Ben olmasın,
Al yanakta ben olmasın
Sen var iken, biz var iken
Her sözün başı ben olmasın
Tuzak olur!
Toprak hâki, tuz ak olur
İlim/Hikmet göç etti mi?
Nefis cana tuzak olur!
Dağda şaki, yolda tuzak olur
Hâkimdir!
Kapın çalan ha, kimdir?
Er kişinin vicdanı;
Kendisine hâkimdir
Kapanmaz!
Dil yarası, kapanmaz
Açma, tefrikaya kapı;
Aralarsan kapanmaz
Gıybet olur,
Her kem söz, gıybet olur
Yalanın adı, iftira;
Sızlatır gıybet olur.
Taş koyulur!
Taş üstüne taş koyulur
Girme namert fendine;
Yol üstüne taş koyulur
Nehir olur!
Çay, pınar; nehir olur
Hüzün yağmurları akar;
Gönülden göze nehir olur
Çekmeli,
Göze sürme çekmeli
Akıl, izan olmayanı
Göz önünden çekmeli!
Soldurma,
Gülü kokla, soldurma
Halka tepeden bakıp,
Gönülleri soldurma!
Kötü söz, od yatağında taş olur
Güzel söz, bal peteğinde aş olur!
Yazmış yazın!
Kader yazmış yazın
Gönlünü hep ferah tut,
Kışa dönmesin yazın!
Kanadım,
Sanat, kolum kanadım
Kırılırsa kanadım,
Nerede kalır adım?
Kâinat nefes,
Davut’a ses verir
Bir karınca, kararınca;
Süleyman’a ders verir!
Gömülür,
Kumlara gömülür inat!
Bir seda; ey Sürekal;
İçindeki kini at!
Edep içre olmayan
Söze, saçma dersiniz!
Bir atımlık barutun
Adına, saçma dersiniz!
Zıtlar ikilem değil,
Hayatın senfonisi
Ak, karayla bilinir
Birbirinin hamisi! .
Karıştırma!
Sapla, samanı karıştırma
Sözü, kinle yarıştırma
Bir söylersen, on dinle;
Sükûtu, korkuyla karıştırma!
Kurt dadanır,
Meyveye kurt dadanır
Kendi haline bırakılan;
Sürüye kurt dadanır…
Sür tarlayı!
Tohum at, sür tarlayı
Nerede yağmur varsa;
Oraya sür tarlayı!
Yarınlara
Taşınır yarınlara
Umut dolu bir nesil
Kültür ve Sanat ile
Taşınır yarınlara!
Çalmasın,
Türküler, biz/siz çalmasın
Taşında çınlar feryadım;
Ülkemde, çanlar çalmasın! .
Boşalır,
Vermeyen el/ boş alır
Mütevazı toprağa
Gökten rahmet boşalır! .
Yârin gözü iki çeşme
N’ olur yaramı deşme
Aşk gözünü doldurur;
Ab-ı hayat olur çeşme! .
Kanat ol!
Uçmak için kanat ol
Dosta güven ver, yar ol;
Yârine kol, kanat ol.
Eski Dostlar,
Anılarda Eski Dostlar
Mazi, perde perde açılır;
Işık gibi doğar, Eski Dostlar
Hazar, dalgalı ve pervasız bir deniz
Hani, nerede kaldı o öfkeniz?
Yıkılmadı mı yoksa ‘kızıl dünya’
Ki, kalın duvar gibidir perdeniz…
Duman olur,
Zirveler duman olur
İçinde çığlık kopar;
Etraf toz- duman olur
Parça bütünde güzel
Hakka esaret güzel
Dertlere şifa veren;
Hazreti Furkan güzel…
Kestirir,
Ağaç yontar kestirir
İnsan sevmediğini
Ki, gözüne kestirir…
Uyutulur,
Anne kucağında yavru,
Ninniyle uyutulur…
Suni gündemle,
Millet uyutulur…