Bir anda aklım fikrim nerelere gidiyor?
1960’ların, 1970’lerin Elâzığ’ına…
Elâzığ Şehrinin fikir ve düşünce hayatında da güçlü olduğu yıllara…
O dönemin aydınları, ‘mücadeleci bir ruha sahipler…’
1962-1967 yılları arasında 36 sayı yayınlanan Yeni Fırat Dergisi
Rahmetli Av. Fikret Memişoğlu’nun büyük gayretleriyle çıkarılır.
Ankara’yı derinden etkileyen bir dergidir.
1967 tarihi, Elâzığ Yüksek Teknik Okulu’nun kuruluş tarihidir.
Rahmetli Süleyman Demirel bizlere, “En büyük idealim Ankara’nın
Doğusunda Elâzığ Şehrinde
Teknik Üniversitenin Kurulmasıydı…”
1967 Tarihi, “Elazığspor’un da kuruluş tarihidir!”
1965 tarihinde Keban Barajının da yapımına başlanıldığı tarihtir!
1970 tarihinde Elâzığ Veteriner Fakültesi ve 11 Nisan 1975 tarihinde
de Fırat Üniversitesi Kurulacaktır…
Rahmetli Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş 1990’lı yıllarda F.H.G.Cemiyetini
ziyaretlerinde tarihe şerh düşeceğimiz şu ifadeleri kullanıyorlardı;
“Devlet Planlama Teşkilatında bulunduğumuz yıllarda, Elâzığ Şehrinin
Metropoliten Şehir planlaması üzerinde çalışmalarımız oldu”
Rahmetli Yalçıntaş Hocanın Elâzığ Şehri için içten samimi dostane bir
bakışları vardı.
O yıllarda Elâzığ Şehrinin iç ve dış dinamikleri güçlüydü!
Şehrin aydınları büyük bir ısrarla talep ediyorlardı…
Bu köşemizde defalarca yazdık, çizdik ve ısrarımızda da devam edeceğiz;
“Elâzığ Şehri, yetişmiş insan potansiyeli ile Türkiye’de ilk sıralarda
yer alıyor… Kendi alanlarında çok başarılı bürokratlarımız var… Milli
Eğitimden tutunuzda, Kültür, Sağlık, Adalet vesaire bakanlıkları bi
hakkın yapabilecek kıymetlerimiz var!”
Elâzığ Şehri, o kadar farklı ki, ‘insanının hamiyetli ve vakarlı bir
duruşu…’ İnsanına, milletine, devletine karşı da, ‘samimi, adil ve
dostane bir yüzü…’ olduğunu söyleyebilirim.
Özellikle de, “Basın Camiamız konunun üzerine durmalı…’ Şehrin de,
dikkat nazarlarını üzerine çekmelidir. Burada, “şehrin talebi önemli!”
ŞEHRİN GÜNDEMİNE…
Şahsımızda dâhil, Anadolu insanının bir ayağı kırsal kesimde, bir
diğer ayağı şehirdedir…
Birçoğumuzun tarlası, bağı, bahçesi var…
Son yıllarda tekrar toprağa dönüş olduğunu söyleyebilirim!
Şu tespitimi belirtmek isterim, “tarla ile pazar arasında korkunç bir
uçurum var!”
Üretici ile tüketici arasında sağlıklı bir mekanizma kurulmalıdır.
İlk adımda, “üretimi destekleyen kooperatifler…” yaygınlaşmalıdır.
Köylerimiz artık, ‘kalkınma stratejilerine uygun olarak…’
altyapılarını hazırlamalıdır.
“Kalkınma Köylerimizden Başlar!”
“Köylü, milletimizin efendisidir!”
Artık, Batı standartlarında; ‘tarımda endüstrileşmenin…’ adımları daha
sıklıkla atılmalıdır.
Türkiye, “dünyada kendi kendisine yeten 7 ülkeden birisidir!”
Anadolu’da, “dört mevsimi bir arada yaşıyorsunuz!”
Bu coğrafyada, “yetişmeyen ürün yok gibi!”
Öncelikle de, “Anadolu Tarım Liselerine…” ağırlık verilmelidir.
Coğrafyamın en ücra köşesine kadar, “yetişmiş insan gücüne ihtiyacımız var!”
Eski Bakanlarımızdan Ali Coşkun’un bir sözü hiçbir zaman hafızamdan çıkmaz;
“Bir karış toprak boş bırakılmamalı,
Bir damla su boşa akıtılmamalı…”
Bu bir seferberliktir…
Behemehâl bu seferberlik bir an önce başlatılmalıdır.
Bu köşemizde, “Türkiye - Azerbaycan Uluslararası Üniversitenin Elazığ
Şehrinde Açılması konusunu…” defalarca işledik.
Olabilirliği/ veya olması gereken tarihi bir yatırımı elbette ısrarla
isteyeceğiz.
Elâzığ Şehri, “Eğitim, Kültür ve Sağlıkta Türkiye’de ilk on şehir
arasında yer almaktadır!”
Yeri ve zamanı geldiğinde, “Eğitime dokunacağız!”
Eğitimde, ‘özel yeteneklere yer verilmesini…’ talep edeceğiz!
Sporda, Sanatta, Edebiyatta, Musikide Elâzığ Şehri, “asrın ilim ve
irfan şahsiyetlerini…” niye bağrından çıkarmasın!
Her şeyden evvel, “ümitsizliği…” hafızamızdan tamamen silelim!
Bu şehir için, “büyük idealleri konuşalım!”
Her şeyden önce, “şehir ısrarla talep edecek!”
Ortaya niyetini koyacak!
Fatih ne diyordu; “Yâ İstanbul beni alır/ veya Ben İstanbul’u alırım!”
“Ayağa Kalk, Ey Şehir!” diyelim
Bu şehir, senin gayretin kadar alımlı/ veya çekici/ veya güzeldir…