Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Muş ilimizde bir yayınevi

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

21 Nisan 2026 Salı Günü, sabahleyin telefonum çalıyor. Telefonda, Şair-Yazar ve Muş Araz-Kitap Yayınları sahibi, Faruk Yiğit ARAZ... Telefondaki ses bizlere zarif bir dille, “Hocam, Muş Alparslan Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi, Nurettin Topçu Salonu’nda, Kitap Tanıtım ve İmza Programına Saat, 13.00’de bekliyoruz...”

Bizler, Anadolu insanı olarak şunu iyi biliyoruz, “hayırlı bir iş için davete icabet ibadet gibidir!” Sosyal ve kültürel bir dayanışmanın gereğidir. Sohbet Kültürünü de, kalben benimsemiş bir fert olarak her bakımdan bu verimli toplantıda arkadaşlarımızla, kitapseverlerle birlikte olduk.

Muş İlimizde yıllarca hizmet üreten Muş Yazarlar ve Şairler Derneği Eski Başkanı Şair-Yazar- Program Yapımcısı ve Yöneticisi- İşadamı, Mustafa Yıldızoğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı programa;

Araz/Kitap Yayınları Sahibi Faruk Yiğit Araz ve “Derdime Vakıf Değil!” kitabının Yazarı Fatma Şenkaya katılıyorlardı. Sağolsunlar, bu sohbete Şair-Yazar Dostumuz Mustafa Yıldızoğlu bizleri de dâhil ettiler.

“Yazarlık Serüveni...” her iki yazarımıza yöneltilen sorular ve cevapları dikkat çekiciydi. Fatma Şenkaya, “ilk eserimi 17 yaşında yayınladım ve yılın en genç yazar ödülü bizleri bir kat daha mutlu etmişti!” Şenkaya sohbetlerinde, “ben onlara dünyamı açıyorum, onlara derdimi anlatıyorum. Okurlar, dünyama giriyorlar!”

Şair-Yazar, Faruk Yiğit Araz ise konuşmalarında, “Önce İslâm...” İnsan olarak mükemmeli yakalamak ve insanımızı merkeze almak...

Salondaki katılımcıların ve öğrencilerin, ‘dikkatleri çeken ve her biri dantel misali işlenmiş farklı pencerelerden ışıkları süzülen sorular...’

Öncelikle, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alican Beyefendiye bu mekânı Muş Şehrimizde, 30 civarında eser yayınlayan “Araz/Kitap Yayınlarına açtıkları için müteşekkirim.

Şehirde, ‘edebi mahfil oluşması yönünde...’ büyük gayretler sarf eden Muş Yazarlar ve Şairler Derneği ve bu Derneğin iki önem süvarisi, Mustafa Yıldızoğlu ve Bülent Polat’a da şükranlarımızı iletirim.

Bu tarihi ve nezih toplantıda, günün anlamını taşıyan, “Ben Bu Şehrin Nesiyim?” şiirini paylaşmıştım;

“Ben bu şehrin nesiyim?

Gecesi, gündüzü, kahrı, divanesiyim

Hecesi, nicesi, dert yüklü hanesiyim

Sesi, sözü, sohbeti, vicdanlarda banisiyim

El açan yüreklerin, Hak diyen çağrısıyım

Kelimesi kelimesine sevda dilekçesiyim


Sözüm odur havasının, suyunun yangınıyım

Her ikilemin, karanlık düşlerin sancısıyım

Mazlumların, masumların dert ortağı hancısıyım

Ey Şehir! Sana gönül verenlerin bendesiyim

Kelimesi kelimesine sevda dilekçesiyim


Ne yılan kusmuğu, sivri dillerin himayesiyim

Ne mahşere azığı olmayanların sermayesiyim

Huzur veren nimetin, gayretin de gayretiyim

Adil yüzlü erdemli şehrin, hamiyetin hamisiyim

Kelimesi kelimesine sevda dilekçesiyim


Ben bu şehrin nesiyim?

Hecesi, nicesi, hafızalarda ki mazisiyim

Sabrı, sükûtu, selameti, sadakatı, şahidi, gazisiyim

Kâğıdı, kalemi, hatırası, çile yolcusu yazısıyım

İlim, kültür, irfan, hikmet ırmağının sızısıyım

Kelimesi kelimesine sevda dilekçesiyim”


ARAZ/ KİTAP Yayınlarının elimizde üç eseri bulunuyor. Bu eserler;

Fatma Şenkaya’nın kaleme aldığı, “Derdime Vakıf Değil!”

Faruk Yiğit Araz’ın, “İnsan Evine Kaybedince Döner!”

Mustafa Yıldız’ın, “Harcananlar!” eserleri...

İnşallah her üç eseri de dikkatle okumaya gayret sarf edeceğim.

Derdime Vakıf Değil Eserinin 15.nci sayfasında yer alan, “Daralan Dünya” başlığı altında ki yazılarında yazarımız şu ifadelere yer verirler;

“İnsan yaşlandıkça/ Ev büyür, / Duvarlar daha sessiz olur,/ Sandalye artar, oturan azalır./

Oda küçülür, / Anılarla dolar her köşe, / Bir zamanlar sığmayan hayaller/

Şimdi bir çekmecede uyur/ Şehir daralır, / Sokaklar uzaktır artık, / Her köşe tanıdık,/

Ama adımlar yorgun,/ Yollar eskisi gibi çağırmaz insanı./ Ve dünya... /Dünya daralır,

Konuşacak insan azalır, / Beklenen günler seyrelir, / Takvim yaprakları ağır ağır düşer./

Zaman genişlerken dışarıda,/ Biz içimizde daralırız./ Çünkü insan yaşlandıkça/

Büyüyen tek şey/ Sessizlik...”

**

Şair ve Yazar Mustafa Yıldız, “Harcananlar” isimli eserin, 10.ncu sayfasında yer alan,

“Beni Anla!” şiirinde bizlere çağrısı vardır;

“Beni anla,

Beni saz ile anla,

Telin ince sesiyle anla,

Mızrap ile anla,

Söz ile anla,

Mısra mısra şiir ile anla,

Gönülden gönüle,

Türküyle anla,

Ama beni anla.”

**

Muş İlimizde, bir Yayınevi’nin oluşu/ genç nesillere yönelişi,/ Okumayı ve Yazmayı sevdirmek için değişik projelerle kendi insanının huzuruna çıkması, / Her eserin yayınlanışında, “Okurlarla Sohbet ve İmza Günleri...” güzel bir gelenek haline getirişi önemlidir.

Muş İlimiz, her şeyden önce, “Üniversite Şehridir!” Sosyal Bilimlerin her alanında, “Birikimli Akademisyenlerimiz...” onların varlığı Muş İlimiz için de, ‘apayrı bir zenginliktir’

Daha önceki yazılarımızda da ifade ettik, “Ses ve Sözün bir arada olduğu...” DİVAN SOHBETLERİNİN sivil hayatımızda yaygın hale getirilmesi, “elzemdir!”

Muş ilimizde bir yayınevi

Muş ilimizde bir yayınevi

Yazarın Diğer Yazıları