Harput Ulu Cami, bir ulu mabed
O mabed de, dokuz asrın düşleri
Mazisi kadar aydınlık izlerde
İz sürer yüreğim ardıç dalında
Bir ufuk şehir, gönlünde muhabbet
Takva üzre erenleri selam eder
Selâm üzre huzur bulur ervahı
Sıddıklar, Salihlerle aynı safta…
O muhterem hislerle dolu anlar
Kıyamda, rükûda, secde de başlar
İlahi huzura koşar ayaklar
Harput Ulu Cami’de, seher vakti
Ecdadın ruhaniyeti orda sanki
Dokuz asrın mis kokulu amberi
Nazlı düşlere takılı kemerler
Ufkumda, dağlar gibi sütunlar
Misafir eder, vaktin canlarını…
Canlarla yürür atiye mevsimler
Mevsimler doludizgin akar, Huda’ya…
SELİMİYE’DE YAŞAMAK
Harçtan kaftan giymiş, sütunlar mermerden başlar
Kesilmiş, biçilmiş, yontulmuş içiçe taşlar
Zevk, estetik vermiş; kemere çatılan kaşlar
Gök kubbe çakılmış, Selimiye'de nakışlar
Hem sala, hem sıla yükselir şol minareden
Nice kola uğurlanan şanlı arifeden
Âminlerle yola, nurdan heykeller serpilmiş
'Mübarek ola...' yakarışı ol minareden
Nizam davasında, kubbedir ebedi eser
Gönül havasına miraçtır bizdeki neşter
Kösler vurula dendi mi kaynar Selimiye
Canlar pahasına, yine açtır selalar
SERBEST PİYASA
Serbest piyasa, kara parayı akladı!
Helal kazancın yanında haramı sakladı
Büyük balığın, küçük balığı yuttuğu
Kapital denen ‘havuz’ insafı yasakladı! .
HESAPSIZ KİTAPSIZ…
Hesapsız, kitapsız; devlet malı deyüp alır
İlahi! . Bütün bunlar, yanına kâr mı kalır?
“Zulüm taşıyanlar cidden hüsrana uğramış”
Kendi binasını yıkanlar, elbet alçalır!
KELAMI KESTİLER
Nasihat telkin edici kelamı kestiler
Kalplere şifa verici selamı kestiler
Kendi gönül doktorunu kaybetti cemiyet;
Hak’tan rıza dileyici duamı kestiler!
HAKSIZLIK
Haksızlık, milletin başındaki ur
İnsanı çileden çıkarır gurur
Hadis; 'Kimin hakkı varsa, gelsin alsın' der
Hak yiyen azap içinde boğulur.
ALNIN AÇIK
“Alnın açık, başın dik olmalı..” bütün ömrün
Hakk’a eğik, halka tevazu içinde görün
Ne makamdır, ne mevki insana değer veren;
Güzel ahlak elbisen olsun, takvayla örtün…
GÖÇ ETTİ
Göç etti, bu şehrin harsı yıllar boyu
Güç gitti, derman kalmadı, renkler koyu
Bir ah çekti, bin vah işitti derinden;
Taşlar oynadı, birer birer yerinden!
Viran olan beldeye baykuşlar konmuş
Yüreğimin ışığı, şamdanlar sönmüş!
KAN DÖKÜCÜ İÇİN
Bizde, kan dökücü için, ‘gâvur gibi adam! ’ derler
Bir işe yaramaz için, ‘çamur gibi adam! ’ derler
Bütün marifet pişmede, ‘adam olmadan…’ geçmede;
Akıldan öte gidene, ‘zulme memur adam! ’ derler…
DUALAR, ÂMİNLER
Dualar, âminler vatanda beraat
Çiçekler, sümbüller ruhumda nebat
Sensiz neyleyeyim ben dünyaları;
Yarab! Eyle, daracık dünyama sebat…