Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Harput''u tefekkür

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Harput, Elâzığ'ın manevi rıhtımı

Büyük bir hazla dayarım sırtımı

Vatan yolunda mukadder rızkımı

Arar, hayra nişan hasret terimiz


Harput, bizlere vefalı bir dosttur

Vuslat şehrimizde esen lodostur

Ecdada hizmet sadıkane borçtur

Kalemler, borcu eda seferimiz


Yürekli canlar yürüdü, Harput'a

Harput'ta, yelkenler açtık umuda

Hak sevdasını emzirdi buluta

Harput, bizlere yâr içre varımız


Harput toprağında vatan kokusu

Bu koku, ruhumu okşar doğrusu

Hissederim, şühedanın koşusu

Sanki ervaha haydi kalk borusu

Vücudumdan sökün eder derimiz


Harput bize, ıtırlı gül bahçesi

Türkülerimizi okşar gamzesi

Tarihi sırların vuslat adresi,

Asırlara ilim, hikmet rahlesi,

Hak yolunda sükût eder tavrımız


Harput'ta, huzura yolculuk eder

Üzerimden silinir gider keder

Sanki tarihi yeniden keşfeder

Her eserde asırları cezbeder

Nurani aşka bürünür sabrımız


Seher vakti, nur üstüne nur yağar

Harput'ta, ervahın baharı doğar

Harput semasında düşlerim donar

Hasretini dem dem çeker asrımız


Koca ömrün yorgunluğunu attım

Bugün bir uhrevi lezzeti tattım

Bir daha sükûnete erdi bahtım

Gönlümü Fırat'a katarak aktım

Harput'ta kevseri buldu şiirimiz

BİR OLMA...

Bir olma; bir şuur, ahlak, hidayet

Ayrılık, bir büyük azap, cinayet!

Devlet aklında olmaz, rivayet

Akıl, izan, idrak ister dirayet

Dağlar gibi kutlu bir saf olmaya

Hamiyetli yolda, insaf olmaya

Yürüyelim birlikte asırlara

DERDİYLE...

Derdiyle delisi ol, aziz yurdun

Çanakkale'de, şehidiyle surdun!

Ateşten gömleği giyerek kurdun

Misakı Milli ruhuyla sordun?

Özüyle, sözüyle biz bir milletiz

AİNESİ İŞTİR

"Ainesi iştir, kişinin lafa bakılmaz"

Bu millet, ihlassız safa katılmaz

Herşey bir kenara, vefa atılmaz

Yolların, cefası, sefası bizim

Dahası; cezası, şifası bizim


KOMŞU BİZE...

Komşu bize iyilik kapısıdır

İyilik, ihsan sevap yazısıdır

Kalpler, maşeri vicdan çatısıdır

Gönüllerin feraset açısıdır

Komşu, bir ağacın dalları gibi

DÜRÜST, AHLAKLI...

Dürüst, ahlaklı, zarafet sahibi

Onlar bizlere gönüllerin kâtibi

Mazlumlar olmuş dünyanın garibi

Garibim öksüz, ıssız bir köşede...

Yokmudur, hakikat ehli tabibi

Mağrur insanlar, iyilerin rakibi

Nerede dünyanın asıl sakini

Yürekli insan kalmasın ötede

KALÊM...

Kâlem, kelâm ehli ışık saçmalı

Milletine gönül, ufuk açmalı

Sarp yollardan ihtiyatla geçmeli

Şeref yâr olacak zaman bekliyor

Vatanımda ücra köşe demeden

Aşkı ibadet halinde durmadan

Hizmetin dışında bir şey görmeden

Şeref yâr olacak zaman bekliyor

HAZAR’DA...

Hazarda şiir, bir evla düşünce

Ruhum bu güzelliklere göçünce

Şiirin ahenginde ince ince

Gözlere vuslat ışığı düşünce

İlham kaynağında, rahmet damlası...

AH BİR EVLİYA ÇELEBİ

Ah bir Evliya Çelebi olaydım

Hamiyetli bir gezginci olaydım

Zamanı sükûtla okur olaydım

Desinler bu yolları bilen geldi

Cihana hükmeden devlet dönemi

Ruhunda, seyyahı fakih özlemi

Çelebice iz sürenler gölgemi

Hasretinde yollara düşen geldi

GELİR MİSİN?

Baktım bir akşamüstü

Yel gibi eser gelir misin?

Gözlerim ufka dalar

Ney gibi akar gelir misin?

Uzaklara düşmesin

Geceye hüzün çöker;

Toprağa dost canandır;

Gül olur gelir misin?

BİRLİKTE GÖÇ ETTİLER

Anam, “bizimle geldi o leylekler,

Evin çatısına yuva kurdular”

Onlar da, biz de; göç zamanı bekler!

Kim bilir, kimler, ne için durdular!

Taş konaklar, nice gizemler saklar!

Ne anam var, ne babam, ne leylekler;

Göçtüler, ah yetim kaldı konaklar

Hüzün kokan duvarları kim bekler?

Yazarın Diğer Yazıları