Tıp Doktoru Nejat Yılmaz’ın Liman Yayınları arasında Eylül-2022 tarihinde yayınlanan Şiir Kitabı,
“Dokunma!” isimli eserin, ‘mısralarına dokunarak’ okuyorum.
Şairimiz Elazığ’lı… Şiir, Sanat, Edebiyat ve Musiki ustalarını bağrından çıkaran Anadolu’nun çok önemli, toprağı verimli/ veya bereketli İlim ve İrfan Şehirleri arasında haklı olan yerini alır.
Halen Elâzığ Fethi Sekin Şehir Hastanesinde Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı olarak görev yapan
Dr. Nejat Yılmaz’ın, “Dokunma” isimli eserinde 63 şiir yer alıyor.
Eserin hemen arka kapağında yer alan şiirde yürekten sesleniş vardır.
“Gir aşkın destanına,
Virgülüne dokunma
Yakarsa aşkın yaksın,
Sen külüne dokunma!”
Bu şiirde Anadolu’yu solukluyorsunuz.
Ahmet Yesevi’den Yunus Emre’ye, Hacı Bayram Veli’den günümüze tefekkür yolculuğu!
Elâzığ’ın Hacı Arif Bey’i Doğan Sefer’le telefonla görüşüyorum
Dr. Nejat Yılmaz’a ait bestelediğiniz/ veya üzerinde çalıştığınız bir eser var mı?
Üstat Doğan Sever bizlere, “Yanar Yüreğim” isimli eseri rast makamında bestelediklerini ifade ettiler.
Ve ikinci bir eser üzerinde de, “Olaydı!” redifli şiir üzerinde muhayyer makamında çalıştıkların belirttiler.
“Olaydı” redifli birçok eser edebiyat dünyamıza kazandırılmıştır. Bunlar, Nabi, Osman Nevres, Harputlu Rahmi, Köşe sefer-zade Hacı Raşit Efendi, Şeyh Saadettin (Sadi) Efendi, Yozgatlı Hüzni, Fikret Memişoğlu, Şeref Tan, Orhan Koloğlu, Ziya Çarsancaklı (Fakiri), Dr. Ali Öztürk, Mustafa Aslan, Hüsamettin Septioğlu, Hacı Hayri Bey ve de Dr. Nejat Yılmaz…
Dr. Naci Onur Bey’in, “Olaydı Redifli Şiirler!” üzerine önemli bir makalesi/ edebi çalışması olduğunu bilmekteyiz.
Hacı Hayri Beyin redifli Şiiri Musiki Meclislerinde sıklıkla okunur;
“Sinemde bir tutuşmuş yanmış ocağ olaydı
Zülfün karanlığında bezme çerağ olaydı”
Dr. Nejat Yılmaz’ın aynı hece ölçüsüyle (7+7) yazdığı eserin ilk mısraları şöyle;
“Seni hor görenlerin, hepsi pişman olaydı
Tek dostum sen olaydın, âlem düşman olaydı
Elim kolum bağlansın, zülfünün telleriyle
Viran olan gönlümün, hali duman olaydı”
Bestekâr Doğan Sever ’in Rast Makamında bestelediği, “Yanar Yüreğim” isimli şiirin sözleri de şöyle;
“Alev sarmış sinemi, közde yanar yüreğim
Köz de neymiş bir ela gözde yanar yüreğim
Okyanuslar ıslatmaz, küllenen hicranımı
Giderken söylediğin sözde yanar yüreğim.
Şairimiz Nejat Beyin güzel bir, “NAAT” çalışması olduğunu da söyleyebilirim
“Anlatamaz na’tını, ne kelime ne hece
Bin gündüze bedeldir senin doğduğun gece
Zatını Kur’an över, başka söze ne gerek
Selâm eder Yüce Rab, selâm eder her melek.”
Harput’un/ Elâzığ Şehrinin farklı özelliği vardır.
Yunus yürekli bir şehirdir. Elâzığ’da, Fuzuli sıcaklığını alırsınız.
Günümüz Türkiye’sinde, “Sohbet kültürünün” en canlı olduğu bir İlimizdir.
Tarihin Efsanevi Şehri Harput, “büyük divan şairlerini yetiştiren bir ilim muhiti…” olarak da anılır.
Bu muhit ister istemez sizleri cezbediyor.
Harput İklimini, ‘günümüzde de yaşayan bir okul…’ olarak da düşünebiliriz.
Farabi’nin eserinde bahsettiği, “erdemli insandan erdemli şehre!” fikir muhayyilesini hayata dönüştüren nadir bir kültür havzamızdır.
Dr. Nejat Yılmaz’ın şiir kitabını okurken hafızama, “bizim edebiyatımızda yer alan “Doktor Şairler” geldi.
Doç.Dr. Bilal Kemikli ’nin, “Divan Şiirinde Hastalık ve Tedavi!” isimli eseri dikkatimi çekmişti.
Bizim Musikimizde en verimli çalışmaları yapan Farabi’yi burada bir daha yâd edelim.
Eserleri 3 asır boyunca Avrupa’da okutulan, “İbn. Sina…” edebi sözleriyle hala zirvededir.
Elazığ’lı Hemşehrimiz Tıp Doktoru rahmetli Ahmet Tevfik Ozan; “Struga Şiir Akşamlarında Türkiye’yi temsil etmiş önemli tabip şairimiz!”
Yıllarca birlikte olduğumuz, Doktor Ali Öztürk bir gönül şairimizdi.
Rahmetli Göz Doktoru Nevzat İspir’in de divan şiirlerinin olduğunu söyleyebilirim.
Tabip Şairlerimiz arasında; Doktor Behçet Aysan, Serdar Koç, Hüsrev Hatemi, Şeyhi (1431), Reşit Galip (Baydur), Akşemsettin, Cenap Şahabettin, Mustafa Şerif Onaran, Süleyman Portakal, Ceyhun Atuf Kansu, Orhan Asena, Kemal Sayan, Alper Gencer, Ayaşlı Şair ve Hekim Şa’bân Şifâ’i…
İslâm Dininin anatomi ve astronomi ilimlerine önem verdiğini söyleyebiliriz.
Yaratılışın hikmetinde ilk seyir/ veya ilk keşif, “insanın kendisidir!”
İnsan, “Kâinatın özüdür/ özetidir!” İnsan, “Ahsen-i Takvimdir” İnsan, “Cenab-ı Allah’ın yeryüzünde halifesidir…”
Özellikle de, ‘gönül ehli doktor şairler…’ tefekkür dünyamızın da mimarlarıdır.
Dr. Nejat Yılmaz’a; edebiyat camiamıza kazandırdıkları eserle tebriklerimizi belirtmek isterim.