Mevsimler mi şaşırdı, bilemiyorum!
2022 Yılı hafızalarda, ‘farklı bir yıl olarak…’ geçecek!
Farklı bir yıl dedik de, “kışın beyaz duvağıyla tanış olmadık!”
Fırat Vadisinde ılıman bir iklim yaşıyoruz!
Aklıma birçok sorular takılıyor?
Eskiler, bir yılı iki bölüme ayırırlardı,
Birinci bölüm, “Kasım Günleri” olarak adlandırılırdı.
Kasım Günleri, 180 gün olarak kabul edilir ve 8 Kasım tarihinde başlardı…
Ne zamana kadar, “5 Mayıs Tarihine kadar…”
İkinci bölüm ise, “Hızır Günleri” olarak kabul görür;
“186 Gün…” olarak hesaplanırdı.
Hızır Günleri de, “6 Mayıs tarihinden 7 Kasım tarihi…” nihayet bulurdu.
Halk arasında, Baharın gelişi “Cemrelerin…” birer gafta aralıklarla düşmesiyle ilişkilendirilir!
Cemre sözlükte, ‘ateş topu’ anlamına geliyor.
İlk Cemre, Kasım Günlerinin 105. Gününde/ yani 20 Şubat Günü Havaya;
Kasım Günlerinin 112. Gününde, 26-27 Şubat Günü, Suya;
Kasım Günlerinin 119. Gününde, 04-05 Mart Günü toprağa düştüğü inancı yer alır.
Mart ayının ilk haftasından itibaren, “Havalar Isınmaya…” başlardı!
21 Mart Tarihi, bizim Kültürümüzde; “Nevruz/ veya Bahar Bayramı…” olarak kutlanır.
Halkımızın tarihi gelenekleriyle beslenen o güzelim inancına göre, “Kış Mevsiminin İçerisindeyiz!”
“Med ve Cezir misali…” 8 Kasım tarihinden 05 Mayıs tarihine kadar, “hava sıcaklarında değişimi yaşamamız gayet tabii…”
Ecdat Mart Ayı için ne diyor; “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır!”
Mart Soğuğunu biliriz! Ziraatçılar bu ay içerisinde sürekli çiftçilerimizi, “muhtemel don olaylarına karşı ikaz ederler!”
Bizleri Şubat Ayı içerisinde sıklıkla yaptığımız haber, “bademlerin çiçek açması…” olur.
Yazımızın başlığına, “Kış Gelmedi mi!” dedik!
21 Aralık, “en uzun gece…” olarak bilinir.
21 Aralık, aynı zamanda; “Kuzey Yarımkürede Kış gündönümü!” olarak da telaffuz edilir.
İşte bazı ülkelerde 21 Aralık tarihi, “Kışın başlangıcı olarak da…” ifade edilir.
21 Aralık, “gölgelerin uzun olduğu gün olarak da…” belirtilir.
Gölge soğuktur efendim; “gölge etme başka ihsan istemem!” derler.
Bilim adamlarının tespitlerine göre “kuru havanın bu yıl tarım, ulaşımı ve enerji üretimini ciddi şekilde etkiliyor…”
Artık günümüzde; “ne eski kışlar, ne eski soğuklar yok!” efendim.
Bölge insanı gayet iyi bilirler, “Nar Ağacının filizleri toprağa gömülürdü!”
Ağın Köylerinde, “ağaç boyunu bulan narlıklar…” gözünüze çarpmıştır.
Ve öyle ki, Keban ve Ağın İlçemizde, “Zeytin fidanlarına rastlamamız mümkün!”
Mevsimler değişti… Toprağın üzerinde ekinlerimizi 3 ay örten kar örtüsü yok artık!
Bu yazıyı kaleme aldığım gün, “18 Aralık 2022 Pazar Günü…” Dışarıda bir bahar havası!
Çocuklar, ‘park ve bahçelerde…’ güneşli havanın bir bakıma tadını çıkarıyorlar.
Tekrar sorumuzu soruyoruz, “Kış gelmedi mi?”
Kuraklık ve neticesinde sular yerin derinliklerine doğru çekiliyor mu?
Mülk Suresi 30 ayette şöyle buyruluyor; “De ki; Söyleyin bana! Eğer suyunuz (yerin dibine) çekilecek olsa, artık size kim bir akarsu getirir?” (Âlemlerin Rabbi olan Allah’tır…)
Hemen yanı başımızda akan Fırat Nehri kurur mu acaba?
Hadis, “Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savaşırlar. Yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür. Onlardan her biri, “Herhalde savaşı ben kazanacağım.’ der.”
Bu hadis Buhari’de, Müslim’de, Ebu Davud’da, Tirmizi’de yer alıyor…
Tabi ki, tefsire ihtiyaç var. Her şeyin doğrusunu Yüce Allah bilir…
NASA’nın uydu görüntülerinde, Ortadoğu’da büyük miktarda içme suyu kaybı olduğu gözlemleniyor.
“Kuraklık, su kaynaklarının kötü kullanımı, nüfus artışı vesaire sebepler bir yana su ihtiyacının katlanarak artmasına sebep teşkil ederken, bölgedeki su kaybının giderek arttığını göstermektedir…”
Ortadoğu’yu bekleyen asıl tehlike, “petrol savaşlarının…” giderek yerini, “su savaşlarına…” bırakacak olması endişesidir.
Yine bizler, “yazımızın başlığına dönelim”
Artık içerisinde yaşadığımız bölge de, “Kış Mevsimi ve yağışların Ocak-Şubat ve Mart Aylarında olduğunu…” söyleyebiliriz.
2009-2017 Yılları arasında Elâzığ NGK Anadolu İletişim Meslek Lisesinde Medya Tarihi Derslerine gittim. Genellikle, “Kar yağışları ve buzlanma sebepleriyle…” Şubat tatil bitiminde okullar üç veya beş gün geç açıldığı olurdu.
Okuyucularımız bizlerle paylaşacaklardır; “son bir asrın en kurak yılını geçirmiş oluyoruz!”
İnşallah, toprak suya kavuşur. İnşallah, 2023 yılı her bakımdan bereketli bir yıl olur…
Selam ve muhabbetle
KIŞ GELMEDİ Mİ?
Ne dağım, vadim beyaza boyanmadı!
Gök kubbede bulutlar yürümedi
Gecenin ayazında mikrop yağdı!
Gözlerdeki tebessüm yürümedi
Cümle gariplikler ruhuma ağdı!
Toprak kokusunda gönlüm yanmadı