Haydan başlar kalbimin atışları
Âlemi seyre dalar nakışları
Lâle Bahçesi’ne dönsün gönlümüz
Varlığa sena etsin bakışları
Edep vuslatı yaz eder kışları
Gidiş, gidişatımız aşk ehline
İste, hikmeti ram olsun ehline
Duadır, niyetler döner ehline
İman, ihlas huzur verir ehline
Şark’ı, garb’ı gülzar eder ehline
CUMA BAYRAMI
Cem olur, yer ehli gök ehli bugün
Güneş farklı, aşk ile doğar bugün
Selâmlar, dualar arınır kalpler;
Saflarla, yürekler huzurda bugün
YOKUŞA DÖNDÜ
Pazarda ne akıl, ne iz’an kaldı
Sözü, muhabbeti ehlinden aldı
Hayat yokuşa döndü, göz yanıldı
Ufkuma, umut tacirleri saldı
Dünya bir salıncak, heybeti dağlar
Başlar mı, yüksekte; kibirli çağlar
Mazlumu oldum olası hep ağlar
ADALET
Yere düşen ha bayrak, ha adalet!
Görürüm âlemde zihni sefalet
Kur’an, “mizan adaletle ayakta”
Adil yüzlü bey, ‘ey soylu asalet’
ALDANIP GİTME
İnsana, ‘kendin ol’ der, haykırır
“Nefsin hevasına aldanıp gitme”
Sükût, ‘içindeki çığlık’ haykırır
Dünya oyununa aldanıp gitme!
KAHPE AĞINI
Kahpe rüzgârlar, sağımdan solumdan;
Kâh eser, kâh savurur toprağını
Ah, çekilin diyemezsin yolumdan;
Uğrular, mazluma atar ağını!
NEYLEYESİN
Hak bilmez, hukuk bilmez neyliyesin?
“Ham yobaz-kaba softa” neyliyesin
Zalim atlanmış, mazlum yaya kalmış!
Dünya, ‘körkütük sarhoş’ neyliyesin
GURBET
Gurbette kal da, bil sıla derdini
Gurbet, ‘gariplerin yurdu’ desinler
İçli, vefalı gördün mü merdini
Garibin, ‘derdini sordu’ desinler
ÇOCUK
Çocuğa ecdat, ‘adam ufağı’ der,
‘Olacak- kader’ neslim, geleceğim
Bizler çocuğa, ‘gönül şafağı’ der
Aydınlık olsun, neslim, geleceğim
Çocuk, ‘hayat, umut, neşe, gül endam’
Seninle sürecek, ömür, serencam!
HEDEFİM
Hedefim nedir diye, ‘sorgu-sual’ et
Eser vermenin gayreti içinde
Değer üret, ‘zihinlere sual’ et
Eğreti kalmadan âlem içinde
Fırsatları, ‘insanlığa sual’ et
İhlasın, iman cevheri içinde
ÜMİT
Ümit, köklü çınar; ağacım benim
Meyve devşirir, dört mevsim hayalim!
İrade, ihlasla gayretim benim
Tâ ezelden, ümit var emelim
KOMLU
Komşu yüreği, akraba yüreği
Sahabe asrından bizlere miras
Mirası yedik, edebi de tükettik
Koptu asrın kıymeti; kıyameti
Gün kurşun gibidir, çarpar yüreğe
Hak bilmeyen komşu, kambur gibidir
ASIRLAR ANSIN
Makam, mevki hepsi gelip geçici
Şan, şöhret, itibar dünya oyunu
Bir söz söyle bize gönül açıcı
Edeple asırlar ansın huyunu
Söz iksirini, kana kana tatsın!