Şöyle bir, Birleşmiş Milletlere üye ülkeler listesine bakınız... Bu ülkelerin neredeyse, üçte birleri Osmanlı/ veya Prof. Dr. Osman Turan’ın da ifadeleriyle, “Türk Cihan Hâkimiyetinin sınırları içerisinde yer almışlardır.” Bu milletin, Hunlardan itibaren “Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar tün dünyayı yönetme idealidir!” O ideale, kâh Nizam-ı Âlem demişsiniz. Kâh, Kızılelma demişsiniz.
Türk Hakanlarının sıklıkla kullandıkları kavramlar vardır, “Güneş bayrağımız, gökyüzü çadırımız!”
Yavuz Sultan Selim’e atfedilen bir söz vardır, “Bu dünya bir padişah için büyük iki padişah için küçüktür.”
Napolyon Bonapart’ın tarihi gerçeklere yakışan bir sözü var; “Dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu!”
Bayrak Şairimiz, gençliğe seslenir,
“Yürü, hâlâ ne diye kendinle savaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!”
Biz bu nesle, ‘tarih şuuru, fetih ve fütüvvet şuuru...’ vermeliyiz.
Ganire Paşayeva bir Azerbaycan Türküdür... Öyle yürekten bir seslenişleri var ki,
“Türkiye’yi zayıflatmak isteyenlere sesleniyorum. Buna gücünüz asla yetmez. Türkiye için canını vermeye hazır olan ben de dâhil on milyonlarca Türk evladı var.”
Ebulfez Elçibey’in, “Ben Türkiye’yi kötüleyeceğime, cezaevinde taş taşırım!” sözleri...
Son bir asır içerisinde, “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar!” imasına yakışan bir dünya ile karşı karşıya olduğumuzu gördük. Öyle bir dünya ki, “Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta!” veya “Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!” Bu milletin karşısında, ‘hakkı, hukuku, adaleti ve bütün erdemlikleri yeri geldiğinde ayakları altında çiğneyen zalim bir dünya...’
Bizler, kendi insanımıza biraz dönelim... Bizim Yunus ne diyorlar; “72 millete aynı gözle bakmayan halka müderris olsa Hakk’a asidir!”
Bu millet, insanlığa; ‘GÖNÜL’ diye ulvi bir kavramı hediye etmiştir. O gönülle, asırlarca ‘deryalara fütüvvet aşkıyla akmıştır...’
Osmanlı Hâkimiyeti altındaki ülkelere şöyle bir bakınız, günün bir bölümünde tefekkür ediniz;
Türkiye: 2. Bulgaristan (545 yıl), 3. Yunanistan (400 yıl), 4. Sırbistan (539 yıl), 5. Karadağ (539 yıl),
6. Bosna-Hersek (539 yıl), 7. Hırvatistan (539 yıl), 8. Makedonya (539 yıl), 9. Slovenya (250 yıl),
10. Romanya (490 yıl), 11. Slovakya (20 yıl) Osmanlı adı: Uyvar, 12. Macaristan (160 yıl),
13. Moldova (490 yıl), 14. Ukrayna (308 yıl), 15. Azerbaycan (25 yıl), 16. Gürcistan (400 yıl),
17. Ermenistan (20 yıl), 18. Güney Kıbrıs (293 yıl), 19. Kuzey Kıbrıs (293 yıl),
20. Rusya'nın güney toprakları (291 yıl), 21. Polonya (25 yıl)-himaye- Osmanlı adı: Lehistan,
22. İtalya 'nın güneydoğu kıyıları (20 yıl), 23. Arnavutluk (435 yıl), 24. Belarus (25 yıl) -himaye-
25. Litvanya (25 yıl) -himaye- 26. Letonya (25 yıl) -himaye- 27. Kosova (539 yıl),
28. Voyvodina (166 yıl) Osmanlı adı: Banat, 29. Irak (402 yıl)30. Suriye (402 yıl)
31. İsrail (402 yıl), 32. Filistin (402 yıl), 33. Ürdün (402 yıl), 34. Arabistan (399 yıl),
35. Yemen (401 yıl), 36. Umman (400 yıl), 37. Birlesek Arap Emirlikleri (400 yıl),
38. Katar (400 yıl), 39. Bahreyn (400 yıl), 40. Kuveyt (381 yıl),
41. Iranın batı toprakları (30 yıl), 42. Lübnan (402 yıl), 43. Mısır (397 yıl ),
44. Libya (394 yıl) Osmanlı adı: Trablusgarp, 45. Tunus (308 yıl ),
46. Cezayir (313 yıl), 47. Sudan (397 yıl ) Osmanlı adı: Nubye,
48. Eritre (350 yıl ) Osmanlı adı: Habeş, 49. Cibuti (350 yıl),
50. Somali (350 yıl ) Osmanlı adı: Zeyla, 51. Kenya sahilleri (350 yıl ),
52. Tanzanya sahilleri (250 yıl), 53. Çad'ın kuzey bölgeleri (313 yıl ) Osmanlı adı: Reşade,
54. Nijer'in bir kısmı (300 yıl) Osmanlı adı: Kavar, 55. Mozambik'in kuzey toprakları (150 yıl),
56. Fas (50 yıl ) -himaye- 57. Bati Sahra (50 yıl) -himaye- 58. Moritanya (50 yıl) -himaye-
59. Mali (300 yıl ) Osmanlı adı: Gat kazası, 60. Senegal (300 yıl), 61. Gambiya (300 yıl ),
62. Gine Bissau (300 yıl), 63. Gine (300 yıl ),
64. Etiyopya'nın bir kısmı (350 yıl) Osmanlı adı: Habeş
Osmanlı Kara hudutları sınırları içinde resmen bulunmamakla birlikte fiilen Hilafete bağlı yerler: 64. Hindistan Müslümanları -Pakistan- 65. Doğu Hindistan Müslümanları -Bangladeş-
66. Singapur, 67. Malezya, 68. Endonezya, 69. Türkistan Hanlıkları, 70. Nijerya
Mesela, “Mısır, Trablusgarp, Tunus, Cezayir, Habeş...” Osmanlı’nın birer eyaletleriydi...
Sadece Avrupa’da Türk izlerine baktığınızda, ‘40 ila 50 bin arasında tarihi eserlere...’ o tarihi izlerle şahadet edersiniz. Velhasıl, Akif öyle yürekten gelen bir sesle haykırır ki,
“Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz;
Gelmişiz dünyaya, milliyet nedir öğretmişiz!”
İnsanlık tarihinin, ‘muallimi’ olan bir milletmişiz!
İnsanlık âlemi bu millete o kadar borçlu ki, tarif edilemeyecek ağırlıkta...