Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Çemişgezek'te önemli faaliyet

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Manas Yayınevi’nin sofrasında hazırlanan tarihi bir program, 30 Nisan 2026 Perşembe Günü “Çemişgezek-Tunceli İlçemizde!” büyük bir katılımla gerçekleştiriliyor.

“Birinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Milletvekili, Çemişgezekli Şair Nüzhed Dede!”

Bu tarihi program, “Elâzığ Belediyesi ve Çemişgezek Belediyesi’nin Katkılarıyla; Munzur Üniversitesi ve Manas Yayınevinin...” birlikte büyük bir ihtimamla düzenlediği faaliyet...

Bu tarihi program, 30 Nisan 2026 Perşembe Günü Çemişgezek İlçesinde, Saat; 09.00’sularında, Tarihi Şahsiyet Dede Nüzhet’in mezarını ziyaret ile başlayacak...

Saat, 10.00’sularında, Çemişgezek Belediyesi Kültür Merkezinde, “Açılış Programı ve Panelle...” devam edecek. Açılış Konuşmalarını, Çemişgezek Belediye Başkanı İbrahim Enes Somyürek ve Elâzığ Belediyesi Başkan Yard. Nazif Bilginoğlu’nun yapacağı programda; Oturum Başkanlığını Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker’in yapacağı Panel ’de; Prof. Dr. Şahin Yedek, Dr. M. Naci Onur, Bülent Saraçoğlu ve Mehmet Uz katılacaklar.

Panel Sonrası, “Nüzhet Dede’ye Gazeller” başlığında muhteşem bir konser yerini alacak. Bu tarihi konserde, Solist olarak; Yalçın Turhan’ı ve Ziya Tunçtekin’i dinleyeceğiz. Osman Bedrettin Yapar, Uduyla sanatçılarımıza katkıda bulunacaklar.

Keban, Arapgir, Ağın, Kemaliye, Çemişgezek İlçeleri, Fırat Havzası üzerinde yer alan köyleriyle birlikte içiçe geçmiş ilçelerimizdir. Bu havza, “erdemli şahsiyetleri bağrından çıkaran önemli bir kültür-sanat ve bilumum güzellikleriyle anılan Fırat’ın gizli cennet bahçeleridir...”

Keban Barajıyla birlikte artık Çemişgezek İlçemize, 1974’lerden itibaren geliş-gidişler feribotla sağlanmaktadır. Elâzığ İlimize, 70 km uzaklıktadır.

Çemişgezek İlçemizle birlikte anılan iki önemli isim; “asrın büyük Velilerinden Osman Bedrettin Erzurumi Hz. (İmam Efendi) ve Birinci TBMM’sinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile yakınlığı bilinen Nüzhet Saraçoğlu...”

Aslen Çemişgezekli olan Ahmet Nüzhet Saraçoğlu (1862-1942) Şehrimizde, ‘Nüzhet Dede’ olarak bilinir. İmparatorluğun son dönem Padişahları; Abdülaziz (1861-1876), V. Murat (1876-1876)

11. Abdülhamit (1876-1909), V. Mehmet Reşat (1909- 1918) Ve V1. Mehmet Vahdettin (1918- 1922)

Hayatının önemli kesitidir! Bu dönemler, ‘edebi hareketlerin’ yoğun olduğu dönemlerdir!

Bu dönemler, ‘siyasi çalkantıların’ imparatorluğu içten içe kemirdiği dönemlerdir!

Nüzhet Dede, İmparatorluktan Milli Devlete geçiş sürecini; O sürecin bütün sıkıntılarını duyan ve yaşayan bir şahsiyettir. İlk ve Orta Öğretimini, Çemişgezek’te tamamlar… 13 Aralık 1887 tarihinde, ilk memuriyet hayatına, ‘Dersim Noteri’ olarak başlayacaktır… Çemişgezek Kaymakam Vekilliği yaptığı yıllarda, TBMM’nin 1. Dönem Ergani Milletvekili olur… Atatürk’ün yakınında yer alır… Bu dönemle ilgili çok canlı hatıraları vardır! ‘Hicivleriyle…’ ön plana çıkacaktır… Harput’ta meftun, İmam Efendi ile akrandır… Bu büyük Veli’ye bağlı kalmış; Sohbetlerinde bulunmuştur.

Uluslararası 12. Hazar Şiir Akşamları, (23-25 Eylül 2004) ‘Dede Nüzhet’ anısına yapılmıştır… Şiirleri, Sanatı, Edebi Şahsiyeti hakkında; toplantılar düzenlenmiştir… Nüzhet Dede, ‘cesareti, sözünü asla esirgemeyişi ve hicivleri’ ile halkın sevgisini kazanmıştır… Şöhretten sürekli kaçmıştır! Dede, ‘soğukkanlı ve metanet sahibidir’ Şöyle der; “Bebekliğimde ağlamışımdır. Ancak kendimi bildikten sonra, Ağladığımı hatırlamıyorum” der! Dede Nüzhet ’in, 80 yılı bulan yaşam öyküsünde; Asrın olanca sıkıntılarına karşı, nasıl dirençli olduğunu görebiliriz… O bir iman ve aksiyon insanıdır!

İlk Meclis, İdealist bir meclistir! Bir inanç etrafında toplanılmıştır; “Memleketin esaretten kurtarılması” Olağanüstü şartların meclisidir… Vekiller, sıkıntıları omuzlamışlar!

Kahraman bir meclistir… Kültür seviyesi çok yüksektir! TBMM, kurucu bir meclistir… Dirayetli ve liyakatli bir meclistir! İlk Anayasa’yı çıkaran meclistir… ‘milli devleti’ kuran meclistir!

O meclis, günümüzde de ‘takdirle yâd edilmektedir!’ Böyle bir yüksek moralle Cumhuriyetin ilanına gidilecektir. Gazi Atatürk’ün sevdiği iki kavram vardır; “İrade-i Milliye!” ve “Hâkimiyeti Milliye…” Sivas’ta çıkarılan gazete, “İrade-i Milliye” Ankara’da çıkarılacak gazetenin adı ise, “Hâkimiyeti Milliye…” İnsana değer veren, onu merkeze alan, ‘erdemli bir bakış ve düşünce…’ Cumhuriyeti bu millete kazandıracaktır. “Seçme ve Seçilme hakkı, Milletin İradesinde…” Cumhuriyetle birlikte bizler, o iradeyi teneffüs ediyoruz.

Dede Nüzhed ’in Mustafa Kemal Atatürk’e yazdığı şiir tarihi bir vesika özelliği taşır.

“Tarihte ser-varaktır, ser safha-yı cemalin.

Kandîl-i nûr-i haktır; ey Mustafa, kemalin.

Estikçe bad-ı nusret, İslam’a geldi kuvvet,

Verdi semaya ziynet, mevci kızıl hilâlin.

Başından eksik olmaz, seng-i Bela Bilal’in

Bak sayende daimdir, Ezanı Zülcelal'in

Ey Kâbe’nin hadimi, vey ülkemin hamisi

Kâfirleri ürkütür, bile senin hayalin.

Gazi Atatürk’ün kendilerine, “Meclis’in Gülü” dedikleri, Milli Mücadeleye her bakımdan destek veren

1. Dönem TBMM Ergani Milletvekili Dede Nüzhed, 1860 yılında Mamuretülaziz vilayetine bağlı Çemişgezek Kasabasının Mescit mahallesinde gözlerini dünyaya açarlar. Annesi Rahime Hanım, Babası eski Kuzican (Pülümür) Kaymakamı İsmail Hakkı Efendidir.

Dede Nüzhed, Çemişgezek İlçesinin ileri gelen/ tanınmış/ eğitimli/ donanımlı bir aileye mensuptur. Ahmet Nüzhed, ilk ve orta eğitimini doğduğu ilçede, ‘Çemişgezek Medresesinde’ tamamlayacaktır.

Ahmet Nüzhed, bir ilim muhitinde, kendisini çok iyi hazırlayacaktır.

Dede Nüzhed, 1878 yılından itibaren devlet hizmetine memur olarak katılacaklar. Nahiye / Bucak Müdürlükleri yapacaklar. Çemişgezek Kaymakam vekilliği yaptığı yıllarda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından TBMM üyeliğine davet edilecektir. TBMM’nin 1. Dönemi için 24 Nisan 1920’de yapılan seçimlerde Ergani Milletvekili olarak 1 Haziran 1920 tarihinde Meclise katılacaklar.


Dede Nüzhed’i bizler, torunu rahmetli Erhan Saraçoğlu’ndan defalarca yaptığımız programlarda dinledik. Rahmetli Babamızda, “Dede Nüzhed ile ilgili hatıralarından sıklıkla bizlere bahsederlerdi!”

Dede Nüzhed, ‘aldıkları eğitim, bulundukları ilim muhiti, kıvrak zekâsı, nüktedanlığı, mizahı seven güçlü yanıyla da...’ bir dönemin fotoğrafıdır. Her şeyden önce, ‘inanmış bir aydın/ veya aksiyon insanıdır’ Onda, Yeis/ veya nokta büyüklüğünde ümitsizlik yoktur. Ne diyorlar, “Ben bu dava uğruna yola çıktım geri dönemem. Ya zafer kazanır döneriz yahut ölüp kaybolup gideriz.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1. Dönem mebuslarından ve aynı zamanda Milli Mücadeleye başından beri destek veren İleri gazetesinin de sahibi olan Celal Nuri Bey, Ahmet Nüzhet Bey’i hayat tarzı, kılık ve kıyafeti açısından “Şarkın Diyojen’i” olarak tanımlamış düşünce derinliğinden dolayı da “Şarkın Nietzsche’si” olarak değerlendirmişti. Benzer bir şekilde İshak Sunguroğlu "Harput Yollarında" adlı eserinin bir dipnotunda Ahmet Nüzhet Bey'i kısa boylu olarak tarif etmiş, cilt ve sakalının rengi ile de Avrupalılara benzetmişti.

Dede Nüzhet yaşadığı dönemin önemli isimlerinden, tabir yerinde ise, bu coğrafyanın ‘abide şahsiyeti’

Bu yazılarımızda Dede Nüzhed ‘in şahsında; 1.nci TBMM’sini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile olan yakınlığını, Cumhuriyetin kazanımlarını ve özellikle de Dede Nüzhed ‘in, “derin bir tasavvuf kültürüne sahip oluşu, Harput’ta metfun İmam Efendi ile olan yakınlığını…” bir çerçeve içerisinde ifade etmek istiyorum.

Bu programa emek verenleri canı yürekten kutlarım. Bu programla birlikte tarihe yolculuk yapacağız. Ecdadı, Sıla-ı Rahim yapacağız. Tarihi bir dönemle nefesleneceğiz. Şehitlerimizi, Gazilerimizi ve bu dönemin inşasında ve ihyasında büyük gayretler içerisinde olan ecdadı selâm, minnet ve şükranlarımızı kalbi ve hasbi olarak belirtmek isteriz.

Yazarın Diğer Yazıları