Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Harput'ta Ulu Cami

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Harput Ulu Cami, bir ulu mabed
O mabed de, dokuz asrın düşleri
Mazisi kadar aydınlık izlerde
İz sürer yüreğim ardıç dalında
Bir ufuk şehir, gönlünde muhabbet
Takva üzre erenleri selam eder
Selâm üzre huzur bulur ervahı
Sıddıklar, Salihlerle aynı safta…
O muhterem hislerle dolu anlar
Kıyamda, rükûda, secde de başlar
İlahi huzura koşar ayaklar
Harput Ulu Cami’de, seher vakti
Ecdadın ruhaniyeti orda sanki
Dokuz asrın mis kokulu amberi
Nazlı düşlere takılı kemerler
Ufkumda, dağlar gibi sütunlar
Misafir eder, vaktin canlarını…
Canlarla yürür atiye mevsimler
Mevsimler doludizgin akar, Huda’ya…

SELİMİYE’DE YAŞAMAK
Harçtan kaftan giymiş, sütunlar mermerden başlar 
Kesilmiş, biçilmiş, yontulmuş içiçe taşlar 
Zevk, estetik vermiş; kemere çatılan kaşlar 
Gök kubbe çakılmış, Selimiye'de nakışlar 

Hem sala, hem sıla yükselir şol minareden 
Nice kola uğurlanan şanlı arifeden 
Âminlerle yola, nurdan heykeller serpilmiş 
'Mübarek ola...' yakarışı ol minareden 

Nizam davasında, kubbedir ebedi eser 
Gönül havasına miraçtır bizdeki neşter 
Kösler vurula dendi mi kaynar Selimiye 
Canlar pahasına, yine açtır selalar

SERBEST PİYASA
Serbest piyasa, kara parayı akladı! 
Helal kazancın yanında haramı sakladı 
Büyük balığın, küçük balığı yuttuğu 
Kapital denen ‘havuz’ insafı yasakladı! .

HESAPSIZ KİTAPSIZ…
Hesapsız, kitapsız; devlet malı deyüp alır 
İlahi! . Bütün bunlar, yanına kâr mı kalır? 
“Zulüm taşıyanlar cidden hüsrana uğramış” 
Kendi binasını yıkanlar, elbet alçalır! 

KELAMI KESTİLER
Nasihat telkin edici kelamı kestiler 
Kalplere şifa verici selamı kestiler 
Kendi gönül doktorunu kaybetti cemiyet; 
Hak’tan rıza dileyici duamı kestiler! 
HAKSIZLIK
Haksızlık, milletin başındaki ur 
İnsanı çileden çıkarır gurur 
Hadis; 'Kimin hakkı varsa, gelsin alsın' der 
Hak yiyen azap içinde boğulur.
ALNIN AÇIK
“Alnın açık, başın dik olmalı..” bütün ömrün 
Hakk’a eğik, halka tevazu içinde görün 
Ne makamdır, ne mevki insana değer veren; 
Güzel ahlak elbisen olsun, takvayla örtün…

GÖÇ ETTİ
Göç etti, bu şehrin harsı yıllar boyu 
Güç gitti, derman kalmadı, renkler koyu 
Bir ah çekti, bin vah işitti derinden; 
Taşlar oynadı, birer birer yerinden! 
Viran olan beldeye baykuşlar konmuş 
Yüreğimin ışığı, şamdanlar sönmüş!

KAN DÖKÜCÜ İÇİN
Bizde, kan dökücü için, ‘gâvur gibi adam! ’ derler 
Bir işe yaramaz için, ‘çamur gibi adam! ’ derler 
Bütün marifet pişmede, ‘adam olmadan…’ geçmede; 
Akıldan öte gidene, ‘zulme memur adam! ’ derler…

DUALAR, ÂMİNLER
Dualar, âminler vatanda beraat 
Çiçekler, sümbüller ruhumda nebat 
Sensiz neyleyeyim ben dünyaları; 
Yarab! Eyle, daracık dünyama sebat…

Yazarın Diğer Yazıları