Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Ramazanda Bir Saf Olduk!

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur


Bu yazıyı, 27 Nisan 2022 Çarşamba Günü, 
“bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesinde…” kaleme alıyorum!
Pandemi nin etkisiyle 2020 ve 2021 yılları Ramazan Ayına bizler;
“hüzün ayı…” dedik! O yıllarda, ‘evlerimizi mescit…’ yaptık!
Allah’a hamd olsun, 2022 yılında, “cami ile evlerimiz arasında köprüler” tekrar kuruldu!
Şehrin belli camilerinde tekrar, ‘hatimle teravih namazı…’ kılınmaya başlandı!
Sabah cüzlerinde tekrar buluşuldu!

Ramazan ayının öyle bir kutsiyeti var ki,
“Tevhid Lisanıyla…” bütün kalpleri birleştiriyor!
Milyonlar, “bir saf oluyor…” 
O saflar, ‘rahmet esintileriyle’ durulanıyor;
Üzerindeki kirleri atıyor!
Bu hali, Kur’an bizlere o kadar güzel tasvir ediyor ki;    
“And olsun (ibadet için) Saffat olan (saf saf dizilen meleklere,
Mü’minlere, âlimlere, mücahid)’lere! (Saffat, 1)
 “Hem zikir (Kur’an ) okuyanlara! (And olsun!)  (saffat, 3)

Bizleri bir araya, ‘aynı saflara’ getiren
“Tevhid dili”
O ne güzel dil…
O dil, yüreklere ilka ediyor;
“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın,
Parçalanıp bölünmeyin, Allah’ın size olan nimetini hatırlayın?..” (Ali İmran, 103)
Bizleri, ‘aynı saflara’ getiren,
Allah’ın, “nimetine” şükrediyoruz…

O saflar bizleri, ‘kâinatı düşünmeye’ götürüyor;
“Görmedin mi göklerde ve yerde bulunan kimseler,
Ve kanatlarını çırparak uçan kuşlar O’nu, Allah’ı tesbih ederler” (Nur, 41)
Allah’ın rahmeti, “mü’minlerin üzerinde” 
Meleklerde, “mü’minlere istiğfar…” ederler!
O saflar,  ne mübarek saflar!
O safları,  Ah!  O, ‘vakarlı duruşları’ hayatımıza yansıtabilsek!
Çözemeyeceğimiz, hiçbir meselemiz kalmaz!
Öyle ki, “hem nurdur, hem kuvvettir”
O saflar, bizleri “Tevhid nuruyla” birleştirdi!
“Ve (birbirlerine düşman olanların) kalplerinin arasını
(iman ve ihlâsla) birleştirdi” (Enfal, 63)

İlk insanla birlikte, “namaz” vardır!
İlk insanla birlikte, “mabet” vardır!
Namaz insanı “kötülüklerden koruyan” bir zırhtır!
 “Muhakkak ki mübarek ve âlemlere bir hidayet olarak,
İnsanlar için kurulan ilk mabed; Mekke’de ki (Ka’be) dir” (Ali İmran, 96)
Namaz,  “zikirdir” 
Namaz,  “dua ve yakarıştır”
“Rabbiniz buyurdu ki, 
“Bana dua edin, size icabet edeyim (duanıza cevap vereyim)” (Mü’min, 60)
Namaz, “Mü’min ’in miracıdır”
Manen yükselişidir…
Rabbimizle, ‘konuşmadır’
 “Namaz kılan her mümin tıpkı miraca çıkar gibi Allah ile selamlaşır…”


O saflar bizlere;
Mescid Şuurunu,
Cemaat Şuurunu,
Birlikte, “saf” olma şuurunu öğretiyor!
Bu, insandaki “taassup zincirlerin kıran”
“ümmet” veya “millet” olma şuurudur!
O şuur bizlere neleri öğretiyor;
“yardımlaşmayı…”
 “İyilik ve takva üzerine yardımlaşın
Günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın” (Maide, 2)
O şuur bizlere neleri öğretiyor;
“yüce yaratıcıdan ümîd kesmemeyi”
 “De ki; “Ey nefisleri aleyhine (günah işlemekle ömürlerini) israf eden kullarım!
(Günahlara bulaştık diye) Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin!
Şüphesiz ki Allah, bütün günahları bağışlar!” 
Doğrusu, Gafur (çok bağışlayan),Rahim (kullarına çok merhamet eden) ancak O’dur” 
(Zümer, 53)

Namaz için “kulun münacatı” demiştik.
Münacat, “yakarma, dilekte bulunma” anlamlarına gelir.
Edebiyatımızda bunun çok güzel örneklerini görebiliyoruz.
Necip Fazıl Kısakürek bir münacatında;
“Âcize imdadın şerafet
Allah’ım affet
Sen mutlaksın, bense izafet
Allah’ım affet
Ey Kudret, ey Rahmet, ey Refet
Allah’ım affet”

 “Muhibbi” mahlasıyla yazan Kanuni Sultan Süleyman’ın yakarışı şöyledir;
“Derd-mendim derdime eyle devâ
Ki kamu hastalara sensin hâkim
Rûz-ı mahşerde Muhibbi bendeni
Irma (ayırma) rahmetinden yâ Rahim”

Yahya Kemal Beyatlı, “Kurtuluş Savaşı” yıllarında kaleme aldığı münacatta;
“Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi
Senin uğrunda ölen ordu budur yâ Rabbi
Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın
Galip et çünkü bu son ordusudur İslam’ın”
***        ***
Bir başka “dua” şiirinde Arif Nihat Asya’nın yakarışı şöyledir;
“Biz kısık sesleriz minareleri
Sen ezansız bırakma Allah’ım
Ya çağır şurda bal yapanlarını
Ya kovansız bırakma Allah’ım
Mahyasızdır minareler göğü de
Kehkeşansız bırakma Allah’ım
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu
Müslümansız bırakma Allah’ım
Yarının yollarında yılları da
Ramazansız bırakma Allah’ım”

Ramazan’da bir “saf” olduk!
Derya da damla,  “insaf” olduk!
Yeisi attık içimizden;
İnşallah deriz, “af” olduk…
Dua ve Selamla…

Yazarın Diğer Yazıları