Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Fikret Memişoğlu'na

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Fikrimin ışığı, altın yılları
İlhamında, büyük şehrin gülleri
Kurşuni şafaklar, kızıl ötesi…
Ruhumda beslenir, zafer şarkısı
Ezberimdedir, manisi, hoyratı
Tertemiz yürekler, asrın muştusu

‘Mermerlerin nabzında’ solur şehir
Ellerde yürek, ’şefkat solur’ şehir!
Memişoğlu’yla, ‘tarih solur’ şehir 
İrfan Ocağı; ‘fazıl solur’ şehir
Sanatta, ‘divan ahengi’ solur şehir
“Olaydı yâr…” hüsnü zan solur şehir
Gayreti, Fikret’imle solur şehir
Ufuklarda, ‘ülküler solur’ şehir

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ    
 (Akrostiş Şiir)
Sarıkamış, ‘beyaz güller’ içinde!
Açılır, ‘gül bahçesine’ şehidin
Ruhları kuşattı, güzel yurdumu!
Işıktılar ülkeme kandil kandil
Kalpleriyle ‘hürriyeti’ yazdılar!
‘Alp’tiler, bu vatanın erenleri! 
Muştular bize, şanlı geleceği!
Irak değil, daha dün kadar yakın
Şükrünü eda ederiz, tarihin!

Şahitleridir, onlar bu vatanın
Elbet, ‘destanlaşan kahramanları’
Hatıralar, onlarla ‘bayraklaşır’
İçimizde ‘yeşerir’ ümitleri!
‘Tefekkür’ dünyamızda ışıl ışıl;
Laleler, her dem karanfiller açar
“Elif” der, bu mevsim kar taneleri
Rüzgâr, reyhan kokularıyla eser!
İliklerimize kadar, kıyamda


İDEAL İNSAN
Kimdir de hele; ‘ideal insanı’
Yüreğinde sevgi-aşkla dolanı
Memleket için gül gibi solanı
Vefalı, vakıf bir insan olanı,
Sevdasında, ‘mum kimin eriyeni’
Kolay mı her zaman, ‘veren el olan’

ŞURA BİLMEZ
Şura bilmez, marifetten anlamaz
Ne akıl, ne söz; yol, yordam dinlemez
Bir kıvılcım kâfi; bin yürek yakar
Haddi aşanlara nasıl kinlemez!
Yol, ‘edep içre uhuvvet kokmalı’


OYUN BOZALIM
Gülecek halimize, ‘ağlayalım’
Zıtlar içinde, ‘kördüğüm oyunu’
Kördüğümü içinden bağlayalım;
Oyun bozalım, verelim toyunu!

İLİM SERVETİ
“Dünyaya güle oynaya gelmedik!”
İmtihandır, bize sürgün hayatı
Kibrin ateşten gömleği giymedik
Marifet, hakikat, ‘ilim serveti’

AZAD MÜJDESİ
Acılar, sevinçler iç içe girmiş
Kader çizgisinde girift bilmece;
Tarlaya tohum atan ekinci,
Diriliş özlemi, ‘ufku yeşertmiş’
Geceler rahminde, ‘ışığı taşır’
Azad müjdesi, Kaf Dağı’ndan aşır

HAYKIRAN TALEP
Gözlerim zamanda, aklım kalemde
Gözyaşı ile karıştı mürekkep
Mazlumun feryadı, ‘çınlar âlemde’
Yok mudur,  çağrıma haykıran talep

DİNİ İMANI YOK PARANIN
Nefretimde, ‘dolar desen kur yapar’
Biraz göz kırpsan, ‘sağa sola teper’
Yangın çıkarır, ülkemde, hanemde;
 Dini, imanı yok paranın, siperde!
Şeytani hamleler, düşlere çarpar!

ÜŞÜYORUM DERİNDEN
Ilık rüzgârlar eser bir anda
Esrarlı bir haber taşındı!
Güz yaprakları savrulurken
Karakoç’um elveda diyordu!
Sürgün yıllarına elveda
Biliyorum, bugün uykum ağırdı
Rüyalarım, hasretine çağırdı!
Soğuk bir kış sabahıydı, sanki
Üşüyorum, derinden derine

Yazarın Diğer Yazıları