Kötü söz, od yatağında taş olur
Güzel söz, bal peteğinde aş olur
SELÂM VERSİN OZANLAR
Günaydın canlar, aydınlansın hanlar
Sevgi hamurunda yıkansın kanlar
Âlemin aydınlık yüzü Merhaba!
Zarifane selâm versin ozanlar
Ârifane kelâm etsin duyanlar
VATAN BAHÇESİ
Gördüm yüzsüzleri yüz geri ettim!
Tagutları gönlümden sürgün ettim
Varım, varlığım vatan bahçesi
Sevgi hamurunda yüz geri ettim
GAFLETTEN UYAN
Biz bu dünyaya geldik, gayret için
Kâinat dersini okur, hayret için
Hayretimiz, tecelliye dokunmak
Gafletten uyan, atalet niçin?
DEĞİŞİM
Ezberleri bozacak değişime,
Fedakarane vefalı dost ister
Yüreğini serecek erişime
Sadıkâne vuslat yolcusu ister
Nerede Yunusların gönül dili?
Safiyane bir duruş, ihlas ister
Hayata dokunmayan karışıma,
Ârifane sağduyu çağrısı ister
İSTİKRAR
İşte, pazarda, sokakta, her yerde;
Sabırla istikrar, nizam, intizam…
Takdirle yürünen yol, kararlılık!
İkilik belası ne serde, ne yerde?
Rüzgâr estikçe bu ne duyarlık!
Açık verir bütçesi; ya kamburu,
Yine millet taşır, bu ne hoyratlık!
EY ADALET
Ey adalet, gölgene esenlik ver!
Kurt, kuzu ile beraber yürüsün
Ey yağmur, gönlüme serinlik ver
Esen rüzgârlar, rahmetin bürüsün
Ata’dan bize miras terazi;
Mahşeri mi de doğruluk korusun
ÜMİTSİZLİK
Ümitsizlik kemirirken yurdumu
Haykır vesveseyi sök at kökünden!
İste gönülden ilahi yardımı
Vefalı yâr sanki gelir akından!
HAKKI TEFEKKÜR
Hakkı tefekkür, beş vakit farzın
Nabzını dinlersin, kürre-i arzın
Velilerin ruhaniyetiyle arzın
Yakarışı, Ayne’l yâkin halidir
EFSUNLU BİR SAAT
Kalbim zamana efsunlu bir saat
İçimizde zemberek gibi döner
İlahi, bu ne mucizevi sanat;
Ritminde âşıklar Mevla der, döner
KUL HAKKI
Sordular yârenler, -öfke yutulur mu?
Kul hakkı, hak ister kurtulur mu?
Öfkesini yenen, milletine “Bey!”
Bey sözü buyruk, gayri atılır mı?
HARPUT’TA KURŞUNLU CAMİ
Kurşunlu Cami, asırlık çınar
Her fecir, vuslat ateşi yanar
Erenler meclisi, her dem de konar
Her mekân manevi harcın elidir!
AKŞAM
Akşam, hüznümün dağıldığı vakit
Gün yorgunluğunun dağıldığı vakit
Yılları adımlar, bütün bedenim;
Gün sıcaklığını attığı vakit
NÜKTE OLUR
Bir resim, bir şiir çok şey anlatır
Şerh düşersin tarihe ukde olur
Anı yaşamak, geçen ömrü anlatır
Bugün bir kıssa, yarına nükte olur
HARPUT’TA EFSANELER
Hangi asır yaşamış bu efsane?
Zamana nefes veren tuğrası var
Asırlardan bize kalmış define
Gönül ve marifete çağrısı var
Onca kâlem edep besler gavsına
Hicapla kör dünyaya bağrışı var
TOPRAĞIN ÖRTÜSÜ
Toprağın örtüsü türbeler kadar yeşil
Ona su veren dedemin kanları eğil!
Seninle bayrak, hayat bulsun diye;
Şu siperler rütbesiz, âlemsiz değil
OKU DER
“Oku” der, ulu yerden emir
Cehalete meydan okuyan emir
İmanım, zincirleri kır da gel, der
Adaletle demiri kesen emir!