Hayatta sevindiğimiz ve üzüldüğümüz günler olmuştur.
Ferhat’ın sevdası akla gelir. Ferhat sevdiğine kavuşmak için Elma Dağı’nı delip şehre su getirme şartı ile dağları delmeye başlar…
9 Kasım 1994 tarihinde Urfa Tüneli’ne törenle su verilecekti. Fırat’ın suyunu Harran’a kavuşturan 26.5 km uzunluğunda iki paralel tünel inşa edilir…
Tünellerin başlama rakımı 515 m. Bitiş rakımı 498 m’dir. Kendi cazibesiyle akan sular; ‘358 bin hektar tarlayı sulamaktadır’
Anadolu Efsaneleri gün gelir, ‘hayat bulur…’ Sizlere pür neşe katar.
Hayatta üzüldüğümüz tarihlerde olur.
9 Kasım 1993 tarihi- Hırvat topçu bataryaları, Bosna’nın Mostar kentindeki “tarihi Mostar Köprüsü’nü tahrip eder.” O gece uykularımız kaçmıştı. O tarihlerde köşemizden seslenmiştik; “Mostar Köprüsünü yıkabilirsiniz…” Ama Mostar’ın türküsü ilanihaye söylenecek!
Mostar Köprüsü, Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayrettin tarafından Mostar Şehrinden geçen Neretya nehri üzerinde 1566 tarihinde inşa edilecektir. “427 yıl insanlığın hizmetinde ayakta duran tarihi köprü…” Hırvat Topçu Bataryaları tarafından yıkılacaktı! Tarihi yıkanlara yazıklar olsun!
23 Temmuz 2004 tarihinde, ‘yeni köprü’ hizmete girecekti. Mostar Köprüsü, 2005 tarihinde, UNESCO tarafından ‘dünya mirası’ ilan edilecektir.
Tarihe saygı bir bakıma insanlığa saygıdır. Günümüzde de, ‘savaşlarla tarihi şehirler yerle bir ediliyor!’ Afganistan’da, İran’da, Irak’ta, Kırım’da, Suriye’de, Balkanlarda, Doğu Türkistan’da bütün bunları yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz.
2022 tarihinde, “Türk Futbolunun Durumu Malum!”
Millet olarak, ‘Sporda Şampiyonluklar…’ arzuluyoruz!
9 Kasım 1988 tarihi- Galatasaray Futbol Takımı Şampiyon Kulüpler Kupası’nda çeyrek finale çıkıyor. Galatasaray İstanbul’da Neuchâtel Xamax takımını 5-0 yenecekti!”
Huzurla, Güvenle, İstikrarla yürüyen yollar arıyoruz! Tarihi başarılar birbiri ardına gelsin diyoruz!
Yüzümüzü tarihe çeviriyoruz. Her şeyin bir ilki, bir başlangıcı var…
8 Kasım 1829 tarihi- Uzun Mehmet Karadeniz Ereğlisi Kestaneci Köyü’nde İlk Maden Kömürünü bulur!”
193 yıl önce bir önemli tarihin başlangıcı olur! Karadenizli için en önemli, ‘Katma Değerdir’
Okullarda ders kitaplarında, ‘Uzun Mehmet’in hikâyesi…’ yer alacaktı. Yıllarca, ‘kömürle ısındık’
Türkiye’de elektrik enerjisinin ‘yüzde 20’lerini kömür karşılıyor’
Dünyaya baktığımızda, “kömürün elektrik enerjisi üretimi içindeki payı yüzde 40’lrın üzerindedir.”
8 Kasım 2020- Azerbaycan’da Zafer Bayramı İlan Edildi…
Her olaya, “insani, ahlaki, milli duyarlılıkta…’ yaklaşırım.
Bu, ‘Zafer Bayramı’ Dağlık Karabağ’ın işgalden kurtuluş bayramıdır. Aynı zamanda tarihte; aynı kaderi, aynı sevinci paylaşan bir millet olarak bizim de bayramımızdır.
Ecdat ne diyorlar; “acılar paylaşılarak azalır. Sevinçler paylaşılarak çoğalır!”
Allah bu milletin sevincini bol etsin. Yürekten gelen niyazımız nedir, “belalar, musibetler, felaketler ve acılarla imtihan etmesin!”
9 Kasım 1912 Tarihi- Yunanistan’ın Selanik’i İşgali…
Selanik, Gazi Atatürk’ün doğduğu, çocukluk ve gençlik yıllarının geçtiği bir Türk Şehri olarak nitelendiririz. 9 Kasım 1912 tarihinde, merkezden destek alamayan Osmanlı Ordusu hiçbir direniş göstermeden Garnizon Komutanı Tahsin Paşa tarafından teslim edilir. Nerede diyeceksiniz, Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşalar, Medine Kahramanı Fahrettin Paşalar, Cephede geçen bir ömür ile bilinen Gazi Ahmet Muhtar Paşalar…25 bin askerle birlikte Selanik’i teslim eden Tahsin Paşa… Acılar hiçbir zaman unutulmuyor…1913 tarihinde Selanik’in nüfusu, “157 bin 889’dur…” Bu nüfusun 61 bin 439’u Yahudiler, 45 bin 889’u Müslümanlar, 39 bin 956’sı Yunanlar ve diğer gruplar…
18 Ağustos 1917 Selanik Yangını… 32 saat süren yangında şehrin yüzde 32’si etkilenecekti. Bu yangında 9 bin 500 ev kullanılmaz hale gelecek… 72 bin insan evsiz kalacaktı! Bu yangın özellikle de Türk nüfusunu etkileyecekti! Bir yüzümüz tarihe dönük olacak!
SABAH SELÂMI
Sabah-ı Şerifleriniz hayrola
Gün ışığı gönle huzurla dola
Yolun açık, bereketin bol ola
Emekle yüreğin yürüsün kolkola
ZAFER BAYRAMI
Zafer Bayramı, Can Azerbaycan’ın
Dağlık Karabağ’a esenlik olsun
İki devletiz, sevinci bir canın;
Sekiz Kasım ruhumda şenlik olsun!
YOLLAR
“Bir düşün, bin tart” der, ecdat bize
Dönüşü olmayan yollar hüsrandır!
“Kalbin sırları halvette” der bize
Kâmil insanlara yollar hayrandır.
HAK ERENİ
Her türlü şiddete meyleder, cahil!
“Adam aldırma” der, seyreder gafil
İrfandır, insan üzerinde ehil
Vicdanlara tartıdır, hak ereni
CİVAN MERTLİ
Dert ile kalkanın günü dertlidir
Nefsin kamçısı dünya derdinde
Faniyi bilen, ebedi yurtludur!
Yurdumun burçları, civan mertlidir!
BABANIN MİRASI
‘Baba’nın mirasını kendi varisleri yer
Siyaset ikbalini, ilham perileri yer
Bir devri daim dünya, sahneler değişmekte;
‘Değişmeyen taassup..’ kendi kendisini yer!
GECİKEN ADALET
'Geciken adalet’ adaletsizliğin kendisi
Cürmü meçhul cinayet, sahipsizliğin kendisi
Ayak sesleri soluklarıyla uzaklaşmada;
Gel gör ki kaldırımlar, takipsizliğin kendisi…
GÖÇ ETTİ
Göç etti, bu şehrin harsı yıllar boyu!
Güç gitti, derman kalmadı renkler koyu
Bir ah çekti, bin vah işitti derinden
Taşlar oynadı birer birer yerinden
Viran olan beldeye baykuşlar konmuş;
Yüreğimin ışığı şamdanlar sönmüş