Çocuk nefesi zalimi kahreder
Zavallı asır, zalimi seyreder
Rabbim, hangi halde bizi affeder?
Sevgiyle yansın içinde ki keder
Duayı, gözyaşı berhudar eder
Gönül ateşi, zalimi hapseder
Gazze, anne ve çocuğun zaferi
Kanı, İslâm'ın şehadet rehberi
Makamı ilahidedir eseri
Ruhunda taşırlar, asıl cevheri
Allah katında, asrın muzafferi
Çocuğun dünyada halis defteri
İbretle, gönül huzuruyla okurum
Gazze, Âlem-i İslâm'ın okulu
Tevhit boyasında, nur yüzlü kulu
Çocuk, yüreğinle çizdiğin yolu
Bedri, o mualla ruhla coşkulu
Çocuk, bu destan seninle kurgulu
Şu cihanda ancak, zalim sorgulu
Cihat yolu, mü'min olmaz korkulu
Zalim, öfkenin zehriyle kuşkulu
Gazze, dünya gözüyle bak, yerle-bir
Müslüman olamaz asla şerle bir
Çocuk yüreği, kederimle bir
Yıllardır aşım, sanki zehirle bir
Bir olursak, "hakkın keremiyle bir"
İnsanlık yeşerir, erdemiyle bir
Tevhit boyası cennete çevirir
Sabrın meşalesi, sükutuyla bir
Bu dünya mazlumla imtihanımız
İlahi bir kayıtta her anımız
Hakkı söyler, haykırır lisanımız
Sevgide muhteremdir, vatanımız
Hergün cihada yürür kervanımız
Biz der, hak yolundadır, beyanımız
Selâmda gizemli dermanımız
Bu dünya, ahir dünya mekânımız
Hakkın zaferidir, bize şanımız
Bir nihavent hava söyler sazımız
Gazze, Türkistan’dır, asrın şarkısı
Yürek hançeri, ananın terkisi
Vaveyla kopar, zalimin kamçısı
Ölüm kusmakta, pazarı çarşısı
Gazze'de pusular, çocuk avcısı
Âlem-i İslam'ın bitmez sancısı
Kalmadı yağızlar, yiğit atlısı
HAKSIZA NE GÜÇ VER
Haksıza ne güç verin ne de umut
Adımlarınız ilkeli ve somut
Çılgınlığı ölçen ne alet ne hudut
Ecdat, "devletin dini adalet" der
GÖNÜLDEN GÖNÜLE
Kalpten kalbe selâm, merhamet gider
Her selâm, manevi emanet gider
Hayır işlerine, selâmet gider
Nice delil, nice âlamet gider
Kul hakkı bilene, nedamet gider
Allah rızasında, keramet gider
Nefsin arzusunda, azamet gider
Kibir nidasında, vahamet gider
Köprünün altından melamet gider
Vasat bir ümmet, hayırlı ümmettir
Gönülden gönüle samimiyet gider
Her kelâm, kalplere nihayet gider
Sabır işlerinde, selamet gider
Nice umut, nice bidayet gider
Haramı bilene, hidayet gider
Resul’ün izinde, asalet gider
Hırsın peşindeki, ziyafet gider
Öfke nidasında, letafet gider
Dünyanın bağından sükûnet gider
Dengeli bir ümmet, övülmüş ümmettir
İLKOKULUMUZ ANNE KUCAĞI
İlkokul, annenin şefkat kucağı
Hayatın ilk basamağı, durağı,
Sözün, cana döküldüğü dudağı
Gözün açıldığında ilk durağı
Kalbi okşayan seste, ilk kulağı
Anne sesinde yakını, uzağı
Bütün bedenini örten kuşağı
Özü, sözü ve ruhunda ilk bağı
Tebessüm eden yüz, anne sevgisi
SÖZ NEDİR
Söz nedir, dün başka, bugün başka mı?
Dilin kemiği yok ama, laçka mı?
Gözlerin lütfu nazarı aşka mı?
Söz kabından taştı, rengi de kaçtı!
İnsanı okumak zor, zahire bak!
Yolunu görecek kadar ışık yak
Zamana kurşun dökenlere bak