Adım, cömerte çıksın, mertten yana
Söz anlamaz zalime sertten yana
Ariflere arkadaş fertten yana
Çileye tebessüm eder yürürüm
Sabır, dile kalbe sükûnet verir
Vakar, fikre zikre ciddiyet verir
Niyet, azim gayret emniyet verir
Hayata maşeri ruhla yürürüm
Ömür dediğin, uzun ince bir yol
Çileyi, öğüte öğüte giden yol
Dertlerle kavrula kavrula yanan yol
Âdeme inişli çıkışlı uzanan yol
Hayata, erdemli tavırla yürürüm
Ömrüm, gurbet sıla arasında gel-git
Mesrur eder, atadan aldığım öğüt
Rabbim vermesin içimize ağıt
Hayata, aşk dolu yürekle yürürüm
Gün oldu, çakılların arasında,
Gün oldu, kâmillerin duasında,
Şu kâinatın mana deryasında,
Deryaları süze süze yürürüm
Zulmün elinde, tırnaklar sökülür,
Bahar gelmeden, fidanlar sökülür,
Doğrular bir bir yerinden sökülür,
Hayata, binbir zahmetle yürürüm
Vatan, sadıkane bir yurt oldu
Bizlere aşikâne bir yâr oldu
Şu cana, mahirane haslet oldu
Safiyane bir coşkuyla yürürüm
Gözlerim, ömür boyu yaşlı geçti
Yürüdüm, olanca yol taşlı geçti
Ülkemde siyaset çok başlı geçti
Seherde esen rüzgârla yürürüm
Hayata, bulut bulut akar yürürüm
Hayata, gönül gözüyle yürürüm
Hayata, vuslat şarkısıyla yürürüm
BİTMEZ BU SINAV
Bitmez bu sınav, dert mi, işkence mi?
Daha ilkokul sıralarında, "test"
Es rüzgâr. "ne taraftan esersen es!"
Testin adına, mest mi desem, pest mi?
Papatya falına bakıp, jest mi desem!
En güzel yıllarında, "kelepçe vurmuş"
Düşlerimden bir türlü sökemedim!
Zincirlere vurulmuş esaretim!
UFUKLARA AÇ
Gözünü, gönlünü ufuklara aç
Dağlar ötesi maveradan ses gelir
Meydan meydan kutlu zaferlere aç
Açlığıma, ariflerden tok ses gelir
Bilgelerden, hamiyetli ses gelir
HAKSIZLIK
Haksızlık milletin başındaki ur
İnsanı çileden çıkarır gurur
Hadis, “kimin hakkı varsa gelsin alsın” der;
Hak yiyen azap içinde boğulur
UMUTLAR
Ne kadar da zormuş sana ulaşmak
O zorlu engelleri bir bir aşmak
Umutlar, hayal kurduğum umutlar!
Umutlarıma bahar güneşi açsa...
Buz tutan karlar erise ne olur?
MİLLİ HÜSRAN
Yirmi dört yılı, hasretle bekledik,
Büyük düşlerle güne gün ekledik,
Geldi o günler, kâbusu izledik!
Ah şu zaman, bizden yana gülmedi
TOP YUVARLAK
Top yuvarlak, akıllarda yuvarlak
Askıda kalmış, kafalar muallak
Her tarafı herc ü merc, allak-bullak
Yüreksizlerle bu yollar yürünmez
Aşkı olmayana zafer görünmez
YÜZÜNÜZ DOĞUYA DÖNSÜN
Yüzünüz biraz da doğuya dönsün
Gönlünüz biraz da atiye yansın
Doğudan esen muştulu rüzgârlar
O tatlı esintiler, ruhunu ansın
Anadolu'nun kilidi doğu da,
Kapısı, Malazgirt bin yetmiş bir de...
BABALAR GÜNÜNE
"Benim Babam" dedikçe kalbim yumuşar
Kanatlanır göğsüm pırıl pırıl uçar
Arkamda gizemli bir gücü hisseder,
Yılmaz kahramanlar gibi koşar
Elimde sazım tiz şarkılarla coşar
Şu âlem sanki etrafımda rakseder
O GÖZLERDE
Göz göze ilk defa babamla geldim
O gözlerde, merhameti kokladım
Ömür dolusu sadakati aldım
Vatan sevgisi, ata ocağında
Kutlu ocaklar, bizlere yurt olur
KALP GÖZÜ AÇIK
Kalp gözü açık, bütün ilimlere yakın
Toprak gibi mütevazı ol, cimrilikten sakın
İman etmek için bütün deliller kâinatta;
“Miskale zerretin” ayeti taşır, Hakk’a yakın
GURBET
Gurbet, dünyaya göz açışla başlar
Sıladan gurbete kaçışla başlar
Her ocağı tüttüren yiğit başlar
Gurbet, ata ocağından çıktığım gün
Dışarıda, meşaleyi yaktığım gün
MUŞ’TAN ELÂZIĞ’A
Muş'tan Elâzığ'a, Murat Vadisi
Düşlerimde, Ahlat; Harput mazisi
"Ete kemiğe bürünmüş" gezisi
Behram Beyoğlu, Belek Gazisi
Tarihi diyâr diyâr, soluklarım
O derin soluklarda, donuklarım
SICAKLAR
Baktım, sıcak bir yangına dönmüş
Kavrulan insan halden hale dönmüş
Yağmur bekler gönüller yaz olsa da
Sanki tepemizde yanardağ sönmüş
Masmavi bir atlas gibi gökyüzü
Bedri, gözyaşına süzülür yüzü
ŞAİR SÖZÜ
Sevda dolu yüreklerde pas tutmaz
Şiir, ‘ilham kaynağı’ gönüller besler
Şair, haram lokma, yalan söz yutmaz!
Gönül gözesinde, hıçkıran sesler
Bir ney sesidir o, feryadı bitmez
GURBET
Gurbetin kanayan yarasıyım ben
Bir garip çilenin darasıyım ben
Düştün mü gurbete, derin kuyuya;
Gurbette sılanın sızısıyım ben
Gurbeti içinde yaşayan bilir
Bir büyük çileyi taşıyan bilir
Dağ, taş kanat çırpan aşiyan bilir
Gurbette sılanın şarkısıyım ben
HARPUT'TAN ISTANBUL'A
Harput'tan İstanbul'a gönül yolu
Gül kokar yollar, hoyrat esintisi
İstanbul'un, Anadolu'da tepesi
Âlimler, ulemalar şürekâsı
İstanbul’un bir yüzü, Harput Kapı
Harput Beyefendisi, Belek tavrı
Fetih dilidir, Ahi Evran Yolu
Yürür asırlara, edipler kervanı