Mevsim bahar olunca gel diyorsun Sensiz hayat kuru bir dal diyorsun Gönül fermanını yağmurlara yaz Hasretle kapısını çal diyorsun Göçmen kuşlar dağ, tepe aşar gelir Irmaklar, vadilerden taşar gelir Hayalim, umutlarım koşar gelir Ayrılık şarkısını çal diyorsun Bekledim, güneşin doğduğu yerde Sevdanın, hicabın olduğu yerde Dermanın, yüreğin yandığı yerde Feleğin kapısını çal diyorsun TÜRKİYE RUHUMUN BÜTÜN EZBERİ Aşığım tarihin kutlu yoluna Hafızamın yüklü sandığı mazim Lokman nasihati anlat oğluna Atiye adil nesil olsun ZAMAN Türkiye’m, ruhumun bütün ezberi… Malazgirt’te dinle ‘Fetih Süresin…’ Gönül sırlarında kale göresin İnsan hayatını halde yorasın Atiye adil nesil olsun ZAMAN Türkiye’m, ruhumun bütün ezberi… Bir ömür feryadım kopsun aşkına Fırat, Dicle, Aras taşsın aşkına Denizler köpürsün vatan aşkına Atiye adil nesil olsun ZAMAN Türkiye’m, ruhumun bütün ezberi… İmanım, ihlasım bağrında yangın Kuru sevda değil, çağrında engin Vatan toprağıdır, emsalsiz zengin Atiye adil nesil olsun ZAMAN Türkiye’m, ruhumun bütün ezberi… En âlâ makamın sana şehadet Nöbetinde olmak bile ibadet Vatan toprağını aşkla imar et Atiye adil nesil olsun ZAMAN Türkiye’m, ruhumun bütün ezberi… RENK CÜMBÜŞÜ Tabiat renk cümbüşü, anlatıyor âlemi Vahdet şuuru taşıyor, yetmiş iki bin âlemi Toprağın nabzında cıvıl cıvıl muhabbet; Haykırıyor insana, asıl berzah âlemi! . FETHİ GEMUHLUOĞLU’NA (Akrostiş Şiir) “Fethi Ağabey” oldu gönüllerin, Emeği, gülistan oldu, güllerin Terkisinde, sevgi dolu heybesi Hırkası, ‘Yunus kokulu’ ellerin İhlasla yıkanmış, duru dillerin Gel der, ‘nefis duvarını’ yıkarak Ebede doğru takvayla akarak Muhabbet ister, söze hikmet gerek Ulu bir çınara döndü gölgesi Hilkati aşk olanında serveti Lisân-ı hâl ile dolar halveti Usulü cedittir, ilme daveti Merhaba derim, ‘asrın muhtarına’ Sevgi dolu yürekle yürüyüşüne… BAHAR BİR ÇİÇEK GİBİ Kâinat bir ağaç gibi Âdem, kâinatın soy ağacı Ağaç bir çekirdek gibi Çekirdek, varlığın hülasası Cennet, bir bahar gibi Bahar, Hak’tan rahmet muştusu Bahar, bir çiçek gibi Çiçek, vuslatın nur perdesi… DALINDAN KOPAR Al yaprağı eline, rengine bak Yeşili bahar, sarısı güz kokar Üşüyen güneşi dalından kopar Yıldızlarla birlikte göğsüne tak... GÜL DALINA KÜSMÜŞ Nerde o eski baharlar, paharlar İçimdeki yangına ses vermiyor Birlikte nefeslenirdi seherler Gül dalına küsmüş neşe vermiyor SOĞUK DÜŞLERİN FERYADI! Kar düştü saçlarıma, ölüm nişanıdır, bu! Üşüyorum, ta derinden; ayrılık anıdır, bu! Göçmen kuşlar gibiyiz, kelebek canıdır, bu! Kış ve bahar; iki dünya; Gel-Git devranıdır, bu! Kâinat zikir halinde, arzın şükranıdır, bu! Kışı, ‘Lahavle’ dedirtir, kulun hüsranıdır, bu Soğuk düşlerin feryadı, ruhun hicranıdır, bu! Özlemimiz baharadır, canların düğünüdür, bu!