Elazığ Belediyesinin düzenlediği Kitap Fuarı, “Ahmet Kabaklı’nın ismiyle…” yapılacaktı.
Yazarı ve okuyucuyu bir araya getirmek güzel bir faaliyet.
Faaliyetin yapıldığı mekân, “Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi…”
Elazığlı Şair, Yazar Doktor Ahmet Tevfik Ozan ismini bir daha anmış oluyoruz.
Ahde vefa, Sıla-ı Rahim gibi kavramlar bizim ruh ve gönül zenginliğimiz…
Telefonla Kent Konseyi Başkanı Rüstem Kadri Septioğlu ile sohbetlerimiz oldu.
Organizasyonda aktif görevler üstlenen Murat Malkan ile sohbetlerimiz oldu.
Bu tür organizasyonların zorluklarını bilen bir insanım…
Önemli olan, ‘yüz akıyla…’ bu faaliyetleri tamamlamak!
Sosyal Medyada en fazla paylaştığım isimler; “Mahir Gürbüz, Ahmet Demir, Zekeriya Bican, Cebeli Yerlikaya…” oldular. Bu arkadaşlarımızla gün be gün kitap fuarını paylaştık.
Yine Talat Özer’in yönetiminde, “Telmih Dergisini…” kutlarım. Kendilerini ve ekip arkadaşlarını büyük bir heyecanla okuyucu ile yazarlarını buluşturuyordu…
08 Ekim Tarihinden 16 Ekim tarihinde kadar, Saatli olarak, Elazığ dışından gelen zengin bir yazar kadrosunun sohbetleri yapılıyordu… Elâzığ Belediyesi hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştı…
Elazığlı yazarlarla ilgili Kent Konseyi Başkanı Rüstem Kadri Septioğlu ilgileniyorlar. Septioğlu, Elazığlı yazarlara büyük bir özen gösteriyordu.
Bu güzel organizasyon için elbette, ‘keşkelerimiz…’ var. İnşallah önümüzdeki yıllarda daha mükemmele doğru yol alırız.
Nedir O keşkelerimiz?
Fuar Afişlerinde Elazığlı yazarlarımızda yer almalıydı… Şunu gayet iyi biliyorum. Yaygın medyada yazan birçok arkadaşımız var.
Fırat Üniversitesi mutlaka bu organizasyonda yer almalıydı. Özellikle de, ‘sosyal bilimlerde eser sahibi çok değerli öğretim üyelerimiz’ bulunuyor. F.Ü. hâlihazırda, 45 bin civarında Üniversite öğrencimiz daha aktif olarak katılım sağlayabilirdi.
Elazığ Dışında da Türkiye’nin yakından bildiği eser sahibi bilim adamlarımız çağrılabilirdi…
Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının 25.ni, “14-16 Ekim 2022 tarihlerinde…”gerçekleştiriyoruz.
Hazar Şiir Akşamlarının, ‘bir yerde başlaması lazım…” Bunu en fazla şehir olarak isteyen, yazan ve çizen de bizleriz. Ahmet Kabaklı Hocanın, “Sağduyuya Çağrı…” yazıları hala hafızalardadır.
Prof. Dr. Sadık Kemal Tural, “Şiir olmasa dünya çöl olurdu!” diyorlar. Öyle veciz, öyle nezih bir ifade ki, şu coğrafya da; “ne gönüllerin çölleşmesine” ve ne de, “toprağın çölleşmesine…” meydan vermeyelim. Yunus Emre ne diyorlar;
“Gelin tanış olalım/ İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim/ Dünya kimseye kalmaz!”
Elazığ Şehrini, “Türk Dünyası Başkenti…” yapma ahdimiz yok mu?
“Elmas Yıldırım Azerbaycan- Türkiye Üniversitesi’nin Elazığ’da Kurulması…” yönünde çabalarımız yok mu?
Bizler, ‘ideal düşünüyoruz’ O düşünce, “derin bir tefekkürle, Fethi Gemuhluoğlu’nun dedikleri gibi şehrine dost ol…” erdemliklerine taşıyor.
Uluslararası Hazar Şiir Akşamları hakkında da, ‘keşkelerimiz…’ bu sütunlarda, ‘edebi bir eleştiri ile dile getirilecektir.”
Şunu ifade etmeliyim; “Uluslararası Hazar Şiir Akşamları Kültür Şölenidir. O şölen şairlerimizin şölenidir…” Şairlerimizle, yazarlarımızla, ak saçlılarımızla sürekli, ‘istişare halinde’ olmalıyız.
HARPUT’UN FETHİ
On bir Ekim bin seksen beş tarihi
Harput’a Türk mührünün vurulması…
Ahlat’tan Harput’a, vuslat rüzgârı
Türkmen Obalarının kurulması
Kaleler içinde yiğit Otağı
Harput’ta başlar VATAN OLMAYA HEY!
Yüreklerin fetihle durulması
ELEŞTİRİ
Edebiyatın edepli hamlesi
Lisan-ı hâl ile mürekkep damlası
Ey gönül, sen nefsini yıkadın mı?
Şura ile iş görenin cümlesi
Tefekkür eder tartıyla/ ölçüyle işini
DÜNYA İMTİHANI
Dünya Âdem’in sürgün imtihanı
Dünyada hazırlar, ‘ebedi hanı’
Yüksek bir ahlak duygusu, ‘adalet’
İlim, hikmet, marifet serüveni…
Denizler mürekkep, kalemin hani?
Âdem’e züldür cehalet, atalet
TÜRKİSTANDIR
Türkistan’dır, Türk’ün ana vatanı
Anlarım Türk gibi değer katanı
Bilirim Çin’i, küstah tuzağını
Zulümle beslenen korkunç ağını
Kürşad gibi yiğitler gerek bize
Kahramanlar ancak getirir dize
KİTAP ŞÖLENİNE
En erdemli şölen, KİTAP ŞÖLENİ
Aklım, fikrim, gayretimde KİTAPLAR…
“OKU” der inancım, hikmete yürü
Yürekten selâmla, başlar hitaplar
Bu ne güzel duygu, hasret kalmışım!
‘Aşk nehriyle can buluyor’ stepler
Ey Şehir, seni yüreğime almışım
Gönül gözyaşını siler sebepler!
ŞİİR VE ŞAİR
Resul’ün hırkasını taşır şair…
“Şiirde hikmet gibidir…” der, Resul…
Anladım, “sanat Allah’ı aramakmış…”
Bildim dünya, “çelik, çomak işimiş!”
Şiir, dua gibi süzülür gönlümden
Hikmet pınarı gibi kaynar özümden
İlham kaynağı gibi taşar özümden
YORGUNUM
Yorgunum, zaman yorgun, mevsim yorgun
Ufkumu besleyen düşlerim yorgun!
Uzaklarda hasretin çilem oldu
Gam kervanına yürü desem, yol yorgun!
“Sessiz Gemi yol alırken Limandan…”
Sanki rüzgâr yorgun, dalgalar yorgun!
Felek döndü, sabrım sükûta erdi
“Dünyada gözü kör olanın
Ahirette gözü kör olacak…”
Basireti açık olanın
Hamiyetli ak yüzlü olacak!