Bakara Suresi 143 ayette şöyle buyrulur;
Ayet, “İşte böylece sizi mu’tedil (adaletli ve dengeli) bir ümmet kıldık ki,
İnsanların üzerine (hesap gününde umum peygamberler lehine) şahitler olasınız,
Peygamber de sizin üzerinize şahid olsun”
Mutedil Kavramı üzerinde biraz düşünelim…
Sözlükte Mu’tedil, “Ne az, ne çok olan, orta halde bulunan.
Düşüncede aşırıya kaçmayan, uyumlu, ılımlı, itidalli.
Ölçülü, nispetli.
Sert olmayan, uysal, yumuşak…”
Bizlerden istenenler nedir?
“Adil ve mutedil olmak!”
“Ölçüyü ve tartıyı düzgün tutmak!”
“Doğru yol üzerinde bulunmak”
“İşlerin dengeli ve düzgün olması!”
“Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt…”
“Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin!”
Hadis, “İşlerin en hayırlısı orta olanıdır!”
Müslüman’ın en önemli kimliği nedir; “güvenilir olandır!”
“Ne zulmediniz ve ne de zulme uğrayınız!”
Israrla, ‘sevgi dili…’ derim
Bizim inancımızda, inancımızın emrettiği istikamette;
“Kine, Nefrete, Öfkeye, Hasete, İhtirasa…” zerre miskal yer yoktur!
“Vasat Ümmet Kavramında…” yol haritamız çizilmiştir;
O kutlu yol haritasında, ‘kendimiz olalım’
Tarihi kimliğimizle, ‘gönül coğrafyamızda’ buluşalım…
Bizler ne çektiysek, ‘aşırılıklardan’ çektik
İnancımız, “Yarabbi! Bizleri nefsimizle baş başa bırakma!”
Öyle ki, “nefis, kötülüğü emreder!”
Mücadelemiz, ‘nefis kavgasına dönüşmemeli…’
Bizlerden istenen, ‘Mu’tedil Ümmet’
Basiretin açık olması, ‘sağduyuya’ bağlı
Büyük idealler, ‘gönüller fethederek kazanılır’
TAKVA SAHİPLERİ
Allah Resulü (sav) buyuruyorlar;
“İman çıplaktır, örtüsü takva, meyvesi ilim, süsü hayâdır.”
Yusuf Has Hacip Kutadgu Bilig’de şöyle der;
Takva sahibi bir insan işte tedbirli davranır;
Yakışıksız işlere yaklaşmaz ve işin vaktini bilir”
Bakara Suresi 177 ayette şöyle buyrulur;
“(Ey iman edenler)Yüzlerinizi (ibadet maksadıyla) doğu ve batı tarafına çevirmeniz,
İyilik (için yeterli) değildir.
Fakat İyilik o kimsenin (iyiliği)’dir.
Ki (onlar) Allah’a, ahret gününe, meleklere, kitaba ve peygambere iman eder;
Ona (o elindeki mala) olan sevgisine rağmen malı akrabaya;
Yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere verir;
Namazı hakkıyla eda eder ve zekâtı verir.
Ve onlar söz verdikleri zaman sözlerini yerine getirenler,
Ve sıkıntı (fakirlik), hastalık ve savaşın şiddeti anında sabredenlerdir.
İşte onlar doğru olan kimselerdir.
Ve yine onlar, gerçekten takva sahibi olanlardır”
Ne kadar nezih/ veya güzel bir çerçeve…
Bir ağaç düşünün ki, ‘gölgesinden istifade edersiniz’
Bir ağaç düşünün ki, ‘insanlar meyvesinden istifade ederler’
Takva Sahibi, ‘kendisini Allah rızası için vakfeden şahsiyet’
Takva Sahibi, sürekli pozitif bir enerji yayarlar…
Hayatı, ‘düşüncede, fikirlerde, ideallerde güzelleştirmek’
İLME BÜYÜK PENCERE
Bakara Suresi 164 ayet, ‘tefekkür ayetidir’
Allah Resulü (sav) şöyle buyururlar;
“Bu ayeti okuyup da derinden derine düşünüp ibret almayana yazıklar olsun”
Kur’an, “İlme büyük pencereler” açıyor.
Bu tefekkür, ‘büyük ilim adamlarının yetişmesine…’ zemin hazırlıyor.
Tarihimizde, “Türk İslam Coğrafyası” nasıl bilinir?
“Büyük bir Medeniyet Coğrafyası…” olarak da anılır.
Bakara Suresi 164 ayette şöyle buyrulur;
“Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında,
Gece ile gündüzün ihtilafında (ard arda gelmesinde),
İnsanlara fayda veren şeylerle (yüklü olarak) denizde akıp giden gemilerde,
Allah’ın gökten bir su indirip de, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde,
Ve orada her hareketli canlıyı yaymasında,
Rüzgârların yönlendirilmesinde,
Ve yerle gök arasında(emre) boyun eğdirilmiş bulutlarda,
Akıl erdirecek bir topluluk için (Allah’ın varlığına ve birliğine) kati deliller vardır”
Deliller üzerinde yürüyen İslam Âlimleri,
İlim felsefesi ortaya koyacaklardır…
Gerçi Rönesans bu felsefe üzerinde kendisini inşa edecektir…
Birçok batılı bilim adamları şöyle derler;
“İslam Medeniyeti olmasaydı, Rönesans olmazdı!”
İnancımız bizlere, “hayırlı işlerde yarışın!”
Yarışı, ‘erdemli bir yarışa dönüştürmek’
Bakara Suresi 197 ayette şöyle buyrulur;
“Ey akıl sahipleri (sadece) benden sakının”
Allah korkusuyla terbiye, ne mükemmel bir terbiye…
İlim, hikmet, marifet yolcularına merhaba…