Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Göçmen kuşlar

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

“Ben bir göçmen kuşum, kanatlarım var
Yaz-kış, diyar diyar konaklarım var
Her diyarda farklı anılarım var
Türküler yakılmış ağıtlarım var
Kâh serinlik veren bulutlarım var
İnsana ibret alacak hayatım…” (B.K.)
Bahar mevsimiyle ülkemin dört bir yanını şenlendiren; Ağustos ayının
15.nden itibaren ülkemi terk eden göçmen kuşlar her zaman için merak
alanım içerisinde olmuştur.
İlkbahar ve sonbaharda “V” şeklinde binlerce Leyleğin göçleri ruh
dünyamıza da dokunur.
Kırlangıç, Turna, Flamingo, Kelaynak, Pelikan, Yaban Ördeği, Bülbül,
Ebabil, Kartal, Şahin, Atmaca, Doğan… Her biri mevsim itibariyle göç
yollarını kullanırlar.
Bizim diyarlarda en fazla haşır neşir olduğumuz, Leyleklerdir…
Özellikle köylerde, evlerin çatılarında Leylek yuvaları sıklıkla
görülür. Yol boyu telgraf ve elektrik direklerinin tepesinde, Leylek
Yuvalarına artık aşina olmuşsunuzdur…
Halk arasında, “Leyleği uçar görürsen, o yılın sizler için bol bol
seyahat edeceğine…” dair, halk inanışları… Ekosistem içerisinde;
“leylekler, kediler, köpekler, kümes hayvanları, yılanlar, akrepler,
fareler…” denge unsurunu oluştururlar.
Özellikle Leyleklerin göçleri dikkatimi çekmiştir. Kuzey Avrupa ile
Afrika arasında tek yönlü uçuş mesafeleri takriben, “10 bin
kilometreyi buluyor…”
Düşünelim, Ağustos Ayının 15.nden itibaren büyük sürüler halinde
başlayan göçler… Her gün yaklaşık olarak günde, “7 ila 10 saat
arasında uçmak…” Saatte yaklaşık, “50 km hız yapabiliyorlar…”
Bir günde yaklaşık olarak, 350 ila 500 km uçmak ne demek?
Ve hiç duraksamadan 15 ila 20 gün devam eden sürekli uçuşlar…
“On bin kilometreden geleceksin
Yuvanı, aynı yerde kuracaksın
Nasıl bir öngörü, şaşılacak şey
Göçmen kuşlar, bahar şarkısıyla gel
Gönüllerde muhabbet farkıyla gel
Eylül serinliğinde uğurlar ola.” (Bk.)
Bu millet göçmen kuşlar gibi, nice sınırları aştı, kıtalar aştı, çok
geniş coğrafyalarda yurtlar edindi…
Tabiatıyla, ‘ata yurdu başka…’ Orası kendisi için can evi…
Her yıl, 50 milyar kuşun göç ettiği düşünülüyor… Şu kâinatta geleceğe
kanat çırpmak apayrı bir zevk veriyor insana…
Türkiye’de, yaklaşık olarak “500 farklı kuş türünün bulunması…”
tabiatın güzelliğidir.
Türkiye, “Asya, Avrupa ve Afrika arasında ana göç yollarının kesişim
noktasında yer alıyor…”
Binlerce göçmen kuşun ülkemizi ziyaret etmesi, konaklaması apayrı bir
doğal zenginliktir.
“Kuş kanadıyla uçar; Yuvayı yapan dişi kuştur; Kuşu kuşla avlarlar;
Besle kargayı, oysun gözünü” gibi atasözlerimiz…
“Kuş uçurtmamak; Kuş sütüyle beslemek; Kuş beyinli; Kafese koymak; Kuş
gibi hafiflemek” gibi deyimler, edebiyatımıza apayrı çeşni olan
ifadeler…
Kuşların doğasında bizler, “dostluğu, özgürlüğü, sevgiyi, muhabbeti…”
hikaye, masal ve şiirlerimizde dantel misali nakış nakış işleriz.
“Seher vakti, gökyüzünde kuşlara,
Kalbimi bırakır, çizin aşkımı…
Dercesine seslenir, yürekten
Sizler uçun, kanat çırpın yüksekten
Bizler, toprağa basan ayağımız
Tevazu kanadı kadar yüksekten,
Masmavi ufuklarda dolaşırız
Gönüllerde yürümek, kanat çırpmak!”
Kuşlarla bizler, masmavi gökyüzünü ve ondaki ihtişamı tefekkür ederiz.
Tevazu kanatlarıyla kanat çırpan kuşlar, gönüllerimize ve de
düşlerimize kanat olurlar.
Kuş kadar hafif, narin, zarif olabilmek… Hayatı bir aşk ve vefa
yolculuğu olarak tanımlamak… Kuşların, ‘göç yolculuğunu…’ tarif
ederken, zorlukları da beraberinde düşünmek. “parça bütünde güzel”
efendim.

OTUZ AĞUSTOS’U DÜŞÜNMEK
EY ŞANLI ORDU
Ey şanlı ordu, ey şanlı milletim
Hür yaşamış, hür yaşayacak memleketim
Esarete karşıdır, en büyük hiddetim
Kocatepe'de, zincirlerin kırıldığı gün
Otuz Ağustos'ta, "BAYRAKLAŞIR" milletim
Canların, "ete kemiğe büründüğü" anın

MALAZGİRT'TEN KOCATEPE’YE
Malazgirt'ten Kocatepe'ye yoldur
Hakk’ın, Türk'e ihsan ettiği yoldur
"Ete kemiğe büründüğü" yoldur
Bir milletin, "BAYRAKLAŞTIĞI' yoldur
Efsanelerin yürüdüğü yoldur
Düşmanı, "TERBİYE ETTİĞİ" yoldur
Son sözün söylendiği, "Mukadder" yoldur
"Ya Allah, Bismillah, Allahu Ekber" yoludur.

İŞGAL ACISINI
İşgal acısını yaşayan bilir
Kendini vatana adayan bilir
Cephede, gözyaşı kanayan bilir
Derdini şefkatle dağlayan bilir
Zafer, bilmek muradına erendir

BAYRAĞA DOST OLMAYAN
Bayrağa dost olmayan bizden değil
Vatan için şükretmeyen bizden değil
Maziye sırtını dönen, bizden değil
Dinimiz, dilimiz, kıblemiz birdir
Asıl rütbe, şehadetimiz birdir
"Birlikte rahmet, ayrılıkta azap var!"
Azaba çıkan yollar, bizden değil

TURAN ÜLKÜDÜR
Turan ülküdür, yüreğimde tüter
Bir bayrak olmayı canlar ister
Bütün mesele, niyette mi dertler?
Yarab! Türk'e istikameti göster
Ayrılık içimi bunaltan keder
Gönül dünyamda bir olmak dileğim
Asır bize, biz asırlara gülelim

DOST, DOSTUN…
Dost, dostun yüzünde muhabbet arar
Muhabbetsiz geçen zaman insana zarar
Hikmetsiz sözlerle karanlık basar
Orta yol, vasati adımlar karar
Dalar gözlerim, dost meclisine dalar

Yazarın Diğer Yazıları