Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Ramazan Sohbeti

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Hayatımızı güzelleştirmek için fırsat günleri…
İbrahim Suresi 24 ayette şöyle buyrulur;
“Görmedin mi, Allah nasıl bir misâl getirdi;
Güzel bir sözü (kelime-i tevhid), kökü (yerde)sabit, 
Dalları ise gökte olan güzel bir ağaç gibi!”
Ağaçtan her bakımdan istifade ederiz.
Gölgesinden, serinliğinden, meyvesinden hakeza…
Güzel bir sözde, ‘hayatı güzelleştirir…’ iyileştirir, huzur aşılar.

Kur’an bizlere, ‘kötü bir sözün de…’ misalini veriyor.
“kötü bir sözün misali ise, yerin üstünden koparılmış,
Kötü bir ağaca benzer ki onun için bir sebat yoktur!”
Kötü bir söz, sizlere herhangi bir faydası olmayan;
Köksüz, içten içe çürümeye yüz tutmuş bir ağaca benziyor.

“Oruç…” ile ilgili yazdığımız bir dörtlükte şöyle sesleniriz;
“Oruç insanın kendine dönmesi
Resul izinde arınması
Ulu gayeler içinde boyanması
Çarpar yürekler; Mevlaya, Mevlaya…”
Bir diğer dörtlüğümüzde ise şöyle sesleniriz;
“İmsakla iftar arası serüven
Gün ışır yüreğim, vuslatın taşır
Aşk nağmesinde dönerim gayri ben
Ben bende değilim, hasletin taşır!”

Ramazan Ayı, Kur’an/ Zikir Ayı… 
Bu ayda, ruhumuz gıdasını bulur, Kur’an ahlakına/ ahkâmına yönelir
Ra’d Suresi 20 ayette şöyle buyrulur;
“Onlar ki, Allah’ın ahdini yerine getirirler Ve (verdikleri) sözü bozmazlar” 
Söz emanettir, yalancılık ise ihanet olarak bilinir. 
Sözümüz, ‘vakarlı duruşumuzla’ dağlar misali sabittir.

Ra’d Suresi 21 ayette ise şöyle buyrulur;
“Ve onlar ki, Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyi
(akrabalar ve mü’minler arasında olması gereken bağı) birleştirirler;
Rablerinden korkarlar ve hesabın kötüsünden endişe ederler” 
Her zaman için, “Sıla-ı Rahim’den…” öneminden söz ederiz.
Mü’minler arasındaki, ‘bağların güçlendirilmesinden…’ söz ederiz.
Bütün bunlar, Müslüman’da olması gereken erdemlikler, iyilikler, güzelliklerdir.

Ra’d Suresi 22 ayette ise şöyle buyrulur;
 “Ve onlar ki Rablerinin rızasını arzu ederek sabrederler, Namazı hakkıyla kılarlar,
Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden gizlice ve açıkça
(Allah yolunda) sarf ederler Ve kötülüğü iyilikle savarlar;
İşte onlar var ya, onlara (dünya) yurdun(un güzel) akıbeti vardır” 
Namaz, “Mü’minin Miraç’ıdır”  Secde, “Allah’a en yakın olan haldir…”
İlla ki, ‘tefekkür’ diyoruz… İlla ki, ‘zikir’ diyoruz…
Huzurlu, güvenli, ihlaslı, moral yüklü bir hayat diyoruz!

Kur’an bizleri sıklıkla uyarmaktadır
İbrahim Suresi 18 ayette şöyle buyrulur;
“Rablerini inkâr edenlerin misali şöyledir;
Onların amelleri, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer.
Kazandıklarından hiçbir şeye güçleri yetmez.
İşte (haktan) uzak olan delâlet budur!” 
Manevi kazancı olmayan amellerden Allah’a sığınırız!
Tartı ve Ölçü, her iki âlem için…
“Bu Ne İştir” şiirimizde şöyle sesleniriz;
“Nisan ayında yağmur bekler toprak
Ak alınlarla dua ister toprak
Toprağa don düştü, çiçeğe don düştü!
Üşüdü dermanım, toprağa düştü!”

Kâinat zikir halinde, bir görebilsek?
Ra’d Suresi 15 ayette şöyle buyrulur;
“Hem göklerde ve yerde bulunan kimseler ve onların gölgeleri,
Sabah-akşam (bir kısmı) isteyerek (bir kısmı da) istemeyerek (de olsa),
Allah’a secde ederler!”
Secde, tesbih, zikir bizlere, akleden insanlara, ilham kaynağı olur.
İnsan, ‘ne ekerse onu biçer’
Zerre miskâl iyilik tekrar size hayırlara vesile olacak şekilde sizlere döner!
Ra’d Suresi 11 ayette şöyle buyrulur;
“Kendilerine olan (iyi hâl)i değiştirmedikçe,
Şüphesiz ki Allah, bir kavme olan (nimetin)i değiştirmez” 
İyiliği, güzelliği, erdemli duruşu hazırlayan bizleriz…
Bunun aksini de, hazırlayan yine bizlerin tavrı/ duruşu/ davranışı oluyor.
24 Ocak 2020 depreminde, insanımızın ağzından dökülen sözler;
“Allah bu şehri büyük bir felaketten korudu!”
Bu boşa söylenen bir söz/ veya ifade değildir!
Özellikle, ‘kalbi ve hasbi olacağız’

Kâinatı, ondaki muazzam nizamı düşündük mü?
Ra’d Suresi 3 ayette şöyle buyrulur;
“Yeryüzünü yayan, orada sabit dağlar ve nehirler yapan
Ve orada her çeşit meyvelerden ikişer eş kılan da O’dur.
Geceyi gündüze (O) örtüyor. 
Şüphesiz ki bunda düşünecek bir topluluk için apaçık deliller vardır.”
Bir dörtlüğümüzde şöyle ifade ederiz;
“Gündüzü, karanlıktan süzülürken
Hele bir gör, ufkumu seyre dalar!
Karanlık yorgan gibi dürülürken,
İçime dirilişin huzuru doğar!”

Kur’an bizlere, “zulmedenlere meyletmeyiniz!” buyuruyor
Hud Suresi 113 ayeti pür dikkat bir daha okuyalım;
“Zulmedenlere de meyletmeyin!
Yoksa ateş size dokunur!
Hem sizin Allah’dan başka bir dostunuz yoktur;
Sonra size yardım edilmez!” 
“Sulha Çağrı” şiirimizde şöyle sesleniriz;
“Sulh, sükûnet huzurla gelen nimet
Bil ki, savaşın içinde hezimet!
Yıkılmasın şehirler; tarih, kültür…
Bir belâ gibi inmesin husumet!”
Mutlaka, her şey zıddıyla kâimdir. 
Helâlin yanında haram… Sulhun karşısında savaş…
Ne deriz, “Hak geldi, batıl zail oldu!” Batıl/ veya kötülükler yok olmaya mahkumdur.

Yazarın Diğer Yazıları