Elâzığ Şehrinde, Kültür Park, Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi
ve gerçekten gönül alkışlarımızla hizmete açılacak, “Cumhuriyet
Meydanı…” şehrimize apayrı bir güzellik, bir ahenk, bir ufuk
kazandırdığını yürekten söyleyebilirim.
Sözleri, ‘Destanların Efendisi’ Niyazi Yıldırım Genç Osmanoğlu’na
ait, “Meydanlar Türküsünü…” yıllarca hemşehrimiz Esat Kabaklı’dan
dinliyoruz.
Meydanlar şiirinin her mısraında; ‘tarihiniz, kültürünüz, sanatınız,
musikiniz, örfleriniz, bilumum değerlerinizle…’ buluşursunuz.
Sayın Belediye Başkanımıza, ‘teklifimiz…’ olacak!
Hemşehrimiz Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun bu şiirini, “Cumhuriyet
Meydanının…” herhangi bir yerinde, ‘ışıklı bir panoya…’ yerleştirelim!
“Şu yeryüzü er meydanı/ Gönül sevmez her meydanı…”
“Malazgirt’te, Çaldıran’da/ Sakarya’da gör meydanı…”
“Elâzığ’da Çay’da Çıra, / Erzurum’da bar meydanı…”
“Dumlupınar önlerinde,/ Mehmetçikten sor meydan…”
“Dar boğazda Çanakkale,/ Tarihin en zor meydanı…”
Meydanlar Şiiri, Kültür, Sanat, Edebiyat, Folklor, Musiki kokuyor… Bu
toprağın kokusunu geliniz birlikte içimize sindirelim… Birlikte,
‘nefeslenelim…’
Yine bir anekdot düşelim. Saat Kulelerinin Anadolu’da yayılmasının en
önemli sebebi, 2. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. Yıldönümünde
valilere; “saat kulesi yapımıyla ilgili ferman gönderilir…” İzmir,
Adana, Bilecik, Mudurnu, Bursa Tophane, Çanakkale, Çorum, Kastamonu,
İzmit, Tokat, Yozgat, Dolmabahçe Saat Kulesi… Her biri bir asrı aşan
Saat Kuleleridir. Elâzığ Cumhuriyet Meydanına bir, “SAAT KULESİ…”
yakışır diyorum.
OSMAN BULUT’A VEFA…
Bir söz vardır, “Sanatı ve Sanatçıyı İlim Muhiti Besler…”
İbn-i Sina, “Bilim ve sanat, itibar görmediği toplumları terk eder.”
Allah'a hamd olsun, Elâzığ Şehrimizde, ‘sanatı, sanatçıyı seven
koruyan…’ sivil olduğu kadar, kamuda da, ‘kendi içerisinde tutarlı…’
ahenkli bir tavrı görüyoruz.
Elâzığ Şehrimizin Aksaçlısı Nihat Kazezoğlu ile sohbet ediyoruz.
Sohbetimizde, “Osman Bulut’a Vefa Programını…” konuşuyoruz. Belediye
Başkanımız Şahin Şerifoğulları ’nın imzasıyla nezih bir davetiye…
27 Ekim Perşembe Günü Saat 19.00’da Elâzığ Belediyesi Bünyamin Eroğlu
Kültür ve Kongre Merkezi’nde…” bu gece tarihi bir anı olarak
gerçekleşiyor.
Bu program Elâzığ Belediyesi ve Çaydaçıra Derneği İşbirliğiyle
hayatiyet kazanıyor…
Sn. Kazezoğlu bizlere program Kültürden Sorumlu Belediye Başkan
Yardımcısı Nazif Bilginoğlu’nun, Elâzığ Valiliği İl Kültür ve Turizm
Müdürü Ahmet Demirbağ’ın da katıldıklarını ifade ettiler.
Osman Bulut’un sanat hayatını anlatan bir Sinevizyon gösteriminden
sonra, programa katılan Kültür, Sanat ve Edebiyat Dostlarının; “Osman
Bulut Kardeşimiz hakkında çok nezih ifadeler kullandıklarını…”
belirttiler.
Güzel bir söz vardır, “Sanat uygarlığın imzasıdır!”
Bizlerde, ‘imzası olanlara…’ gönül alkışlarımızla yüreğimizin sesini
duyurmak isteriz.
Hayatta, “ahde vefa kadar…” güzel bir şey yoktur.
İçimizi ısıtan bir ahde vefa da nedir?
Elâzığ Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezine, “Bünyamin Eroğlu’nun!”
isminin verilmesi…
Elâzığ Belediyesi Fuar ve Kongre Merkezine, “Dr. Ahmet Tevfik Ozan!”
isminin verilmesi…
Bütün bunlar, ‘anlamlı ve her zaman için karşılığı olan…’ vakarlı duruşlardır.
DÜN İLE BUGÜN…
Geliniz bir elli yıl öncesine gidelim… O yıllardaki, ‘oturduğumuz
evler/ mekânlar…’ daha sade, daha doğal, daha pratik… Dostluklarımız,
komşuluklarımız, bağlarımız daha güçlü, daha anlamlı, daha verimli…
Evlerimiz henüz ‘teknoloji…’ ile fazla tanışmamıştı. Hazar Gölü
Elektrik Santrali nerede ise bir şehri besliyordu!
Evlerimiz zaman dilimi içerisinde; “buzdolabı, çamaşır makinası,
bulaşık makinası, televizyon…” ve günümüzde artık, ‘robot süpürgeler…’
kullanılıyor. Tabi ki, teknoloji güzel bir şey… Emek gücünü azaltıyor.
Tarımda da, hizmet sektöründe de, sanayide de öyle… Teknolojinin
marifeti çok önemli… Dün ile bugünü kıyaslayacak, şiirimde iki başlık
açtım. İlk başlıkta, “Toprak Evlerde…”
İkinci başlıkta ise, “Topraktan Betona…” Peki, hayat nasıl değişti?
Bu değişim insanı nasıl etkiledi?
,Şiirimizde, ‘dünü şöyle yorumluyoruz’
TOPRAK EVLERDE
Biz toprak evlerde yetiştik
Ninniler, masallar, destanlarla
Toprak koktu nefesimiz
Hürdük, gürdük, at sürdük dere-tepe
Sesimiz vadilerde yankılandı
Çaylar, dereler hemen yanımızda;
Baharla daha şen olur coşardık!
Bir de, zaman dilimi içerisinde, ‘topraktan betona taşındık’ Hayatımız
değişti. O değişimi sizlerle paylaşmak istiyorum selam ve muhabbetle
TOPRAKTAN BETONA
Yeni nesil topraktan betona göç etti
Bir de ne görelim güç gitti, nefes gitti
Toprak gibi dost, o eski vefa gitti
Yakın komşu sanki ıraklara taşınmış
Mahcup bir eda nice değerler aşınmış
Eski toprak deriz, yürekli mert insana
Bedri, biraz o yüreklere dokunsana
Manas Gönül Evi'nde TBMM 1. DÖNEM MİLLETVEKİLİ NÜZHET DEDE'NİN Torunu
Erhan Saraçoğlu vefatının 2. Yılında rahmetle anıldı.
Manas Gönül Evi Kanal Fırat İşbirliği ile yapılan programa Bülent
Saraçoğlu, Faruk Saraçoğlu,
Dr. Naci Onur, Doç.Dr. Şahin Yedek, Zekeriya Bican, Mahir Gürbüz, Doğan Sever,
Hadi Önal, Günerkan Aydoğmuş, Şener Bulut, Bedrettin Keleştimur, Fethi Açıkgöz,
Ahmet Demir, Faik Güngör, Mithat Yılmaz, Tuncer Sönmez, İlhami Bulut,
Ergün Yılmaz,
Murat Bilgin, Kaan Şanlı katıldılar.
29 EKİM 2022 günü saat 10.30' sularında başlayan program takriben 4 saat sürdü.
Erhan Saracoğlu ve Dedesi Nüzhet Dede'nin bütün yönleriyle anlatıldı.
Allah rahmet etsin mekânları cennet olsun
CUMHURİYET ŞİİRİMİZ
Cumhuriyet, halk içinde hakkın yolu
O yolda, milli iradenin sesi
Yükselir, yüce ufuklarda yolu
Bir akıl, bir yürek olmanın sesi
Ezelden beri ecdadın fıtratı
Sağduyuyla geçer dünya sıratı!
Yürü, büyük davalar seni bekler
Bak meyveye dönmüş bütün çiçekler