Cahil, cahilce fikir beyan eder
Yüzyılın cinnetinde yüzer hala
Kur’an, düşünmeye davet eder
İhlassız, marifetsiz gezer hala
Uyan, gelecek Türk’e nazar eder
Garibim, sağa sola tozar hala
ERHAN SARAÇOĞLU’NA
İsmi ile müsemma er kişi idi
Akif’in ruhaniyeti gezerdi!
Soylu bir sedayla asra haykırır,
Fuzuli’ye ayrı bir gönül bağı
Harput’ta birlikte tarihi yaşar
Çemişgezek’i yüreğinde taşır!
İmam Efendi, Dede Nüzhet iki dost;
Tasavvuf kültürünün derinliği…
LALE, GÜL VE HİLAL
Lâle, gül, hilâl ismi celil olur!
Nakşeder manasıyla delil olur
Lâle, gül, hilâl uhrevi bir dekor;
Gönlüne düşen ilham, hâlil olur
ZAVALLI
Zeval vaktini görmez mi zavallı!
İnsanlık âlemi senden davalı
Hesap vakti yakındır, belki yarın,
Dili yalanla, ifsatla sıvalı!
Hak erişirse dökülür sıvası
Ateş çemberinde dökülür nevası!
YOLCU YOLUNDA GEREK
Ecdat, “yolcu yolunda gerek” demiş
Sade, “hak yolunda bedel ödemiş”
Nazar et zamana, dün ile bugün!
Arasına, “hasret köprüsü” demiş!
ADALET
Adalet, ‘hakça bölüşmek, üleşmek’
Asla değil bir düşen için gülüşmek!
Adalet, insanlığın giydiği zırh;
İnsan varlığında hakka ulaşmak
KÂİNAT SOFRASI
Toprağa biçmek için neler ektik?
Alın teriyle ne zahmetler çektik!
Ekinler yeşerdi, başağa durdu
İbretle kâinat sofrasına baktık
Nimete şükür edasında yüzler
Allahuekber sedasında canlar
HA GAYRET
Baktım sağıma, soluma ha gayret
“Dünya yeniden kurulurmuş” hayret!
Hayreti, hasrete çevir, edeple;
Su mecrasını bulur, ibretle seyret!
TEBESSÜM SADAKA
Ne güzel din, “tebessüm sadaka”
Sadakatle birlikte anılır, din!
Nefesi zayi etme bir dakika;
Zikret, iyilikle anılır, adın!
UYGURUM
Uygur’um, ismimle müsemma adım
Zalim bir dünyanın elinde kaldım
İnsanlık öldü mü, küstah bir asır?
Esir Türk olarak anılır adım!
MAZLUMUN AHI
Bu dünyada kalmaz kimsenin ahı
Mazlumun yanan yüreği, yakar şahı!
“Kimse, kimsenin günahını çekmez!”
Bir vebal yüklenen çekermiş ahı
ÇAY SOHBETİ
Çay sohbeti dostlar ile tatlanır
“Kişi dostunun yolu üzerinde”
Aşılmaz yollar, dostlarla katlanır
Söz demlenir, muhabbet üzerinde!
NELERİ SAKLAR
Katman katman toprak neleri saklar?
Nice medeniyetlerden izleri,
Ruhumun derinliklerinde saklar!
Atalardan yadigâr kalan izleri,
O izleri, vatan yapar topraklar
Milli şuurdan koparsa, çoraklar!
Kızıl kıyamet koparır yapraklar
Ah! Silinmesin, yerlerdeki izler
SEVGİYE ÖZLEM
Sevgi nimetten, hayatın özsuyu
Sevgi, kâmil insanların huyu
Sevgi sabır ister, tahammül ister;
Sevgi teriyle arınsın beş duyu!
MAVİ
Mavi de, gözler dalar sonsuzluğa
Mavi de, âlem doyar susuzluğa
Bir hüzzam şarkıdır, ‘maviye hasret’
Mavi de derinlik, engin bir coşku