Savaşın yeni adı, ‘eşkiyalık’
En çok acıyı, ‘çocuklar yaşıyor’
Bu coğrafya, ‘acının coğrafyası’
Yaşamanın ağırlığında, ‘hüzün!’
Yağmurlar yüzleri okşayamıyor
Coğrafya, sevgiye kâh öksüz kâh mahzun!
Şefkatin sille yediği vahamet!
Merhametin, gazaba uğradığı,
Kör kütük bir dünyanın eşiğinde...
SAVAŞ HABERİ
Gece sükûtu bozar savaş haberi
Oruç bizim, iç dünyamıza seferi
Seferin üstüne nefis düşmesin!
Hiç bir mü'min kardeşim üşümesin...
Gurbet zor, garip daha zora düşmesin?
Sabrım, sükûtum, sadakatim yolu...
Aman, çirkin tuzaklara düşmesin
SAVAŞ VE BARIŞ
Barış ve Savaş; gündüz-gece gibi
Savaş, çözülemeyen gece gibi
İçinde kâbus dolu düşler taşır
Rüzgâr, vücuda inen kamçı gibi
Savaşı murat eden, ölüm taşır!
Sulh, sükûnetle düşen yağmur gibi
Toprağın kokusu yüreğe taşır
İnsana bahar sevinci aşılar...
SAVAŞ İLLETİ
Bu illete, zulme dur demeli...
İçinde yoktur, insanın emeli
Sinsi bir firakla sarsan temeli
Firavun oyununa dur demeli
Tevhit yolundan kopan kopana
Gaflet pençesine düşen düşene
Hak bildiği yoldan sapan sapana
Şeytanın oyununa dur demeli
SAVAŞ
Savaş, simsiyah kara bulut gibi
Akar "âdeme cehennem rüzgârı
Veyl onlara, kötü çığır açanlar
Akılsızlar, bu âlemden yüzgeri
Şura ehliyle ister gönlüm sulhu!
SAVAŞ
Savaş; en son çare, nefsi müdafaa
Savaşla yıkılır; şehirler, canlar...
Çocuk, kadın, yaşlı; çığlık çığlığa…
Feryadı, düştüğü yerleri yakar
Ülkeni, insanını sulhla koru…
SAVAŞIN İNSAFI YOK...
Savaşın hukuku yok, insafı yok
Huzuru soluklayan, etrafı yok
Hele merhameti, iltifatı yok...
Sağduyular, kısık seslere dönmüş!
Savaşın açık sözlü itirafı yok
Kelâm sahibi, müellifi yok
Zulüm yangınlarının, tarifi yok
Sağduyunun feryadı közlere dönmüş
Savaşın hak söyleyen isnadı yok
Şefkat diliyle konuşan vasfı yok
İnsanı yücelten bir evsafı yok
Sağduyular, bozgun seslere dönmüş!
Savaşın gül tartan, sarrafı yok
Gönüllere seslenen tarafı yok
Zaaflarını örtecek affı yok
Sağduyular, ölü benzine dönmüş
SAVAŞI RAMAZAN AYINA...
Savaşı, Ramazan ayında seçmek
Kalenin içinden gedikler açmak
Ayrılık tohumlarını saçmak!
Bu savaş; fitne, tefrika savaşı
"Böl, parçala, yönet" sinsi tuzağı
Basireti olmayan görmez uzağı
Kurulan tezgâh, keder, tutsak ağı!
Bu savaş; fitne, tefrika savaşı
SEFERBERLİK BİL
Her günü kendine seferberlik bil
Yufka yürekli olmayı erlik bil...
Toprak sevgi tohumuyla yeşersin
Her anını, sulhu selâh vakti bil...
SAVAŞ ÇIKMAZI
Savaş, çıkmaz sokağa çıktı
Böyle olacağı açıktı!
Ne Trump, ne Netanyahu’ da,
Gün ortasında, karanlığa çıktı!
Adaleti olmayanın, kuvveti olmaz
Haramilerin elinde dünya dönmez!
Tarihler sizi, "zalimler" diye, yazacak
Zalimlerin zorbalığı, mazlumları üzecek
Savaş, çıkmaz sokağa çıktı...
SAVAŞIN ADI...
Bu bayramda da, füzeler uçtu!
Akıl, vicdan der; "bütün bunlar suçtu"
Kim dinler suçu, mazlum feryadını!
Hele söyleyin, "savaşın adını!"
Bırakmadılar ki, aşın tadını?
Maksat hâsıl oldu, "sadece zulüm!"
Savaşın adı, "insanlığa zulüm"
BU SAVAŞ...
Bu savaş, yangın nerelere gider
Kim bilir hangi şehirlere gider
Gider, tahrip füzeleriyle gider
Tarih, kültür, medeniyet yıkılır
Vah Selçuklu'm, Şehri yâr diyarı...
BU SAVAŞIN ADI
Bu savaşın adı, "Haçlı Seferi"
Dalga, dalga geliyorlar haberi...
Acımasız, insafsız, merhametsiz...
Ateş altında kalıyor neferi
Nasıl savaş, bütünüyle kötülük...
Masum kanı akıyor, oluk oluk
Öyle yangın k, kesiliyor soluk
Acımasız, insafsız, merhametsiz
ADI KONULMAMIŞ!
Henüz adı konulmamış bir savaş
Muğlak ifadeler, zalim bir heves
Bu mikrop nerelere kadar gider
Kanser gibi sinsice yavaş yavaş!
Vücudu kemirir, belaya ramak!
Gözleri kör eden cehennem günü
Ey zavallı, "son pişmanlık fayda vermez"
Toprak çoraklaşırsa, soğuk düşer cana…
BU COĞRAFYA
Bu coğrafyada güçlü olacaksın!
Her türlü tedbirini alacaksın
Düşman fırsat kollar acımasızca;
“Geçmişten bugüne hisse alacaksın!”
ALGI
Algı, yalan üstüne gri boya
Lânet olsun, insanı aldatana!
Gafleti avlayan, bulanık suya
Islık çalan, taşı atan atana!
Hedefine ulaşmayan, oka bak,
Neresinden bakarsan bak, batak…
Batağa saplanan nasıl bir algı?
BÖLÜNMEYİN
Fırka, fırka bölünmeyin, parçalanmayın,
Devlet kudreti kayar elinizden
Kötü sözler çıkmasın dilinizden...
Kimseyi alay ederek anmayın!
Hak bildiğiniz yoldan da dönmeyin
Gönüller incinmesin halinizden
Sevgidir bağımız, şefkat ağımız
Ebede yoldur ufkumuz, dağımız!