Üç yanını tepeler çevirmiş
Hakemat, Osman, Aliuşağı,
Birer hisar misali belirmiş
Eteklerinde yol durağı
Nice zamandır, bizi gezdirmiş
Kâh yol uşağı, kâh gönül uşağı,
Gurbet yolunu sılaya getirmiş
Ağın bizlere vatan kucağı
En dinçlik, gençlik yıllarım geçmiş
Hikmet dersi dökülen dudağı
Dede Korkut’ça, aksaçlı ermiş
O ne candan ne içten bağı
Yüreğimin bir yanı Ağın'da
Ağını, üç yanından su emzirir
Fırat, bir sülün misali çevirir
Yeşili, buram buram sindirir
İlahi, göğsüme sevgi indirir
Ağın'ın, dört incisi patentlidir
İzzeti, ikramıyla lezzetlidir
Leblebisi, üzümü kıymetlidir
Şefkat sofrası ziyafetledir
Andirisi, Ekireki, Vahşeni
İnsanlar, mekânlarıyla medeni
Toprağı, havası sarar hevesini
Yıldız, yıldız nur yağan gecesini
Değişmeyen nazende çizgisini
Sizleri kollarıyla saran vefadır
Yârin selamı her zaman sefadır
Fethi Gemuhluoğlu’na selâmım
Yıldırımla, destanlardır kelâmım
Müderris Hüseyin Efendi’yle,
Ağınlı der ki, ‘yükselir makamım’
Vakıf insanlarla, geçti zamanım
Erdemli şehri anlatmak meramım!
Efkârı dağıtan diyar, ilacım…
Seni sevmek ibadettir inancım!
BELEK GAZİ’YE
Harput, Belek Gazi şefkat diyarı
Işıl ışıl yanan Oğuz civarı
Nuruddevle Belek kokar hisarı
O hisarlardan ihlas esen rüzgârı
Zalimi derbeder eden hüsranı
Belek'in nefistir, taguttur düşmanı
Her gaza, alır götürür efkârı
Belek'ten miras; mertlik yadigârı
Yerle bir, zebun etti inkârı
Niyeti, ameli, sulhtu aşikârı
Canlarla gülzar etti baharı
Özlemim, Belek yürekli çağları
Karanfil, reyhan kokardı dağları
Gözlerim, çocuklar kadar haşarı
TÜRKİYE- AZERBAYCAN BİR MİLLETTİR
Türkiye-Azerbaycan bir millettir
Fitne-fesat siyaseti illettir
Yunus, "ete kemiğe büründüm" der
Vahdetin nuruyla göründüm der
Dinle, özden milletin şarkısını
Gez hele pazarını, çarşısını
Vatan kokusu siner içinize
Maşeri vicdan düşer dilinize
Karındaşlık, milletin kardeşliği
Tarihin bahşettiği güzelliği
Kim bozabilir, kim kirletebilir?
Yarabbi, rahmetine sığınırız
Birlikte, hak katında kazanırız!
KASIM, ASIM’IN NESLİNİ
Kasım, Asım'ın neslini düşünürüm
O nesilde, Kızılelma’yı görürüm
İhtimamla, o yürekle yürürüm
Kırık gönüller gördükçe üşürüm
Bilirim, ayrılığın sonu uçurum
Derinden ah, belki lehim olur, derim
ALINTERİ
Alınteri, gözyaşı kadar muhterem
İyilikler üzerine kurduğum denklem
Emekle yükselen değerler muhteşem
Alınteri, göz nuru huzura işaret
Hayat, erdemli dokunuştan ibaret
Alınteri, göz nuru emeğimiz,
Emekle şifa gibi yemeğimiz
Helal lokmadır ancak servetimiz
Şu hayatta, adalet gerçeğimiz
Ahlakla banidir, geleceğimiz
Erdemli bir toplumdur dileğimiz
AK TOPRAKLAR
“Ak topraklarda bir İlçemiz, Ağın!”
Gönlümü verdiğim, ata yurdumuz
Karasu Vadisine narin kapı…
O narin kapının dost yüzlerine,
Bahar kokar ışıl ışıl sevincim!
Sıladan gurbete yol bulur, uzar;
Uzar da gider bütün hülyalarım
Sendedir kalbimin atışı, görsen?
Gün batımını hasretine yorsan!
AĞIN’A
Ağın, hasretin düştüğü yerdedir
Sularında yakamozlar oynaşır
Vicdanına danış, akıl serdedir!
Bu büyük sevdayı yüreğim taşır
Üzüm, leblebi, badem, nar burdadır
Ülkemin dört bir yanına ulaşır
Ağın, göç ile umudu dardadır
Yiğidim, feryadın dağlardan aşır
ÖLÜME NEFES NRFESE
Ölüme, nefes nefese koşuyorsun
Heves hevese dünyaya sarılıyorsun
Gözlerin açık halde uyuyorsun
Tezat içinde tezatla yürüyorsun
Ölmeyecek gibi düşler kuruyorsun
Sevdanla, içten içe eriyorsun!
Fütursuz hesapla da büyüyorsun
Çelişki içinde çelişki, susuyorsun
GÖZLER
Gözler, yüreğin sarkacı olurmuş
Sözler, hislerin bakracı olurmuş
Beş duyuda âlem çizilirmiş
Közler, vicdanın tuğrası olurmuş