2005-2011 yılları arasında Elâzığ’da Müftülük görevini yürüten Ömer
Kocaoğul’un vefat haberlerini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz.
Kocaoğul, Denizli’nin Tavas İlçesi’nden bir imam hatipli, bir bilge
insan olarak vatan coğrafyamızın dört bir yanında hizmetlerde
bulunacaktı…
Şunu rahatlıkla ifade etmek isterim ki, Elâzığ Şehrimizde, ‘iz
bırakanlar arasında haklı olarak yer alan ilmiyle maruf…’ bir
şahsiyettir.
Halen hafızalardadır. 22 Aralık 2006 tarihinde bir Cuma günü,
“Doğumunun 105. Yılında Harputlu Şair Mehmet Bedri Yücesu anısına bir
program gerçekleştiriyoruz.”
Program Elâzığ Valiliği, Elâzığ Belediyesi, Fırat Üniversitesi, Elâzığ
Ticaret Borsası, Elâzığ İl Müftülüğü ve Manas Yayıncılığın işbirliği
ile tapılıyor.
Ömer Kocaoğul’un bu programda yaptığı nezih bir konuşmaları olmuştu. O
konuşmalardan birkaç pasajı sizlerle paylaşmak istiyorum;
“Sayın Valim, kıymetli misafirler; Asırlar boyunca zengin bir kültür
ve medeniyeti bağrında taşıyan güzel Harput, yerleşim merkezi,
coğrafyası, abideleri, ilim müesseseleri, âlimleri, şairleri, zengin
folkloru, sanat değerleri, çile yapısı, örf ve adetleriyle
araştırılması gereken bir açık hava müzesidir. Harput, 1071 Malazgirt
zaferinden sonra siyasi ve stratejik öneminden dolayı İslâm’ın
Anadolu’ya kaymasına zemin hazırlamış, 20.asrın başına kadar ilmiye
sınıfının merkezi, efendiliğin zarafetin ve hoşgörünün adresi
olmuştur. Harput, tarih ile şimdiyi birleştiren, aynı zamanda geçmiş
ile şimdi arasında bilim ve tefekkürü, ilim ile inancı terkip eden bir
medeniyettir. Harput modern ile geleneği birleştirme özelliği gösteren
terkibi şahsiyettir.
Şener Bulut ile birlikte Türk Dünyası Hizmet Ödüllerinin Batı Trakya
Türklerinin dini liderleri İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga ile
Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’e verilmesi vesilesiyle o dönemde çok
büyük katkıları bulunan Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın
Beyefendiyi makamlarına ziyarete gitmiştik. Sayın Aydın bizlere,
“Elazığlıların da kendilerinden memnun kalacakları ilim ve güzel ahlak
sahibi bir değerli müftümüzü gönderiyoruz!” demişlerdi.
Gerçekten Elâzığ tarihinde izler bırakacak birçok önemli
organizasyonlarda, dönemin Elâzığ Müftüsü Ömer Kocaoğul’un engin
fikir, görüş ve katkılarını görmüştük…
Elâzığ Şehrini bütün değerleriyle bizlere en nezih bir şekilde anlatan
önemli bir şahsiyette Prof. Dr. Sadık Kemal Tural Hocadır. Tural Hoca,
Man as Yayınları arasında Prof. Dr. Ahmet Akmataliyef’in, Cengiz
Aytmatov’a adanmış eseri hakkında şunları söyleyeceklerdi;
“Elâzığ bir kültür şehridir. Elâziz, Diyarbakır, Kerkük çizgisinin
Kuzeydeki bilinç kalesidir.
Elâzığ; dut, kayısı, kak (armut kurusu), ceviz, badem ve Fikret
Memişoğlu merhumun deyişiyle âhengin yurdudur. ‘Harput âhengi’ dalga
dalga genişleyerek Erzurum, Erzincan, Tunceli, Malatya yörelerinde de
büyüyen bir ses olur; Biz türkü çığıran, türkü çığırdıkça neşemizi de,
hüznümüzü de, sevincimizi de, kederimizi de, öfkemizi de,
çaresizliğimizi de ifade eden bir milletiz. Türkülerin biraz büyümüş,
geniş yapılı görüntüleri sayabileceğimiz destanlar, efsaneler,
masallar, türkü çığıranların tabiatla ve insanla mücadelesini anlatır.
Manas Destanı da onlardan birisidir.”
Şimdi şöyle bir değerlendirme yapmaya çalışıyorum. Ömer Kocaoğul’un
Elâzığ’da görev yaptığı (2005-2011) yılları, bu şehre her bakımdan
müstesna hizmetlerin kazandırıldığı yıllardır.
Birçok önemli sosyal ve kültürel projeler bu dönemde hayata geçecektir.
Dönemin Valisi Muammer Muşmal’ın büyük bir başarı ile yürüttüğü,
“Elâzığ Okuyor!” projesi, “Türkiye Okuyor!” projesine dönüşecektir. Bu
proje çerçevesinde; “Elâzığ 1. Kitap Fuarı…” Elâzığ Valiliği ve
Diyanet Vakfı İşbirliğiyle gerçekleştirilecekti…
Tural Hoca, o dönemlere ait şu ifadelere yer vereceklerdi;
“uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının, Türk Dünyası Hizmet Ödüllerinin
ve Elâzığ Okuyor kampanyasının nerelerden nerelere geldiğini
düşündükçe, 1. Harput Kitap ve kültür Günleri Fuarının izdüşümünü daha
şimdiden hesaplayabiliyorum! Yarınlara daha yürekli, daha ümitvar bir
şekilde baktığım burada bir daha belirtirken bu fuarın hazırlanmasında
emeği geçenleri canı gönülden kutlaım.”
Bu fuarın açılışına dönemin Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın’da
katılmışlardı…
Rahmetli Ömer Kocaoğul’un en büyük hizmetlerinden birisi de, “Elâzığ
Müftülüğü yayınları arasında çıkarmış oldukları aylık ‘Harput’tan
Esinti!’ dergisi!” Harput’tan Esinti Dergisinde, Ediz Erşen ve Nihat
Oğuz Beyefendilerinde hizmetlerinden söz etmeliyim.
Rahmetli Ömer Kocaoğul, “eski eserlerin dijital ortama kazandırılması
yolunda da…” önemli çalışmalara öncülük ettiler. Çok nezih bir ortam
oluşturdular. Her bakımdan gayretleri hiçbir zaman unutulamaz.
Kocaoğul’un hayata geçirmek istedikleri bir çalışma da, “Öğretmen,
özellikle de sosyolog, psikolog, diyanet işbirliği ile ailelerimize
yönelik hizmet içi çalışmalar olacaktı!”
Atatürk Kültür Merkezinde; “Geleneklerin, efsanelerin ve Destanların
Türk Kültüründeki Yeri ve Önemi” konulu panelde Sadık K. Tural Hocanın
bir çağrıları vardı; “Hepiniz sorumlusunuz!. Bu ülkenin bütün
yetkililerinden, devlet yetkililerinden ısrarla isteyeceksiniz; Kendi
efsanelerinizi, kendi motiflerinizi, kendi renklerinizi…
Destanlarınızın, efsanelerimizin, çizgi film yapılması konusunda
üzerine gideceksiniz… Kahramanlarınıza ait senaryoların yapılmasına
ısrarla sahip çıkacaksınız!..”
Rahmetli Ömer Kocaoğul, ‘istişareye gönlünü açan bir insandı’
Kendileriyle sıklıkla bir araya gelir, istişarelerde bulunurduk.
‘Bilgiyi paylaşma…’ bu yönde de büyük bir enerji sarf etme, Sayın
Hocamızın marifetiydi… 2005-2011 yılları arasında, ‘sohbetlerinde
bulunduk, çok istifade ettik…’ Bizlere sürekli şevk ve moral verdiler.
Sürekli, ‘yeni projelerle…’ insanımızın karşısına çıkarlardı.
Mekânları Cennet-ş Âlâ olsun. Âmin.