Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Ekmeğin Hikâyesi

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Güz mevsimi, bir çiftçinin elinde 
Göz nuru ile toprağa atıldım!
Göğsüne bastı, toprak ana gibi 
Çiğ düştü üstüme filizlendim 

Toprağa tohumun düştüğü anda 
Külfete nimetin teri dökülür 
Seyreyle âlemi gönül gözüyle, 
Dört mevsimde, ömrün sırrı çözülür

Her tanesi tohumun başak verir 
Kar, sıcak bir örtü oldu üstüme!
Ayazdan korudu, bahara erdi! . 
Ilık rüzgârlar esti göğsüme

Bahar yağmuruyla, coştukça coştum 
Topraktan hayata, koştukça koştum 
Rüzgâr nem taşıdı, güneşse hayat; 
Başaklar içinde, kuşlarla konuştum! 

Mevsimler, bir ömür gibi geçmişti 
Âdem’e mihnet yolunu açmıştı 
Dünya harman yeri, savrulan buğday 
Taneler, can pazarına düşmüştü! 

O can pazarı, rızkın eleğinde 
Değirmen taşı dönerde, ha döner 
Daralandım, ufalandım, elendim
Şükür, nimete dönerde ha döner! 

Buğday tanesinde, kurulu dünya 
Sular akar, vadilerden deryaya 
Onda hamurumuz büyülü künye! . 
Derviş; ayak yalın yürü der, yaya! 


BİR YÜREK
Zaman daraldı, gün akşam olmada! 
Gül dalında, koklayanı yok mu? 
Yürürdü dalgalar halinde bir şehir! 
O dalgalarla esecek rüzgâr yok mu? 
Tarihi, hafızasından silip atacak 
Faili meçhule dur diyecek yok mu? 
Sevdaların hep öksüz/ yetim mi kalır! 
Söyle, Ey şehir yadigârın yok mu? 
Gün geçtikten sonra, ‘eyvah’ demişsin! 
Billahi, ‘ah’ların kurşun olur dökülür başına! 
Sanırsın, her anın, zehir katılır aşına! 
Dostu ile yolunu ayıranın; 
Nice yıldırımlar düşer başına!

NİMETTENDİR
Hürriyet toprak kadar, ekmek kadar,
Su kadar, hava kadar, nimettendir
Hür doğmak, hür yaşamak, sıhhat kadar;
Devleti soluklamak nimettendir

ÂDEMİN DİLİYLE
Beş duyu, beş vaktin rahmeti üzre
İfadem dökülür, şuurla nesre
Kaderin cilvesi, kalemle yazar
Âdemin diliyle, renk katar asra

BÜTÜNDE GÜZEL
Parça, bütünde güzel
Hakka esaret güzel
Dertlere şifa veren;
Hazreti Furkan güzel

ZAMANI İPLİK YAPTIM
Zamanı iplik yaptım, fikri kat kat ördüm
Düşüncede her düğümü, kaskatı gördüm
Tefrik ile ifrat arasında, Ey akıl;
Orta yolun dışında her adım, kördüğüm!

ÂLİMLER
Âlimlerin arz da yürüyüşü
Hasret kaldığım ateş!
Yaksın benliğimi,
Yeter ki derya da damla olsun!

GÜN AHIMDIR
Gün, ahımdır,
Gül, şahımdır
Güz, bağımdır
Kem göz, yağı’mdır
Beden, toprağımdır

KALP GÖZÜ AÇIK
Kalp gözü açık, bütün ilimlere yakın
Toprak gibi mütevazı ol, cimrilikten sakın
İman etmek için bütün deliller kâinatta
“Miskale zerretin” ayeti taşır Hakk’a yakın

HER İNSAN BİR ÂLEMDİR
Elif, Allah
Lâm, Cebrail
Mim, Muhammed
ÂLEM

Elif, ayakta
Dâl, rükûda
Mim, secde de
ÂDEM
 

Yazarın Diğer Yazıları