Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Müslüman'a Benzemek

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Kur’an’da o kadar nefis misaller var ki, 
O misaller üzerinde saatlerce tefekkür ediyorsunuz!
A’râf Suresi 58 ayette şöyle buyrulur;
“(Toprağı) iyi olan beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle (güzel) çıkar. 
Kötü olanın ise ancak zor çıkar. (çıksa da pek faydası olmaz)
 Şükredecek bir kavim için ayetleri böyle açıklıyoruz.”
Bir mü ‘minin kalbi, mümbit arazi/toprak gibidir… 
Rahmet damlaları ışıl ışıldır… 
Suya kanmış, arınmış, İslam hakikatleriyle boyanmıştır.
İmam Efendi ne derler, “insanda arz gibidir!”
Allah Resul’ü (sav.) buyuruyorlar;
‘Bana bir ağaçtan haber verin ki, o Müslüman kimseye benzer;
Yaprakları dökülmez. Her zaman (her mevsim) meyvesini verir.” 
Orada bulunanlar, kimse cevap vermeyince Resulallah Efendimiz; 
‘O hurma ağacıdır’ buyurdu.”
Adiyat Suresi, ‘insana en yakın olan hayvan’ ayetler;
“Derken orada tozu dumana katanlara…”
“Böylece düşman bir ordunun tâ ortasına dalanlara…”
“Gerçekten, insan Rabbine karşı çok nankördür!”
Taşıyla, toprağıyla, suyuyla, havasıyla, ‘Müslüman’a benzemek’
Allah Resul’ü (sav.); “Biz Uhud’u severiz, Uhud da bizi…”
Toprak şehadetiyle varlığımızda daha yakın yer alır…
Necip Fazıl, “Seyyid Taha’yı Ziyaretlerinde…’şu şiiri yazacaklar;
“Şemdinli dağlarının içtim nur çeşmesinden;
Kurtuldum akreplerin ruhumu deşmesinden…”
Harput’la olan muhabbetimi düşündüm!
Nisa Suresi 59 ayetini sıklıkla okurum;
Her kim Allah’a ve Resul’e itaat ederse
(Ve sonuna kadar İslam’da ve cihadda sebat gösterirse)
İşte onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar,
Şehitler ve Salihlerle beraberdir.
Bunlar arkadaş olarak; ne iyi ne güzel (kimseler)dir.”
Harput’a, İslam Âleminin, ‘vuslat şehri’ deriz.
Harput’a, “Asya’nın gül / veya gönül bahçesi” diyoruz.
Harput, coğrafyamın manevi rıhtımı olmakla da bilinir/ tanınır.

ŞAİRLER HAKKINDA
Şuara Suresi 227 ayeti büyük bir dikkatle okuyalım;
“O Şuara’ya (şairlere), gelince, onlara azgınlar uyar.
Görmedin mi onlar (o şairler) her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar
(da her türlü yalan ve çirkin sözü söylerler)
Ve doğrusu onlar, yapamayacakları şeyleri söylerler.
Ancak iman edip salih amel işleyenler,
Allah’ı çok zikredenler ve kendilerine zulmedikten sonra,
(şiirleriyle) intikamlarını alan (mü’min şairler) müstesnâ!
Zulmedenler ise nasıl bir inkılap yerine döneceklerini yakında bileceklerdir!”
Allah Resul’ünün hırkasını üzerinde taşıyan şairlere merhaba!
İman ve İslam Atlası üzerinde yürüyen şairlere merhaba!

NAMAZI TERK EDENLER!
Meryem Suresi 59 ayette uyarılıyoruz!
Aman ha! Namazımıza dikkat edelim.
Şunu iyi bilelim, “kimse kimsenin günahını taşımaz!”
Ayette ne buyruluyor;
“Sonra onların ardından yerlerine öyle bir nesil geldi ki,
Namazı zâyi (terk) ettiler ve şehvetlerine uydular;
(onlar) artık ileride (cehennemdeki) Gayya Vadisini boylayacaklardır!”

Hemen akabinde Meryem Suresi 60 ayette, ‘kurtuluşa davetiye…’ 
O davetiye nedir, “kulun Rabbine tevbe etmesidir!”
“Ancak tevbe edip iman ederek salih amel işleyenler müstesna;
İşte onlar hiçbir zulme uğratılmadan Cennete gireceklerdir!”
Cenab-ı Allah kulunu affetmek için lütfundan bahaneler/sebepler getiriyor
Ramazan Ayının son on günü içerisinde idrak edeceğimiz,
“Bin aydan hayırlı (bir ömre bedel)  Kadir Gecesi…”
Ne olur, bırakalım artık, ‘gaflet uykularını…’

FİTNEDEN SAKINMA
Ayet, “Hem öyle bir fitneden sakının ki, (geldiği zaman)
İçinizden sadece zulmedenlere dokunmaz (umumi olur)
Ve bilin ki şüphesiz Allah, azabı pek şiddetli olandır” (Enfal,25)
Fitne sözlükte, “Karışıklık, kargaşa, ara bozumu, fesat) 
Hadis, “Fitne küfürden eşettir”
İslam Âlimleri, “70’den fazla fitne çeşidi olduğunu belirtiyorlar”
Hadis, “Fitne uykudadır, fitnecileri uyandırmayınız!”

YAĞMURSUZLUK MUSİBETTİR
 “Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret dileyin,
Sonra O’na tevbe edin ki, üzerinize semayı bol bol
(yağmur olarak) göndersin ve gücünüze güç katsın!
Günahkârlar olarak (haktan)  yüz çevirmeyiz” (Hud, 52)

ÜÇ ŞEHİR VE ÜÇ GÜZEL İNSAN…
Diyarbakır’da,  Av. Şevket Beysanoğlu (01 Ağustos 1920- 23 Nisan 2003)
Tarih Yazarı, Avukat, Edebiyat Araştırmacısı, Hukukçu Av. Beysanoğlu, Diyarbakır’da;
“11 Ali Emiri…” olarak da anılır.
Diyarbakır’ın folkloru, tarihi, fikir ve sanat adamları üzerinde yaptığı araştırmalar;
Günümüzün kaynak eserleridir.
Elazığ’da, Av. Fikret Memişoğlu, (1915- 20 Temmuz 1968)
Buraya Av. Fikret Memişoğlu’na ithaf ettiğim akrostiş Şiiri alayım;
“Fikrimin ışığı, altın yılları
İlhamında, büyük şehrin gülleri
Kurşuni şafaklar, kızıl ötesi…
Ruhumda beslenir, zafer şarkısı
Ezberimdedir, manisi, hoyratı
Tertemiz yürekler, asrın muştusu

‘Mermerlerin nabzında’ solur şehir
Ellerde yürek, ’şefkat solur’ şehir!
Memişoğlu’yla, ‘tarih solur’ şehir 
İrfan Ocağı; ‘fazıl solur’ şehir
Sanatta, ‘divan ahengi’ solur şehir
“Olaydı yâr…” hüsnü zan solur şehir
Gayreti, Fikret’imle solur şehir
Ufuklarda, ‘ülküler solur’ şehir”

Ve Kayseri’de Av. Nevzat Türkten…
Kayseri Erciyes Dergisini kendi imkânlarıyla 500 sayı çıkaracaklar…
O da bir folklor araştırmacısı, yazar, Hukukçu, Yönetici…
Şehirlerimizin, ‘vefalı dostlarını analım…’ Onları hatıralarıyla birlikte yâd edelim.
Mekanları cennet olsun. 


 

  

Yazarın Diğer Yazıları