Niyet nedir, ‘en gizemli yakarış’
Gözyaşı nedir, ‘şükrün edasıdır’
Niyet orucunda; karış karış
Salih amelle iftar sedasıdır
ŞEHİT HABERİNDE
İçim kanar, her şehit haberinde
Şehadet ederim, kanım sizinle!
Birlikte aksın, vatan seferinde
Kurtarır tevhidi, alın yazınla
“Vatan sevgisi imandan” denildi
BAHAR ÇELENGİ
Bahar çelengini al da gel, gayri
Dalın üstüne konan bülbül olsun!
Toprak kokusunu al da gel, gayri
Vatan hasreti sinemde gül olsun
ÇARPSIN GÖĞSÜNE
Sevgiden gayri var mı, bir erdemlik?
Hasretle sevgiyi yeşert göğsünde
Daraltmasın göğsünü ne gam, keder;
Sabır, sükûtla çarpsın göğsüne!
SICAK MEVSİMLER
Sıcaklarla, ‘dut mevsimi’ geldi mi?
Vişne, kiraz, erik oldu, olacak…
Toprak ana, ‘gül yüzüyle’ geldi mi?
Günümüz neşeyle doldu dolacak…
Hızır- İlyas, bir araya geldi mi?
Gönül selâmını aldı alacak!
HARPUT
Harput, tarihin efsanevi şehri
Gezip görmeli, ruhani iklimi
O iklimle, ecdattan kalan mührü
Vatan tapusunun kutlu salkımı
Ya hafızamda, ya uğrağımdasın!
Vatanımsın, canımsın, anımsın…
DÜĞÜNÜMÜZ OLDU
Düğün dernekle bir yuva kuruldu
Gönüller, ‘yuvamıza’ şen verdiler!
Dostlar bir arada, sofra kuruldu
Sefayla sofraya, ‘ahenk’ verdiler!
“Ati bizim, elbet bizim” denildi
Yürekler diz vurdu, ‘neşe’ verdiler
Yalçın okur ‘divanı’ öz denildi
Özümle, sözümle selâm dostlara
EZELDENDİR
Gül, gönül muhabbeti ezeldendir
Güzellik yüzde değil, yürektedir!
O seda, o yürekler gazeldendir
Yiğide kanat veren buraktadır
ŞEHRİMİ ARIYORUM
Şehrimi arıyorum, göreniniz oldu mu?
Gazi Caddesini, küheylan bakışlarını…
Yaşadığım anıları, bileniniz oldu mu?
Göç, ne de yaman göç; götürmüş ahengimi!
Kalmadı vuslat şarkısı, söyleyeniniz oldu mu?
Güneş sımsıcak doğar, rüzgâr ılık ılık eserdi!
Es rüzgâr es… Sevdamı duyanınız oldu mu?
SEVGİ İMANDAN CÜZ
Sevgi imandan bir cüz, bilmez misin?
Sevgiye nazar, kalbi ve hasbidir
Aşksız ibadet bir yoz, bilmez misin?
Haset ve kibir, sevginin has mıdır?