Geçtiğimiz günlerde Elâzığ Manas Yayınevi’nde dostlarla birlikteyiz. Elâzığ’ın yetiştirdiği önemli sanatçılardan Hasan Öztürk bizlere, “Uluslararası düzeye düzenlenen Azerbaycan muğam yarışmalarına Türkiye’den jüri olarak Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu Müdürü olduğumu yıllarda katıldıklarını...” belirttiler. Bu yarışmalara Türkiye’den hem jüri hem de icracı olarak temsil edildiğini öğreniyoruz. Bir diğer önemli isimde, Prof. Dr. Cahangir Novruzov... Sn. Novruzov, “Türkiye ve Azerbaycan’ı Uluslararası kültür ve sanat festivalleri ve yarışmalarda jüri üyesi olarak temsil eden önemli bir akademisyen ve sanatçı...” Sanat Dünyasını daha yakından tanımakla birlikte kendi gönül coğrafyamıza da uzanabiliyoruz.
Yazımızın başlığına bu vesileyle, “Mugam Üzerine!” dedik. Mugam, “halk müziğinin temelini oluşturuyor. Şifahi geleneğe dayanan Mugam, klasik müzik formu...
Mugam, klasik müzik formunda kullanılan geleneksel Enstrümanlar; “Tar, Kamança, Def ve Kaval...”
Klasik Mugam Sistemi, “yedi ana makamdan meydana geliyor!”
Bu makamlar, Rast (Mertlik ve zindelik), Şur (Şen ve lirik bir ruh hali), Segah (Aşk ve tutku duyguları),
Şüşter (Derin keder ve hüzün), Cahargah (heyecanlar ve İhtiras), Bayatı- Şiraz (Üzüntü),
Hümayun (Derin keder)
Mugama, “sanatçının o anki duyguları ve ustalığı belli bir ritm kazandırır. Serbest ritimli bir doğaçlama sizleri kendisine cezbeder.” Bilinen enstrümanlarla, gazeller okunur. Azerbaycanlı sanatçılar, mugamı yaşatmak için seferber olmuştur.
Birkaç örnek verelim;
Rast Mugamına örneğimiz Fuzuli’ye ait,
“Canı kim cananı ola, bir dilde canan istemez,
Canın sevenler cananın terk edip can istemez.”
Şur Mugamı, sözleri Nesimi Gazeli;
“Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam,
Cevher-i lâmekan benim, kevnü mekâna sığmazam.”
Segâh Mugamı, sözleri Anonim/ Klasik Gazel;
Geç gelmededir yar, yene olmuş gece yarı,
Gözler asılı, yok neqaraltı, ne de bir ses,
Batmış kulağım, gör ne düşürmektedir yarı,”
Peki, bu güzel eserleri icra eden Azerbaycan’ın en meşhur muğam sanatçıları kimler?
Uluslararası üne sahip isimler arasında Âlim Kasımov, kızı Fergana Kasımova,
Cebbar Karyağdıoğlu, Arif Babayev, Sara Gadimova, Ağahan Abdüllayev...” vesaire
Düşündüm, Azerbaycan edebiyatının zirvedeki isimlerinden Bahtiyar Vahapzade’nin, milli müziği olarak da kabul gören Mugam’a adanmış “poeması (şiiri) bulunmaktadır.
Bahtiyar Vahapzade bu eserini Azerbaycan’ın ünlü bestekârı Üzeyir Hacıbeyli’ye ithaf etmişler.
“Mugam!” şiirinden,
“Taş kalplerde yanarak taşları kırdı muğam.
Hakka düşman olanı Hakka yöneltti muğam.
Ne sandın onda olan küvveti sen?
“Nehri ahıyla kuruttu” “Gemiyi yaktı” muğam.
Onun her köşesi bir anı, bir canlı kitap,
Geçtiğimiz yolları bazan anımsattı muğam...”
Şur, Çahargah, Segâh, Rast mugamlarının uyandırdığı duygular öylesine harmanlanmış ki,
“Bir halkın tarihi, tarihin yolu...
İnişler, çıkışlar, acılar dolu.
Ses çıkar muğam `ın perdelerinden.
Konuşması açık,
Gizemi derin.
Yüksek tınısında sanki ateş yakılmış,
Yangınla alevler adeta göklere kalkmış.
Alt tını yangını söndürmek için,
Fikirleri ve hayalleri barındırmış...”
Üzeyir Hacıbeyli’nin bestelediği, “Çırpınırdın Karadeniz” türküsü, Kafkas İslâm Ordusuna ithaf edilmiştir. Bu eserde de, “muğam özelliklerine yakın bir gırtlak yapısı barındırdığını söyleyebiliriz.”
Mugam çalışmaları bizleri Azerbaycan’ın gönül dünyasına taşıdığını söyleyebilirim.