Sabahları genellikle, ‘yerel basınımıza…’ dikkatle bakarım.
Basınımızda, ‘farklı haber…’ olarak bugün neler var?
Her gazeteyi, her medya kuruluşunu birer, ‘halk okulu…’ olarak nitelerim!
Gazeteciler için ‘şehrin vakanüvisleri’ derim.
Gazeteciler için ‘şehrin hafızası’ derim.
Gazeteler, Medya Kuruluşları, ‘halk ile kamu arasında köprüdür’
O köprüler, ‘bilgi akışının maşeri vicdanlarını…’ taşırlar.
Hayatta en fazla nefret ettiğim, ‘bilgi kirliliğidir’
Şunu iyi bilelim ki, ‘doğayı yaşanmaz hale getirenler’
O gafiller, o bedbahtlar, ‘bilgi kirliliğini de…’ bilerek veya bilmeyerek beslerler.
O sebepledir ki, “haberin doğruluğunun araştırılmasını ister!”
O sebepledir ki, “inancımız yapamayacağınız şeyleri söylemeyin der!”
O halde, ‘doğru, dürüst, samimi, adil…’ olacağız!
İnancımız, “aldatan bizlerden değildir!” buyurur.
İçerisinde yaşadığımız şehrin; ‘kısa, orta, uzun vadeli…’ stratejik hedefleri olmalı!
O hedefler etrafında, ‘ortak bir akıl…’ ve ‘ortak bir payda…’ oluşmalıdır.
Ben şuna inanıyorum, bu şehrin insanı, ‘ortak hedeflerine kilitlendiğinde…’
İnşallah, üstesinden gelinemeyecek hiçbir meselemiz olmaz/ olmamalı da…
Bu şehrin, içeride ve dışarıda toplam nüfusu, “bir milyon iki yüz bin civarındadır!”
Harputluyum/ Elazığlıyım diyerek, “şehrin kimliğini taşıyan…” insanımıza ulaşacağız!
Elazığ Şehrinin, “9 bin 153 km2 yüzölçümünü…” en ‘verimli’ bir şekilde nasıl ihya edebilirim?
Bu bir, ‘mücadeledir…’ Şehri, geleceğe taşıyacak, ‘hayati bir mücadele…’
Gün gelecek, ‘bizim neslimiz baki hayata göç edecek’
Sizler hiç, ‘rabıta…’ veya ‘tefekkür…’ veya ‘empati…’ yaptınız mı?
Mesela, “Fırat Üniversitesi’ bir eserdir. “Keban Barajı” bir eserdir.
Bu şehre, ‘yeni eserleri…’ nasıl kazandırabiliriz?
Bu şehrin, Türkiye ölçeğinde ‘katma değerini…’ nasıl artırabiliriz?
Öncelikle, “bir milyar dolar…” ihracat rakamlarını nasıl yakalayabiliriz?
Yıllarca bu köşemizde, “Elazığ Şehri, 2023 yılında; Türk Dünyası Kültür Başkenti Olmalı!”
Şehri için, şehir insanı için bu önemli bir stratejidir…
İlki 1992 yılında, Av. Fikret Memişoğlu anısına yapılan;
“Uluslararası Hazar Şiir Akşamları…” bir yere kadar geldi, ‘tıkandı…’
Gerçekte, Elazığ Şehrinin tanıtımında çok önemli roller oynayan kapsamlı bir organizasyondu!
Geçmiş yıllarda, “Belek Gazi’nin hayatının sinemaya aktarılması…” konularında çalışmalar yapıldı. ‘Millî Sinema…’ konulu ‘bilgi şöleni…’ düzenlendi. O da, ‘akamete uğradı’
Ahmet Kabaklı Hoca’nın, “Harput Efsaneleri…” eseri ve bu eserde yer alan her efsane, “çizgi film olarak…” hayata geçirilebilir. Bu şehirde, ‘un var, yağ var, şeker var…’ bütün marifet, ‘helvayı yapmaktan geçiyor’
Bir kavram var, “yaşanabilir şehirler…” Elazığ Şehrini, “eğitim, sağlık, kültür, turizm, spor, ekonomi…” gibi alanlarda, Türkiye’nin istikrarlı bir şekilde, “ilk on şehri arasında yer alması…” konularında strateji geliştirdik mi? Böyle bir strateji nedir, ‘şehrin her alanda kalkınma hedeflerinin belirlenmesidir…’
Son bir yıl içerisinde sıklıkla gündeme getirilen, “2. Üniversite; Türkiye- Azerbaycan Uluslararası Üniversitenin Elazığ Şehrinde Açılması…” Bu konuda da, ‘şehir bir irade…’ ortaya koyacak!
Böyle bir Üniversitenin açılması ne demektir, “Elazığ Şehrini, Türk Dünyasının da cazibe merkezi haline gelmesidir!” İşte sizlere önemli bir stratejik adım… Var mısınız?
Komşumuz Malatya Şehri, “Kayısı ile dünya pazarlarına girdi!” 2021 yılı Malatya İlimizin İhracatının yüzde 49’ları, “Kuru yemiş ve ürünleri…” teşkil ediyor.
Elazığ Şehri, ‘Tarım politikalarında yeni stratejiler geliştirmelidir’
“Tarımın Endüstrileşmesi” “Büyük Tarım Çiftliklerinin Kurulması” “Tarım Kooperatiflerine ağırlık verilmesi” Başta üzüm olmak üzere meyve sektörünün AR-GE Projeleriyle geliştirilmesi. Doğal Gıda Ürünleri Fuarının Açılması vesaire…
Bu şehirde, “Vakıf Kütüphanesi…” niye olmasın? “Yerleşik Tiyatro…” niye olmasın?
Şehirler anlatılırken; “şu kadar kütüphane, şu kadar müze, şu kadar park ve bahçesi, şu kadar tarihi eserleri, tiyatro salonları, sağlık ve sosyal merkezleri, spor kulüpleri, dergileri, gazeteleri, yayınevleri, çocuk ve gençlik merkezleri vesaire…” olarak anlatılır.
Özetle, ‘şehrin hedefleri bir bütündür.’
Harput için ne diyoruz, “Malazgirt Zaferinden 14 yıl sonra fethedilmiş; dokuz asrın efsanevi Harput Şehri…” Dokuz asır sonrası bizlere kalan miras nedir?
Kalesiyle, Ulu Camisiyle, Çeşmeleriyle, Türbeleriyle, Hamamlarıyla birlikte sadece, “tarihi tescili yapılmış 40 civarında eser…” Bu şehrin, ‘tarihi konaklarını…’ gezilebilir halde ihya etmek isterim.
Bu şehrin, ‘tarihi çarşısını…’ özellikle de, ‘Bedestenini…’ tekrar aslına uygun olarak kazandırmak isterim. Harput’ta, ‘tarihi bir sokağı…’ inşa etmek isterim!
Elazığ Şehrini, ‘gelecek nesillere taşımak…’ sorumluluktur, efendim.