16 Mart 2022 Çarşamba Günü, Saat 19.30’da;
“Elazığ Musiki Konservatuvarı Derneği 50. Yılı Gecesi…”
Bu gecenin düzenlenmesinde, “Elazığ Valiliği, Belediye Başkanlığı, F.Ü. Rektörlüğü
Ve ETSO’nun katkılarını…” görmekteyiz.
Bu gecenin ‘düzenleme kurulunda’ EMK Derneği, Türk Edebiyatı Vakfı, Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı, Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği ve Kürsübaşı Topluluğu, F.Ü. Devlet Konservatuvarı, Elazığ Kent Konseyi ve Manas Yayıncılık yer alıyorlar.
23 yaşındaki bir genç delikanlı Naci Sönmez ve arkadaşları 1971 Yılında, “Elazığ Musiki Cemiyeti Derneğini…” kuracaklar. 1971 yılında bu şehirde öyle kadim bir yolculuk başlayacaktır ki, O yolculukta, “Ahi Evran Kültürünü…” görebiliyorum. Öncelikle ‘yüksek bir ahlak’ diyerek, fedakârlık diyerek, kardeşlik şuuru diyerek yola koyuldular.
Bizim musikimizde, ‘yüksek bir kültür…’ vardır. Naci Sönmez ve arkadaşları, ‘o tarihi kültürün meyvesiyle…’ bir şehri donattılar. Büyük bir inançla, azimle, kararlılıkla adım adım yürüdüler. Her türlü zorluklara göğüs gerdiler.
EMKD’nin 1980’lerde; üye sayısı binleri bulacaktı… Giderek, Türkiye’mizde bilinen, takdir edilen, ‘ilim ve irfan ocağına dönüşecekti’ Elazığ Şehrinde her üç gençten birinin Musiki Cemiyeti çatısında nefeslendiğini/ o yüksek kültürle beslendiğini biliyoruz. EMKD döneminin önemli bir sivil okuludur. Başta rahmetli Demirel, Özal olmak üzere devlet erkânını ağırlayan bir irfan okulu olacaktır.
Yıllar içerisinde EMK Derneği meyvelerini vermeye başlayacaktır.
22 Ağustos 1989 tarihinde, “Devlet Klasik Türk Müziği Korosu…” kurulacaktı! İlk Koro Şefi, Naci Sönmez olacaklardı. Burada, Celil Mataracı’yı da rahmetle analım.
1997 tarihinde gelindiğinde, “ F.Ü. Devlet Konservatuvarı…” kurulacak. 2001 yılında ise özel yetenekle 20 öğrenci ile eğitime başlayacaktır.
Bu çatıdan, ‘gönül alkışlarımızla…’ şehrimizin yüzakı her zaman iftihar ettiğimiz nezih isimler…
16 Mart 2022 tarihinde, bir daha; ‘birlikte geçmişin muhasebesini…’ yapacağız! “Uluslararası Hazar Şiir Akşamları” “Türk Dünyası Hizmet Ödülleri” “Kardeş Şehirler Projeleri” “Çaydaçıra Bilim, Kültür ve Sanat Ödülleri…”
Öyle ki, ‘yüzlerce tarihe şerh düşülen faaliyetler…’ Her birinde, EMK Derneğinin imzası bulunuyor.
Fırat Üniversitesi, Atatürk Kültür Merkezi, ‘kimleri ağırlamadı ki…’
16 Mart 2022 tarihinde, “geleceğe yürüyüşün…” adımlarını inşallah şehir olarak birlikte aynı yürekle atacağız.
Gazi Atatürk, “Gelecek, çalışkan olanlarındır!”
Cemil Meriç, “Geçmiş geleceğin malzemesidir!”
Kökü maziye, gönlü âtîye uzanan; şiirleriyle şu âlemde hoş seda bırakan Yahya Kemal ne diyorlar;
“Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar!
İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.”
Elazığ Şehri, Cengiz Aytmatov’un ifadesiyle; “Türk Dünyasının manevi azığı!”
Bir nesil, ‘inançla, ihlasla, samimiyetle ter döktü…’ Sadece, ‘geleceği inşa için…’
Rahmetli Şeref Tan ne diyorlar;
Çalın, söyleyin gakkom, yadedelim eskiyi
Memişoğlu Fikret’i, Korukoğlu Şevki’yi,
Sunguroğlu İshak’ı ve daha nicesini…
Hatırlayıp çözelim gönül bilmecesini!”
İbn-i Haldun, “Geçmişler, geleceğe; suyun suya benzemesinden daha çok benzer!”
Bizlerin, “Kürsübaşı Sohbetleri!” Ahmet Yesevi’den günümüze akan berrak bir nehre benzetirim.
Bizler o sohbetlerle, ‘gönül yolculuğumuza…’ devam ediyoruz.
Mevlana, “Gözyaşının bile görevi varmış ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış!”
Türkülerimizle, ‘geçmişi acı tatlı hatıralarıyla birlikte yâd ederiz’
Bizler elbette, ‘geleceği hayal ediyoruz’
Ne derler, “Sanat, içinde geleceği barındıran bir silahtır!”
Elazığ Musiki Konservatuvarı Derneğinin bu şehir için en önemli kazanımı,
Bu çatı altında, “7’den 70’e sivil bir eğitimin köklü temellerinin atılmasıdır!”
Şiiri, Sanatı, Edebiyatı, Musikiyi seven bir neslin yetişmesidir.
Eğitim, ‘şehrin edebi mahfillerinde…’ milli bir hisse, şuura dönüşür.
Şeyh-ül Muharririn Ahmet Kabaklı’nın, ‘temellerini attığı Türk Edebiyat Vakfı ve Türk Edebiyatı Dergisi…” bir neslin yetişmesinde çok büyük hizmetleri olacaktır.
Elazığ Musiki Konservatuvarı Derneği hakeza öyle… Bu şehrin insanıyla bütünleşen tarihi bir kimliği ortaya koyacaktır.
Manas Gönül Evi, 2006 yılından günümüze; ‘yüzlerce faaliyetlerle ve yayıncılık alanındaki hizmetlerle…” şehri geleceğe taşıyan çalışmalarla biliniyor.
Necip Fazıl Kısakürek, “kökünü beğenmeyen dal ve dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür.”
Bizler, ‘köklerimiz üzerinde…’ yürümenin sevdasını taşımaktayız.
Selam olsun, ‘geleceğe…’
Önemli bir not olarak şunu ifade etmeliyim; Elazığ Şehrinin 1935 yılındaki toplam nüfusu (256.189) Türkiye nüfusunun (16. 158.018) yüzde 1.58’ini oluşturuyor.
2022 yılına geldiğimizde Türkiye’nin nüfusu, 84 milyon 680 bin 273…
Elazığ şehri, 1935 yılındaki nüfusunu korumuş olsaydı, 2022 yılındaki nüfusu, “bir milyon 337 bin” olacaktı. Bu şu demektir. Elazığ Şehrinin, mevcut nüfusunun bir o kadarı da, Ankara, İstanbul, İzmir başta olmak üzere Türkiye’mizin dört bir yanında yaşamaktadır.