Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Pertek Köprüsü

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

29 Ekim 2022 tarihinde Cumhuriyetin 99. Yıldönümünü kutladık…
Cumhuriyet, “erdemli insan yetiştirme sanatıdır!”
Cumhuriyet bizleri, ‘insan merkezli ideal bir düşünceye…’ taşımaktadır.
Hz. Ali (kv.), “Sen kendini küçük bir cisim sanırsın, ama en büyük âlem sende gizlidir!”
Cumhuriyet bizlere, ‘milletin iradesini esas almamızı…’ ister.
1974 tarihinde, Keban Barajı Hizmete açılıyor. 
Keban Baraj Gölü, “Van Gölü, Tuz Gölü ve Atatürk Baraj Gölü’nden sonra en büyük gölümüzdür…”
Murat Nehri Vadisi boyunca Baraj Gölünün uzunluğu, ‘125 km’dir…’
Baraj Gölü’nün genişliği ise yer yer değişmektedir.
Keban Baraj Gölü’nün yapımı için “160 köy, 50 mezra ve 11 mahallede kamulaştırma çalışması yapılır” 
Keban Barajının yıllık enerji üretimi, “6 milyar kWh’dır.” Hizmete girdiğinde, Türkiye’de üretilen elektriğin ‘yüzde 20’sini tek başına karşılar…’ Artık, 2020 tarihine gelindiğinde, toplam enerjinin yüzde 1.8’ini karşılar durumdadır…
Keban Barajı’nın, Türkiye’ye/ Vatan Coğrafyamıza olan katma değerini artık sizler düşünün!
Rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Elâzığ’a geldiklerinde şöyle bir afiş asılmıştı; “Elâzığ Şehri, Çanakkale’de vatan savunması için evlatlarını verdi. Keban Barajıyla da en aziz bildiği kendilerine atalarından kalan topraklarını verdi. Alın teriyle helâl olan kazancından devletine vergisini de severek ödüyor…” Vatanına, milletine, devletine karşı büyük bir sadakatle görevini yapan bu millet,  ‘yüz görünümünü istiyor’ 
Geçmişte Pertek’in, Çemişgezek’in, Ağın’ın yolu da, köprüsü de vardı. 
Yıllar sonra Ağın İlçesi, ‘köprüsüne kavuştu…’ 
Keban Barajı’nın hizmete girişinin üzerinden 48 tam yıl geçmiş…
Pertekli de, Çemişgezekli de, feribota mahkûm durumda!
Günün 24 saatinde istediğiniz zaman gidip gelemiyorsunuz!
Dahası mı, Pertek Köprüsünün getireceği katma değeri de ayrıca düşünelim!
Elâzığ Şehrini, ‘Karadeniz’e bağlayacaktır’
Şehrin ufku daha da büyüyecektir…
Şunu da ifade etmeliyim, “Pertek, Çemişgezek, Hozat, Mazgirt, Arapgir, Kemaliye…” Harput’un kültür İnterlandı içerisinde yer alır…
Pertek Köprüsü için sözümüz, ‘çok geç kalınmış…’ 
Pertek Köprüsü ile ancak bu yörenin insanlarıyla, “helalleşebiliriz!”

YÖRESEL TATLAR ETKİNLİĞİ
Üsküdar Belediyesini, sözümün hemen başında, ‘tebrik ederim!’
Elâzığ Şehrimiz de dâhil olmak üzere Edirne’den Kars’a kadar 81 Vilayetimizin Yöresel Lezzetlerini Harem Meydanı’nda buluşturdu. 
Üsküdar Belediyesi, “Türkiye Mutfağını…” kendi bünyesinde oluşturuyordu.
Mutfak da, bu milletin geleneksel kimliğidir.
Yazılarımızda sürekli, “Doğal Gıda Ürünleri Fuarından…” söz ederiz.
Elâzığ Şehrinden önce, “Üsküdar Belediyesi…” Doğal Gıda Ürünlerimizi bir şenlik havasına dönüştürerek; Anadolu Mutfağını bir bakıma, İstanbul’a taşıdı…
Bir sözümüz vardır; “Anadolu İstanbul’u yedirir, içirir. İstanbul ise Anadolu’yu giydirir…”
“Yöresel tatlar/ yöresel günler şenliği…” gerçekte, Anadolu’yu yaşamaktır. 
Bir milletin zenginliği mutfağında/ sofrasında başlar…
Şunu da ifade edebilirim, ‘gönül zenginliğine sahip…’ bir milletiz.
Üsküdar Belediyesi, “Yöresel Tatlar Etkinliği…” 27 Ekim tarihinde başladı!
Tırlarla, Elâzığ İlimiz başta olmak üzere 81 İlimizden, ‘Yöresel Ürünler’ İstanbul’un yolunu tuttu. 
Bizim sözümüz nedir, ‘bereketli olsun’

ÖĞRETMENEVİ…
Eğitimde, Kültürde, Sanatta Elâzığ Şehri, Cumhuriyet Tarihimizde en başarılı iller arasında yerini almıştır.
Şehrin ‘eğitim tarihini inceleyenler…’ bunu rahatlıkla gözlemleyebilirler.
Öğretmenevlerinin ilk kuruluşu 1981 tarihlerine kadar uzanır.
Öğretmenevleri, “öğretmenler için eğitim, konaklama, yeme-içme, toplantı, kültürel etkinlikler, eğitim amaçlı gezi, sosyal ve moral ihtiyaçların karşılanması ile ilgili hizmetleri vermek için kurulmuştur!”
Elâzığ Şehrimizde, ‘dokuz binin üzerinde öğretmen…’ görev başında! Ve ‘binlerce emekli öğretmen…’
Bu şehrin yıllarca en büyük ihmali, “öğretmenin sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına cevap verebilecek öğretmenevi…” 
Türkiye’nin batıda ve doğuda birçok ilini gezen, dolaşan bir insanız! 
Öğretmenevi bu şehirde, ‘büyük bir ihtiyaç…’ 
Öğretmenevlerinin kuruluşunun üzerinden, ’40 tam yıl geçmiş…’ 
Bu şehre yakışır bir öğretmenevinin bu şehre kazandırılması için yanılıyorsam özür dilerim; 40 adım atılmamış! 
Bu şehrin özellikle de, ‘eğitimde, kültürde, sanatta…’ büyük bir morale ihtiyacı var.
Şehirler, “eğitimli insanlarıyla anılırlar…”
Dahası mı, şehir ikliminde; “sinemayı, tiyatroyu, musikiyi, sanat atölyelerini, müzesini, edebi mahfillerini, kütüphaneleri…” sadece görmek değil, o kültürle birlikte ‘yaşamak isteriz’
Düşünüyorum, 24 Kasımda öğretmenlerimize neleri anlatacağız?
 

Yazarın Diğer Yazıları