Musikim sende cem oldu, ‘elli yıl’
Ufuk açtı, irfan ocağım oldu!
Ses verdi, yürek verdi nesillere
İçinden nice yıldızlar çıkardı!
Kervanı, şehrimin kutlu kervanı…
İki binli yıllara tohum attı!
Cem oldu; kök saldı, sürgün verdi
Elazığ’ımın gönlünde yer tuttu!
Memleketim, musikim, güven yurdum!
İlim, irfan ehli nice arifler;
Yetişti bu yuvadan, güzel ülkeme
Eser verdi, sanatın yedi rengine…
Türkiye’m dedi, Kars’tan Edirne’ye…
İl tuttu, sevda dolu yüreğiyle…
ESKİ KONAKLAR
Esrarını korur hala eskiler
Sohbetimi saklar eski konaklar
Kale surları gibi taş duvarlar!
İçime uhrevi bir huzur dolar
Kim bilir, kaç nesli saklamış konak
Orda, irfan meclisi asırlara
Nedamet diler, o eski mekânlar
Aslına rücu eder, ebed bizim!
Konaklar elbet sıla-i rahim beklerler.
DÜŞLERİM VAR
Düşlerim var, dilek taşına yazdım!
Hünerimi taş sütunlara kazdım
Gezdim, dolaştım, âlem-i İslâm’ı
Geleceği Türk’ün ruhunda sezdim
Yarınlara hazırlan, Ey Milletim!
Cehalettir, can düşmanı illetim!
KADİR BİL
Her geceyi, “Kadir” günü, “Cuma” bil”
“Kadir-kıymet bilen” gönüllerden ol;
“Olmak” şuuru, hasbi kelâm bil
İlim Meclisine, hayır ehli ol
VAKİT İKİNDİ
Yavuz’un ömrü, ikindiye benzer!
“İkindi vaktinin gölgesi uzun”
“Hey küheylan koş” yeni fetihlere;
Fetihler, gönül kalemine benzer
Rüzgâr sert esermiş, ikindi vakti
Gün batarken ufukta, “Kızılelma”
Selâmını gönderir, ‘ikindi vakti’
ÇOCUKTUM
Çocuktum, ninem ninniler söylerdi
Masallar, kahramanı ben olurdum!
Kır atıma biner, dağlar aşardım!
İhtiyar konaklar, o ne köylerdi!
Düğünler, dernekler, halaylar, törem;
Bir coşku nehri, kabından taşardım!
TEMMUZ SICAĞI
Temmuz sıcağına inat, köyümde;
Sakin, serin, ılık rüzgârlar eser
Göl mavisi bir esinti dokunur
Dokunur gönlüme, sevda okunur!
Beklerim kır saçlarımla gülümü,
Güller arasında ruhum dinlenir!
DUA ANI
Bedri, gönlünü, ruhunu verdin mi?
Hele nefsini yerlere serdin mi?
Boğazın, düğüm düğüm hıçkırıklar
Gözyaşlarına, halini sordun mu?
Dua; yıkanmak, arınmak, bezenmek
Yaratanı zikir, ihlasla anmak!
HALKA GİTMEK
Halkın dili olmak, yüreği olmak
Asırlara bir hoş seda bırakmak
Laf ile değil, hal ehliyle olmak
Kelâmı, arif olana bırakmak
Anadolu’yu özümüzde gezmek
CUMA SEVGİSİ
Cuma sevgisinde selâm, selâmet
Hür yaşama iradesi, alâmet
O hürriyet, dağlar gibi omuzlar!
Cem olan gönüllere, sen kelâm et.