Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Huzurla Yazmak

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Huzurla, içten gelen coşkuyla yazmak o kadar farklı ki, anlatamam sizlere…
Elazığ Belediyesinin ramazanın her gününe bir etkinlik koyması ne kadar anlamlı!
16 Nisan 2022 tarihinde, Elazığ’ın yetiştirdiği Bilge Sanatçımız Esat Kabaklı,
Ahmet Tevfik Ozan Elazığ Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde sanat severler tarafından büyük bir coşkuyla ağırlanıyordu.
“Esat Kabaklı ’ya ithaf ettiğimiz bir şiirimizde şöyle diyoruz; 
“Göllübağ’ın gönlünü aldın gittin
Sazınla vatanı yar ettin bize
Harput’un şehriyarı oldun gittin
Dede’m Korkut'ça nazar ettin bize

Şakıyan vatandır, yürekten dinle
Türkü yakar bize, Esat’tan dinle
Ses bayrağımızı, rüzgârla dinle
Kutlu sevdayı gülzar ettin bize”

Malazgirt Zaferinden hemen sonra fethedilen Harput, gönül coğrafyamızda farklı bir yere sahiptir. Ramazan Günlerinin her akşamı bu şehir bir gönül insanını ağırladı.
“Sohbet Kültürü…” ne evla bir kültürdür. O kültür, 9 asırdır, Anadolu’nun manevi fatihi Piri Türkistan’ın hikmet ocağından günümüze süzülerek akar…
O coşku pınarı hala çağlamakta… Fütüvvet Dili, gönüllere akan bir dil… 
Merhaba o dile… O dille gönüllere hitap edenlere… Ne diyoruz bir şiirimizde;
“Sevdalarımız yürür Anadolu’dan
Alpler, Erenler, Veliler diyarından
Şecaat yürür, asrın bütün kalelerinden…
Vefa ve sadakat bayrağı dalgalanır,
Sıddıklar Ordusu’ndan…
Ey Sahabe meşrepli yüzler;
Ecdadın kutlu selamı ve salâtı üzerinize
Fırat’ta, Dicle’de abdestlerini aldılar
Kelam ettiler, kâmil bir ruha erdiler…
Şefkat dolu, “fetih yürekli” nazarlar;
Her biri yıldız olup aktılar Anadolu’ya…”

İnfak, İhlas, Yardımlaşma Şuuru denildi mi, “Hz. Ömer (ra.) akıllara gelir.
Adlin kalesi, 2. Halife Ömer’i konuşmak… Yürekten dökülen mısralarla…
“Ömer sırtında un taşır, hayret!
Sen de gayrete gel, ha gayret!
Taşı omuzunda, insan olmayı!
Dert ile dertlenen yüreği seyret
Devlet; babadır, şefkattir, merhemdir
Kim demiş iyilik, üç-beş dirhemdir
Bil ki, bileğe güç veren imandır…”

Hicr Suresi 94 ayeti büyük bir aşkla okuyunuz ve de ‘huzur bulunuz’
“Öyle ise emrolunduğun şeyi çatlatırcasına (açıkça anlat) 
Ve müşriklerden yüz çevir” 
Kur’an bizlere, ‘kavimlerin helakinden…’ haberdar ediyor.
Hicr Suresi 76 ayette şöyle buyrulur;
“Ve doğrusu o (dehşet gününün alâmeti olan harâbeler),
Hâlâ (çalışıp) duran (işlek) bir yol üzerindedir”
Tarih ilmine mutlaka yönelmeliyiz! 
Geçmişten kendimize dersler, nasihatler, ibretler almalıyız!
Geçmişin muhasebesini mutlaka yapalım!
O sebepledir ki, ‘akleden bir topluluk…’ olmak!
“Milli Vicdanı…” bütün hissiyatıyla ayakta tutan bir toplum/ topluluk olmak…

İnsan kendisinin farkında mı?
“Kâinat insan için, insanda Allah için yaratılmış!”
Bu ne büyük bir mutluluk, bu ne büyük bir lütuf…
Rabbimize yüzbinlerce şükürler olsun.
Nahl Suresi 12 ayette şöyle buyrulur;
“(O,) geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi.
Yıldızlarda onun emrine boyun eğdirilmişlerdir.
Şüphe yok ki bunda, akıl erdirecek bir topluluk için nice deliller vardır.”
Nahl Suresi 8 ayette şöyle buyrulur;
“Atları, katırları ve eşekleri de onlara binmeniz için;
Ve (dünya hayatınızda) bir ziynet olsun diye (yarattı)
Ve daha sizin bilmeyeceğiniz nice şeyler (nice vasıtalar) yaratır.”
Kur’an, günümüz teknolojisinden haber veriyor!
O sebepledir ki, inancımız; ‘anatomi ve astronomi ilmini…’ teşvik eder!

İnsanın yaratılışı ve onun haddini aşması…
Nahl Suresi 4 ayette şöyle anlatılır;
“İnsanı bir nutfeden (hakir bir damla sudan süzülmüş hulâsadan) yarattı;
Bir de bakarsın ki o, apaçık bir mücadeleci (kesilmiş)tir.”
Malla, makamla, mevki dünyanın gelip geçici menfaatlerinden başka bir şey değildir!
Şeytanın cennetten kovulmasının en önemli sebebi, ‘kibirlenmesidir’
Nahl Suresi 49 ayette şöyle buyrulur;
 “Hâlbuki göklerde olan ve yerde bulunan, hareket eden bütün canlılar ve melekler,
Büyüklük taslamadan sadece Allah’a secde eder.” 
Nahl Suresi 48 ayette ise şöyle buyrulur;
“(onlar) Allah’ın yarattığı herhangi bir şeyi görmediler mi ki,
Onun gölgeleri (dahi) Allah’a secde ediciler
Ve zilletle boyun eğenler oldukları halde sağ ve sol (taraflara) dönerler”
Kâinat bütün zerresiyle; Yüce Yaratıcıyı tesbih/ zikir halinde…
Lokman Suresi 12 ayette ne buyruluyor;
“Kim şükrederse kendisi için şükretmiş olur.
Kim de nankörlük ederse, bilsin ki,
Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye layıktır!”
İnsanoğlu, ‘kâinat sarayının efendisidir’
Bütün nimetler önüne serilmiştir. 
Nimetin şükrü nedir, “Hakk’ı birlemektir…”

Bizim en büyük cihadımız, ‘mutlaka ki, nefsimizle…’ olacaktır.
Nefis her zaman için, ‘kötülüğü emreder’
Yusuf Suresi 53 ayette şöyle buyrulur;
 “(Yusuf dedi ki;) Hâlbuki (ben) nefsimi temize çıkarmıyorum.
Muhakkak ki nefis, daima kötülüğü emredicidir;
Ancak Rabbimin merhamet ettiği (koruduğu kimse) müstesna.
Şüphesiz ki Rabbim Gafur (çok bağışlayan)’dır, Rahim (çok merhamet eden)’dir” 
Bizlere düşen nedir?
Doğru olmak, dürüst olmak, Allah’ın koyduğu hududu aşmamaktır.
“Allah’ı görür gibi…” her anımızı kontrol altında tutabilmektir.
En’am Suresi 152 ayet bizleri uyarmaktadır;
“Söz söylediğiniz zaman, akraba bile olsa, adaletli olun!
Ve Allah’ın ahdini (verdiğiniz sözü)  yerine getirin!”
Bütün emelimiz, ‘huzurla yazmak…’ Güne tebessüm edebilmektir.

Yazarın Diğer Yazıları