Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Hayatın İçinden

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Malazgirt Zaferinin 951. Yıldönümü büyük bir coşkuyla kutladık.
Zaman tünelinden geçiyoruz…
2008 tarihinde, “Muş-Elazığ Buluşması…” her iki şehrin, ‘sivil ve kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla…’ gerçekleşiyor.
Malazgirt Zaferinin 937. Yıldönümünde, Elazığ Şehrinden; “Şair, Yazar, Akademisyen ve Elazığ Belediyesinin Mehter Takımının Katılımı…” o yıllarda büyük bir coşkuyla karşılanmıştı.
Artık, Malazgirt Zaferi, Cumhurbaşkanımızın himayelerinde gerçekleştiriliyor.
Tarihi açımızdan çok önemli… 
Köklü bir mazimiz var. Mazimizden güç alarak, ‘geleceği birlikte inşa edeceğiz’
Bir Şiirimizde şöyle deriz;
“Her asır bir kahraman çıkarır
Alparslan’la, Malazgirt vatan kapısı…
Atatürk’le, Kocatepe vatan tapusu…
Şehadetler bizi arşa çıkarır!”

TAZİYE EVLERİ…
Zaman tünelinden geçiyoruz… Yıllar öncesine…
Elâzığ Valisi, Lütfullah Bilgin. 1998 yıllarında; “Elazığ- Urfa Buluşması…”
O buluşma dönüşü Elazığ Valisi Lütfullah Bilgin, “Urfa’da olduğu gibi Elâzığ’da da taziye evleri olmalı!” sözleri hala kulaklarımızı çınlatır.
Elazığ’da, ‘taziye evlerinin açılması…’ konusunda birkaç makale yazdığımı biliyorum.
Geçtiğimiz gün, Elazığ Polatlar Camii taziye evinde, eski Belediye Başkanımız Mücahit Yanılmaz ’ın dayısının taziyesindeydik. 
Işıklı, havadar, gayet geniş bir mekâna sahip taziye evi… 
Bu vesileyle Naci Sönmez, Şener Bulut ile birlikte tarihi yâd ettik…
“Şu benim divane gönlüm…” ilahisini Elazığ Musikimizin aksaçlı bilgesi Nazi Sönmez ile Elazığ Eski Belediye Başkanımız Mücahit Yanılmaz icra ettiler. 
Gerçekten duygulandık! İlahilerimiz, kasidelerimiz, manilerimiz, hoyratlarımız unutulmamalı!

KONUK ALIR MI, ALMAZ MI?
Muş Ovası’ndan Elâzığ’a giderken hemen sağınızda bir tabela…
Pürdikkat okuyorum “Konuk Bekler Köyü…” 
Bu isim gerçekten hoşuma gidiyor.
Anadolu’da her ev/ veya mekân, ‘ışıklarını söndürmez’ konuk beklermiş!
Yolumuza devam ediyoruz.
Tarihi Külüşkür Köprüsünü geçiyoruz…
Ovaya doğru yol alıyoruz.
Bu sefer hemen solumuzda bir tabela; “Konak almaz Köyü!”
Biraz garip değil mi?
Bir köyümüz, ışıklarını yakmış tabelasında, “Konuk bekliyor!”
Bir diğer köyümüz, “Konuk almam!” diyor.
Gerçekten cevap bekleyen bir soru, “Konak almaz Köyü…” 
Bu isim nereden geliyor…
Cevdet Sevinç’ten bir mesaj alıyorum;
“Konuk bekler Köyü bir önceki Tarım İl Müdürü Turan Karahan’ın köyüdür…”
İnşallah birgün Sn. Karahan’ın köyüne misafir oluruz.

BİR DÜĞÜN…
Elâzığ Yerel Musikimizin aksaçlılarından Fethi Açıkgöz’ün biricik evladının düğünündeyiz.
Bizim masamızda, M. Dursun Aksoy,  Nihat Oğuz, Doğan Sever, Hadi Önal, Naci Sönmez, M. Şükrü Baş, İlhami Bulut, Zekeriya Bican…  Dostlarla bir fotoğraf karesinde yer alıyoruz.
Bu güzel günlerde, ‘daha fazla Harput’u yaşamak…’ daha fazla kendi kültürümüzle soluklanmak isterim. Bu düğünde, Musikimiz ve Halk Oyunlarımızın, ‘usta isimlerini de…’ gördük. Mutlu olduk.
Düğünler, ‘mutlulukların birlikte paylaşıldığı…’ hoş sohbet ortamlarıdır.
Orada bizim gönül alkışlarımız vardır.
Orada, türkülerimiz, oyunlarımız, omuz omuza birlikteliklerimiz vardır.
Her evliliğin hayırlara vesile olmasını dilerim.

ELAZIĞ MEYDANI…
Elazığ Öğretmen Evi’nden Elazığ Valiliğine kadar olan geniş alanda, “Elazığ Şehir Meydanı…” çalışmaları büyük bir hızla devam ediyor. Altı otopark olacak, ‘Şehir Meydanı…’ gerçekten büyük bir ihtiyaç olduğunu söyleyebilirim.
Şehir, artık nefes alsın/ soluklansın… 
Bir an geldi, “Türkiye’nin ve Dünyanın en büyük meydanı hangisi?” diye düşündüm!
Dünyanın en büyük meydanı Endonezya’da; “genişliği bir milyon m2 ile Merdeka Meydanı…
Bu meydan içerisinde birçok tarihi eser ve müze yer alıyor.
Türkiye’nin en büyük meydanı, Kayseri’de, “Cumhuriyet Meydanı…” 
Kayseri meydanı, “121 bin m2…”  Tebrikler Kayseri diyoruz!
İstanbul’un en büyük Meydanı, “Bağcılar Meydanı…” 
Avrupa’nın en büyük Meydanı; Polonya’da Rynek Glowny Meydanı…”
Çin’in en büyük meydanı, “Tiananmen Meydanı…”
Güzel Türkiye’mizi dolaştığımızda; İzmir’de Konak, İstanbul’da Sultanahmet, 
Muğla’da Saburhane, Kastamonu’da Hükümet Konağı, Bursa’da Orhangazi,
Amasya’da Prominand, Konya’da Mevlana, 
Şanlıurfa’da Balıklıgöl ve Dergâh Meydanları…”
Temennimiz nedir, “Elâzığ Şehir Meydanı’nında…” Türkiye’nin en iyi meydanları arasında yerini almasıdır.

ÖĞRETMENEVİ…
Elazığ Şehrimizde, “emeklilerde birlikte on binin üzerinde öğretmenimiz bulunuyor.
Ne yazık ki, öğretmenlerimize ait sosyal tesisleriyle birlikte göz dolduracak bir Öğretmenevimiz yok!
Bir eğitimci- yazar olarak gerçekten üzülüyorum.
Geçtiğimiz gün, Malazgirt kutlamaları vesilesiyle, Ahlat’taydım…
Van Gölü Kıyısında, her bakımdan mükemmel bir Öğretmenevi…
Saatlerce oturduk… Koyu bir sohbet… Büyük bir huzurla çayımızı içtik…
Elazığ Şehrimi düşündüm! 
Tarihin, “vuslat şehrini…” düşündüm!
Gözlerim doldu… Sözün bittiği yerdeyim!
Elâzığ bunu hak etmiyor… Daha ne diyeyim?

Yorumlar 1
Cevdet Sevinç 28 Ağustos 2022 13:20

Yüreğinize kaleminize sağlık kıymetli hocam, ilimizin yöneticilerine ve siyasilerine zaman zaman çok güzel öneri ve temenniler de bulunuyorsun, İnşaAllah onlarda dikkate alırlar ve yıllar sonra da olsa Sayın Lütfüllah Bilgin Valimiz gibi onlarında ilimin güzel insanları tarafından güzellikleri ve hizmetleri ile yad edilirler. Saygı ve hürmetlerimle...

Yazarın Diğer Yazıları