“Bağrıma bastım, bayram güneşini
Hasretle yudumlarım sevincini,
“Bugünlerde barışın güvercini…”
Uçurmayalım söz muhabbetinde
Bir ömre bedel bayram sabahını,
Çocuksu duygularla sevincini,
Yaşamak isterim hergün doğuşunda…”
Elbette ki, ‘hassasiyetimiz’ olacaktır!
“Ah! O eski bayramlar…” bizlere geleceği inşa için davetiyedir.
Kültürüne, Kimliğine, değerlerine sahip çıkan bir nesil…
Ne demişler, “yarın geçilecek yolları bugünkü nesiller inşa eder!”
Yeri ve zamanı geldiğinde, “ince eleyip sık dokuyacağız’
Bayramları, inancımızın bir şuuru haline getirme yolunda azmimiz olacak…
“Bayram Olur!” şiirimizde şöyle sesleniriz;
“Bayram olur, yüz gülmezse neyleyim?
Bayramı, bayram bilerek yaşamak
Sevdiğimi göz görmezse neyleyim?
Sıla-ı Rahim yaparak yaşamak!
Geçti ömür; bayramlarla Hoşseda!”
Bayramlarla birlikte, ‘Hoşseda…’ yayılsın ülkemin dört bir yanına…
Hassasiyetimizi her zaman için korumalıyız!
YUMUŞAK SÖZ!
Her ayet bizlere ‘ufuk açıyor’
Tâ- Hâ Suresi 44 ayetini dikkatle, rikkatle, hayretle tane tane okuyunuz;
“Firavun’a gidin; şüphesiz o (ilahlık iddiasıyla) iyice azdı”
“Buna rağmen ona yumuşak söz söyleyin;
Belki ibret alır, ya da (Allah’dan) korkar”
Söz, ‘ince, narin, zarif, latif…’ olmalıdır.
Müslüman kimdir sorusunda, ‘kendisinden emin, güvenilir olandır’
En katı düşmanınız bile sizleri, ‘takdir etmeli…’
“Yumuşak bir kalbe sahip olmak; zayıflık değil yürekliliktir!”
Kalb-i Sabır, Kalb-i Mülayemet, Kalb-i Şükür sahibi olmak…
İnsanlara güzel söz söylemek/ yumuşak söz; “Kur’an üslubudur!”
İslâm’ın dili, “nazikâne, nezihâne ve kavl-i leyyindir.”
Yani, “nezaket, nezih ve tatlı dildir!”
ÖLÇÜ
İsrâ Suresi 35 ayette şöyle buyrulur;
“Ölçtüğünüz zaman ise, ölçüyü tam yapın.
Doğru terazi ile tartın! Bu (sizin için) daha hayırlıdır,
Ve netice itibariyle daha güzeldir!”
Ölçü, tartı o kadar önemlidir ki, “aman ha, dikkat!”
İnancımız, “aldatan bizden değildir!” buyuruyor.
Alım-Satımda, ‘ihtikâr…’ yapanlar,
Piyasa ahlakını yerle bir edenler,
Özetle, ‘haddi aşanlar’
Müdahaleci, mücadeleci, sorgulayan bir toplum olmalıyız!
AMEL
İsrâ Suresi, 84 ayette şöyle buyrulur;
“De ki; “Herkes kendi haline (mizacına) göre amel eder.”
Fakat Rabbin, kimin daha doğru bir yolda olduğunu en iyi bilendir.”
Ne diyoruz, “Her insan bir âlemdir!”
Ne diyoruz, “insan yaratılanların en şereflisidir!”
Her insanın, ‘fıtratı farklıdır’ O farklılığı görebilmeliyiz!
“Yaratılanı sev, Yaratandan ötürü!”
Ayet, “Herkes kendi haline göre amel eder!”
Bu ayet bizleri, insanımızın, ‘halet-i ruhiyesine’ mizacına taşıyor.
Ecdat ne demiş, “nice viranelerde, defineler saklı!”
ZİNAYA YAKLAŞMAYIN
“Ve zinaya yaklaşmayın (o cürmün sebeplerinden dahi uzak durun);
Çünkü o, çirkin bir iştir. Ve o ne kötü bir yoldur”
Önceliğimiz, ‘temiz, ahlaklı, ideal ve erdemli bir toplum’
Bizim asıl boyamız, “Kur’an ahlakı…”
Helal ve haramı, çirkin ile güzeli ayırt edebilen bir toplum anlayışı…
RIZIK
“Şüphesiz ki Rabbin, dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine de) daraltır.
Muhakkak ki O, Habir (kullarından hakkıyla haberdar olan)’dır.
Basir (onları hakkıyla gören)’dir”
Rızık konusunda, ‘endişemiz…’ olmasın!
Bizim asıl mücadelemiz, “yoksulluk, cehalet ve atalettir…”
Bu mücadelede, toplumun her kesimine/ katmanına sorumluluklar düşmektedir.
“Komşusu aç iken tok, yatan bizden değildir!”
Mevlana, “Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez!”
Işığa, aydınlığa, huzura, güvene birlikte yürüyelim!
Ecdat ne diyor, “paylaştığın senindir, biriktirdiğin değil!”
Paylaşmak, ‘rızkı artırır’
Paylaşmak, ‘sosyal barışı güçlendirir’
HİÇBİR GÜNAHKÂR
İsrâ Suresi 15 ayette şöyle buyrulur;
“Hem hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez.
(Biz) bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azab ediciler değiliz!”
İnsan iradesiyle, ‘hür olmalıdır’
İradesiyle, ‘karar sahibi…’ olmalıdır.
İnancımız, “içinizde hayrı söyleyen bir topluluk bulunsun!”
Aksaçlı, Kamil insanlar, içerisinde yaşadığı toplumun,
“Rol-Modelidir!”
ŞERRE DUA
İsrâ Suresi 11 ayette şöyle buyrulur;
“İnsan ise, (bazen öfkelenerek, bazen bilmeyerek)
Hayra olan duası gibi (kendi aleyhine olarak) şerre dua eder.
Çünkü insan, (işin sonunu düşünmez ve) çok acelecidir”
Her sözün başında, ‘Ya Sabır…’ diyebilmeliyiz!
Bu bir olgunluktur.
“Nefis kötülüğü emreder!”
“Kibir…” insanın cennetten çıkarılmasına yegâne sebep!
O halde, “öfkemize hâkim olacağız!”
Mal, Makam, Şan ve Şöhret bizleri, ‘kibir hastalığına taşımamalı…’
İNSAN KENDİNE ZULMEDER
Yunus Suresi 44 ayette şöyle buyrulur; “Şüphesiz ki Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez;
Fakat insanlar (isyanlarıyla) kendilerine zulmediyorlar”