Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Savaşın adı

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Savaşın yeni adı, ‘eşkiyalık’

En çok acıyı, ‘çocuklar yaşıyor’

Bu coğrafya, ‘acının coğrafyası’

Yaşamanın ağırlığında, ‘hüzün!’

Yağmurlar yüzleri okşayamıyor

Coğrafya, sevgiye kâh öksüz kâh mahzun!

Şefkatin sille yediği vahamet!

Merhametin, gazaba uğradığı,

Kör kütük bir dünyanın eşiğinde...


SAVAŞ HABERİ

Gece sükûtu bozar savaş haberi

Oruç bizim, iç dünyamıza seferi

Seferin üstüne nefis düşmesin!

Hiç bir mü'min kardeşim üşümesin...

Gurbet zor, garip daha zora düşmesin?

Sabrım, sükûtum, sadakatim yolu...

Aman, çirkin tuzaklara düşmesin


SAVAŞ VE BARIŞ

Barış ve Savaş; gündüz-gece gibi

Savaş, çözülemeyen gece gibi

İçinde kâbus dolu düşler taşır

Rüzgâr, vücuda inen kamçı gibi

Savaşı murat eden, ölüm taşır!

Sulh, sükûnetle düşen yağmur gibi

Toprağın kokusu yüreğe taşır

İnsana bahar sevinci aşılar...


SAVAŞ İLLETİ

Bu illete, zulme dur demeli...

İçinde yoktur, insanın emeli

Sinsi bir firakla sarsan temeli

Firavun oyununa dur demeli


Tevhit yolundan kopan kopana

Gaflet pençesine düşen düşene

Hak bildiği yoldan sapan sapana

Şeytanın oyununa dur demeli


SAVAŞ

Savaş, simsiyah kara bulut gibi

Akar "âdeme cehennem rüzgârı

Veyl onlara, kötü çığır açanlar

Akılsızlar, bu âlemden yüzgeri

Şura ehliyle ister gönlüm sulhu!


SAVAŞ

Savaş; en son çare, nefsi müdafaa

Savaşla yıkılır; şehirler, canlar...

Çocuk, kadın, yaşlı; çığlık çığlığa…

Feryadı, düştüğü yerleri yakar

Ülkeni, insanını sulhla koru…

 

SAVAŞIN İNSAFI YOK...

Savaşın hukuku yok, insafı yok

Huzuru soluklayan, etrafı yok

Hele merhameti, iltifatı yok...

Sağduyular, kısık seslere dönmüş!


Savaşın açık sözlü itirafı yok

Kelâm sahibi, müellifi yok

Zulüm yangınlarının, tarifi yok

Sağduyunun feryadı közlere dönmüş


Savaşın hak söyleyen isnadı yok

Şefkat diliyle konuşan vasfı yok

İnsanı yücelten bir evsafı yok

Sağduyular, bozgun seslere dönmüş!


Savaşın gül tartan, sarrafı yok

Gönüllere seslenen tarafı yok

Zaaflarını örtecek affı yok

Sağduyular, ölü benzine dönmüş


SAVAŞI RAMAZAN AYINA...

Savaşı, Ramazan ayında seçmek

Kalenin içinden gedikler açmak

Ayrılık tohumlarını saçmak!

Bu savaş; fitne, tefrika savaşı


"Böl, parçala, yönet" sinsi tuzağı

Basireti olmayan görmez uzağı

Kurulan tezgâh, keder, tutsak ağı!

Bu savaş; fitne, tefrika savaşı


SEFERBERLİK BİL

Her günü kendine seferberlik bil

Yufka yürekli olmayı erlik bil...

Toprak sevgi tohumuyla yeşersin

Her anını, sulhu selâh vakti bil...


SAVAŞ ÇIKMAZI

Savaş, çıkmaz sokağa çıktı

Böyle olacağı açıktı!

Ne Trump, ne Netanyahu’ da,

Gün ortasında, karanlığa çıktı!

Adaleti olmayanın, kuvveti olmaz

Haramilerin elinde dünya dönmez!

Tarihler sizi, "zalimler" diye, yazacak

Zalimlerin zorbalığı, mazlumları üzecek

Savaş, çıkmaz sokağa çıktı...


SAVAŞIN ADI...

Bu bayramda da, füzeler uçtu!

Akıl, vicdan der; "bütün bunlar suçtu"

Kim dinler suçu, mazlum feryadını!

Hele söyleyin, "savaşın adını!"

Bırakmadılar ki, aşın tadını?

Maksat hâsıl oldu, "sadece zulüm!"

Savaşın adı, "insanlığa zulüm"


BU SAVAŞ...

Bu savaş, yangın nerelere gider

Kim bilir hangi şehirlere gider

Gider, tahrip füzeleriyle gider

Tarih, kültür, medeniyet yıkılır

Vah Selçuklu'm, Şehri yâr diyarı...


BU SAVAŞIN ADI

Bu savaşın adı, "Haçlı Seferi"

Dalga, dalga geliyorlar haberi...

Acımasız, insafsız, merhametsiz...

Ateş altında kalıyor neferi

Nasıl savaş, bütünüyle kötülük...

Masum kanı akıyor, oluk oluk

Öyle yangın k, kesiliyor soluk

Acımasız, insafsız, merhametsiz


ADI KONULMAMIŞ!

Henüz adı konulmamış bir savaş

Muğlak ifadeler, zalim bir heves

Bu mikrop nerelere kadar gider

Kanser gibi sinsice yavaş yavaş!

Vücudu kemirir, belaya ramak!

Gözleri kör eden cehennem günü

Ey zavallı, "son pişmanlık fayda vermez"

Toprak çoraklaşırsa, soğuk düşer cana…


BU COĞRAFYA

Bu coğrafyada güçlü olacaksın!

Her türlü tedbirini alacaksın

Düşman fırsat kollar acımasızca;

“Geçmişten bugüne hisse alacaksın!”


ALGI

Algı, yalan üstüne gri boya

Lânet olsun, insanı aldatana!

Gafleti avlayan, bulanık suya

Islık çalan, taşı atan atana!

Hedefine ulaşmayan, oka bak,

Neresinden bakarsan bak, batak…

Batağa saplanan nasıl bir algı?


BÖLÜNMEYİN

Fırka, fırka bölünmeyin, parçalanmayın,

Devlet kudreti kayar elinizden

Kötü sözler çıkmasın dilinizden...

Kimseyi alay ederek anmayın!

Hak bildiğiniz yoldan da dönmeyin

Gönüller incinmesin halinizden

Sevgidir bağımız, şefkat ağımız

Ebede yoldur ufkumuz, dağımız!

Yazarın Diğer Yazıları