımından bir şimşek çıkar…
Ne bitmez tükenmez bir feyzin var… Ey Türk…”
Çok derin acılar çekmiş bir milletiz! 
Yahya Kemal, “Galip et; çünkü bu son ordusudur İslam’ın” diyecekler!
Necip Fazıl, “Ayağa Kalk, Sakarya!” diyerek haykıracaklar!
Bu milletin hamiyetli aydınları, “saflarını sıklaştırarak karıncalar gibi çalışmanın ruhani zevkine erişmelidir!” 
Tarih okumak, ‘derin bir tefekkürü ifade eder’ 
Montaigne, “İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça eğilirler!” 
Düşünelim, ‘kâmil ve bilge insanlar’ tevazu sahibidirler…
Gurur ve kibirlerini üzerinden atan insanlardır!

KIBRIS- KANLI NOEL…
24 Aralık 1963 tarihi—Kanlı Noel Olayları; Lefkoşa’daki Kumsal bölgesinde Tabib Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi Mürüvet İlhan ve çocukları Murat, Kutsi ile Hakan Rum katilleri tarafından banyo küvetinde vahşice öldürülecekti”
Kıbrıs’ı iyi bilelim… O tarih bizleri nerelere götürecektir; “Kıbrıs’ın bir Türk- Müslüman Adası olduğuna…” Kıbrıs’ın, Anadolu’nun bir parçası olduğu kanaatine taşıyacaktır…
İstanbul’da, Fethin nişanı nasıl ki, “Ebu Eyyûb el- Ensarî” ise,
Kıbrıs’ın Fetih nişanı, Allah Resul’ünün Halası, “Ümmü Haram ’dır” 
Kıbrıs Fatihi olarak anılan, “Lala Mustafa Paşa…” tarihlerimizle anılır!
24 Aralık 1963 tarihi… Kıbrıs’ta görev yapan Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın ailesinin katledilmesi…
Elâzığ Şehrimiz bu vefalı insanlara her türlü ihtimamı gösterecek şehrin en önemli Caddesine; “Şehit İlhanlar Caddesi” ismini vererek hatıralarını yâd edecekti. 
Dahası, “Rahmetli Denktaş’ın, Nihat İlhan’ın da iştirakiyle Şehit İlhanlar Anıtının Açılması…
Kıbrıs Tarihinde, 1963-1974 yılları kan ve gözyaşı ile anılır!
EOKA militanlarının Kıbrıs Türklerine yönelik işlediği cinayetlerin haddi-hesabı yoktur!
20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtındaki asıl hedef Türk halkının güvenliği ve emniyetinin sağlanmasıdır…
24 Aralık 1979 Tarihi- Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgale başladı… Ve yıllar sürecek Sovyet- Afgan Savaşı… Bu savaşlar, Sovyetlerin dağılmasında en büyük etken olacaktı! 
Sonrasında ABD’nin müdahaleleri… Uzun yıllar sürecek kaos dönemi! 
Ve hala günümüzde Afganistan kendisini toparlayabilmiş değil…
 

Yazarın Diğer Yazıları