Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Siyaset Üzerine

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bir ölçüdür, “Her toplum layık olduğu idare ile hükmolunur!” 
Ra’d Suresi 11 ayette şöyle buyruluyor; “Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez!” 
Eflatun (Platon)’un günümüz insanına bir nev’i çağrı niteliğinde önemli bir sözü var; “Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır.” 
Bizim hiçbir kimseyi şu veya bu şekilde suçlama gibi bir niyetimiz yoktur/ olamazda…
Bir şey var ki, Siyasi İrade; ‘aydınlar hareketinden…’ oluşmalıdır. 
Geçmişte yaşanan bir olayı sizlerle paylaşayım. Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarını, Elâzığ Kamuoyu ve de edebiyat, sanat çevreleri çok iyi bilirler. Dönemin Valisi, “bu faaliyetin Elâzığ gibi bir şehirde zirvelerde olması düşüncesindedir. Ama istediği gibi heyecanın arzunun ve katılımın olmaması üzerine orada bulunanlara bir soru yöneltir. Neden/ veya niçin bu kadar emeklerimize rağmen Hazar Şiir Akşamları istediğimiz şekilde olmuyor? 
Orada toplantıda bulunan rahmetli Ahmet Tevfik Ozan içten gelen bir ses tonuyla öyle bir cevap verir ki, “Sayın Valim bu şehirde sanatı, edebiyatı musikiyi sevenlerde; ‘akıl var ama para yok’ Parası olanlarda da maalesef sanata, edebiyata, musikiye hevesleri/ rağbetleri yok!”
Abdurrahim Karakoç’u her birimiz biliriz. Rahmetli Akif’in versiyonudur. Düzgün ve dürüst bir insandır. Onun sözünü de bu yazıma almak istiyorum; “Şiire nasıl başladınız? Bismillah diyerek. Siyasetten niçin ayrıldınız? Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım…”
Siyasetin dilinde de, kavgasında da, ‘edep olmalıdır’ Yüksek ahlak ve moral kaynağıyla beslenmelidir. Kur’an da sürekli olarak, “birlik ve beraberlikten…” bahsedilir. Bizleri sürekli olarak ikaz eder, “bölünmeyiniz, parçalanmayınız!”  
Aristoteles, “Felsefe, siyaset, şiir ve sanat dallarında ilerleme kaydetmiş insanların hepsinin hüzne eğilimi vardır.” Bu bağlamda, “siyasetin de hikmetle beslenmesini arzu ederim!”
Aristoteles, “Her ülke layık olduğu hükümeti alır!” 
Mevlana, “Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı ancak gül sayesinde!”
Kur’an da ne buyruluyor, “Bu dünyada gözü kör olanın ahirette de gözü kör olacak!” 
Yakarışımız, duamız odur ki, “Yarabbi! Gözümüzü, gönlümüzü, ufkumuzu, basiretimizi aç. Her türlü körlükten sana sığınırız!”
Bizim inancımız, “vasat ümmet!” der. Burada vasattan kasıt, “Her türlü ifrattan uzak, adaletli ve dengeli bir ümmet anlayışı…” 
Rahmetli Ahmet Er, 1970’li yıllarda Elâzığ’da, Milletvekili adayıydı. O yıllarda mahalle mahalle, köy köy seçim propagandası yapıyorlardı. Her konuşmasının başında şu sözleri dikkate şayandı; “iki küsülünün barışması bizlere vereceğiniz oylardan daha evladır!”
Bu bağlamda siyasetin tarifini yapmak isterim; “Siyaset; birleştirme, kaynaştırma, uzlaştırma, bir araya getirme ve yönetme sanatıdır!”
Bizler günümüz siyasetinden şunu bekleriz; “toplumun bütün kurum ve kuruluşların memnuniyet algısında siyasetin ilk sırada yerini alması/ zirvede olması!” 
Rahmetli Ahmet Kabaklı, bizim tarihimizde üç dönemden bahsederler; Malazgirt- 1071 ve Alparslan, 1453- İstanbul’un Fethi ve Fatih Sultan Mehmet, Mondros’tan Mudanya’ya İstiklal Mücadelesi…
Bu üç dönemin en büyük özelliği, “Alperenlik ruhunun ön plana çıkışıdır!” 
 “Kendi içlerinde birbirlerine karşı sımsıkı bağlı, düşmanlarına karşı zorlu olmak…” 
Şu dikkat çeken hadisi de sizlerle paylaşmak istiyorum; “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de hakiki imana sahip olamazsınız!”  İnancımız ne diyor, “Ey Allah’ın kulları birbirinize sırtınızı dönmeyiniz!”  
Siyaset, hele bir, ‘gönül seferberliğine dönsün!’  İnanınız, kısa zamanda; meyve veren ve sürekli olarak gölgesinden istifade edilen bir ağaca dönüşür!
Ama ‘nefis mücadelesine dönüşen bir siyaset…’ hırsı, öfkeyi, kini, nefreti beraberinde taşır. Böyle bir siyasetin, ‘ülfeti kalmaz’ 
Milletin iradesi, o iradenin tecellisi çok önemlidir. O irade, toplumun her kesimiyle birlikte, ‘bağları güçlendiriyorsa…’ ne evla bir durum deriz! 
O bağları bizler, “sevgi- saygı, hoşgörü, adalet, dürüstlük, iyilik, hakkaniyet, güvenilir olmakla…” güçlendirebiliriz. 
Her dönemin sıkıntıları şüphesiz olmuştur/ günümüzde de maalesef olmaktadır.
Hz. Ali (kv.); “Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş ve devletin suçlarından ve zulümlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat ediniz.”  
Tarih çok önemli radar görevini görmekte ve günümüzde de bizlere ışık tutmaktadır. Koca Roma İmparatorluğunun yıkılışının en temel sebebi, ‘ahlaksızlık…’ olarak anlatılır. Tabi ki, çöküşün en önemli sebebi… Diğer sebeplerde bunu takip eder!
Nietzsche, “Bir ülkede edebiyat ve sanattan çok siyaset konuşuluyorsa o ülke üçünce sınıf bir ülkedir.”  İstanbul’un fethinden sonra, cihan şehri olacak bir İstanbul’u artık insanlık âlemi; “ilmin, kültürün, sanatın, edebiyatın, güzel sanatların cazibe merkezi olarak görmeye başlar!” 
Rahmetli Hüseyin Nihal Atsız, bu milletin tarih boyunca önemli bir zaafından bahsederler; “Bütün dünyada, yurt düşmanlarına müsamaha gösteren hatta onlara mevki ve salahiyet veren tek devlet Türkiye’dir!” 
Kur’an da ne buyruluyor, “siz onları seversiniz ama onlar sizi sevmezler!” 
Bir ilahi tecelli, günümüzde Batı dünyasının ikiyüzlülüğü ile birlikte bütün şirretliğini görmekte ve yaşamaktayız! Siyaset İlmi, bütün bunlara da, ‘hazırlıklı olacak’
Abdurrahim Lincoln, “Bazı insanları her zaman, bütün insanları da bazen kandırabilirsiniz; ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız.”
Gerçi bizim insancımız, “aldatan bizden değildir!” der.
Bizim inancımız, “yapamayacağınız şeyleri niye söylüyorsunuz!” ikazıyla da bizleri uyarmaktadır.
Gerçekten siyaset o kadar zor bir sanat ki… Onu kolaylaştırmak da yine bizim elimizde…

Yazarın Diğer Yazıları