Şöyle bir önümdeki cetvele bakıyorum;
11 Ekim Dünya Gazeteci Dağıtıcıları Günü
14 Ekim Dünya Standartlar Günü
16 Ekim Dünya Gıda Günü
17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü
24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü
28 Ekim- 04Kasım Kızılay Haftası
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı…
Mesela, “Dünya Gıda Günü!” bütün ayrıntılarıyla konuşulmalı, tartışılmalıdır.
Özellikle de, ‘Rusya- Ukrayna Savaşı…’ ve siyasi gerilimler, ‘endişeli
bir geleceği’ yakın bir gelecekte paylaşacak mıyız?
“Dünya Yoksullukla Mücadele Günü…” Gerçekten, günümüz insanlık âlemi
böyle bir mücadeleyi kendisine dert edinebiliyor mu?
“Dünya Birleşmiş Milletler Günü…” Hala zihinleri kurcalayan bir ifade,
“Dünya Beşten Büyüktür!”
Birleşmiş Milletlerinde kendisine çekidüzen verme zamanı gelmiş/ öyle
ki, geçiyor diyebiliriz.
Hiçbir güne, ‘ilgisiz kalmam’
14 Ekim Tarihi, ‘Dünya Standartlar Günü’
Burada ilk akla gelen nedir, ‘Standart Kavramı…’
Türk Standartlar Enstitüsü, 16 Ekim 1954 tarihinde kurulacaktı!
Kurumun tüzüğü o yıllarda TOBB tarafından hazırlanacaktı
Kuruluşundan takriben 6 ay sonra, 26 Mayıs 1955 tarihinde ISO ve 01
Ocak 1956 tarihinde de, IEC’ye, kurumun üyeliği kabul edilecekti.
Türk Standartlar Enstitüsünün faaliyet alanı şöyle izah edilebilir;
“Sanayicilerin küresel piyasalarda geçerli olan kural, yasa, kod ve
standartlara uygun mal ve hizmet üretmelerini sağlamak…”
“Marka Tescili, Patent Tescili, Tasarım Tescili…” gibi önemli
kavramlar iktisadi, sosyal ve kültürel hayatımızı kuşatacaktır.
Artık ürünlerinde belli bir kimliği olduğunu, “Coğrafi İşaretlerle…”
tescillenerek belli bir kayıt altına alındığın görmekteyiz…
“Türk Standartlar Enstitüsü’nün…” yıllar önce açmış olduğu, ‘ödüllü
bir şiir yarışması!” olmuştu. O yarışmaya bizler de katılmış aşağıdaki
şiirim TSE’nin çıkardığı kitapta yayınlanmıştı.
Bir hatıra olarak sizlerle paylaşmak istiyorum.
VUR DAMGANI
İpekten atlas halı dokunurdu
İpek yolundan tarih okunurdu
Katar katar kervan, mekânı ziynet
O muazzam hayatta doku/ nurdu!
Çamur hünerli elde nakışlanır
Demir, haddehanede akışlanır
Bu toprağın tuvali alkışlanır
Yerli Malı kalite tutunurdu!
O anıtlar ki, tarih yazılır
Bir milletin hafızası yazılır
Sanma ki geçmiş, 'bir varmış bir yokmuş'
Alınacak nice ders bulunurdu...
Takvimden yaprak, ömürden düşen gün
Irkım dün gibi yarışmakta bugün
Her hayırlı icat, ne güzel düğün
Alın teriyle nimet korunurdu...
Ilık ılık esen rüzgâr aşılar
Sabit duran dağlar ışılar
Değişen çehre, bir çeşni güzellik
Yazın giyinir, kışın soyunurdu!
Her yeni eskir, açan gül solmakta
Her güzelin vadesi dolmakta
Bir nehir gibi suyu taşımakta;
Yarına bir standart bulunurdu
Ahenk, nizam, estetik gözün zevki
Kalite-kontrol güzelin fevki
Hayatı yaşamak ebedi mevki
Zarafet ve incelik tutunurdu!
Türk'ün onuru için vur damganı
Pazarda dinsin feryadı figanı
Türk Malı kuşatsın Frengistan’ı
Bu vecdi kuşanmanın yolu/ nurdu!