Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Çağrım Vardır

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Sağduyuya, akla, izana çağrım
Şehrimiz için bir yürek, kıvılcım
Bitsin artık dinmeyen sancım, ağrım
İrade koymamak gibi utancım
Eğilme, hiçbir zaman der inancım
Çağrım var, bilirim yanıktır bağrım
Gün olur sanki sanıktır çağrım!

YÜRÜ
Tarihler yazdı adını, yiğidim…
Destanlar, efsanelerle anıldın!
“Yürü…” der, mazin kadar temiz yolda!
Yollar, zaman, mekânlar seni bekler
Yeni bir yüzde, yeni bir nefeste;
Esenlikli yola selâm yiğidim

YİĞİTLER
Yiğitler ölümle yüz yüzedir
At sırtında yürür, kıtalar aşar
Ya saz taşır elinde, ya kâlem
Yüreği âlemle göz gözedir

DEĞİŞTİ
Ülkemin rengi, boyası değişti!
Göç dalga dalga yüreksize konak!
Örfüm, âdetim, töresi değişti!
Ey ülkem, ‘vefasıza’ tutma çanak
Vefa; topraktır, vatandır, bayraktır
Aynı hisleri paylaşan millettir

KOCATEPE
Gözüm, gönlüm Kocatepe’ye dalar
Vatan olmanın bedelini anar
Toprak doydu mu sana, Ey Şehidim!
Ruhuma gül, reyhan kokusu dolar

MALAZGİRT
Gittim, gördüm Malazgirt Ovasını…
Havasında gül, reyhan kokusunu
Murat Vadisinde durdum, dinledim;
Aksaçlı erenlerin duasını…
İndin mi, Ahlat’a, Van Deryasına
Alplerin aşkla cihat sevdasına…
Garip dünyanın Cihangir Hakanı
Vatan Olmaya, Devlet Olmaya Hey…
Malazgirt Meydanı duyar, o anı…”

BİRLİK OLMAYINCA
Birlik olmayınca, gönle haset düşer
Sevgi yeli esmez, serinlik gelmez
Bir olmayan gönüller çoraklaşır
Çorak toprağın yüzü bile gülmez!


ANILIRSIN
Anılırsın; ya hayırda, ya şerde;
Ya nifakta, ya ihlasla infakta!
Yaşam ağını taşırsın ahire
Beşer akar biz bakarız zahire
Dünya gurbet, gurbette anılırsın!

MEYDANLAR
Malazgirt’ten Dumlupınar’a
Ovalar, zafer tuğlu meydanlar
Zaferlerle yürür, ulupınara
Akar yüreğim uluçınara
Kumral Dede’den Hacı Bayram Veli’ye;
Fetih Suresi okur, meydanlar
“Ya şehadet, Ya hürriyet” emelim
Asra, asırlara fermandır, meydanlar

SEVDALI MISIN?
Sevdalıyım, bu yola baş koymuşum!
Haramiler çıkar bazen yoluma!
Bir çürük ipliğe nice vaatler…
Aldatan söze yalana doymuşum!
Ümittir hep benim çarşım, pazarım
Çıkmaz sokakların ahengi olmaz!
Var git, doğru yola düşsün nazarım!

ELÇİBEYE
Ey Yürekli Oğuz’un, ELÇİBEY’İ
Linç edilen Türk’e, umut limanı
Can içre, gönüllerin Turan Bey’i
İçinde aşkla tutuşur imanı
Birlik Şuuru, bir daha kök saldı
ELÇİBEY Türk’ün aklında yer aldı
Yazacak adını, tarihler birgün;
Türk-Oğuz’un büyük Şölenini…

BİRLİK ŞUURU
Hak, ‘bir’ demiş, sinelerde, ‘Ülkü’ bir
Söylenir tüm cihanda, ‘türkümüz’ bir
Aşkımız bir, kökümüz, sevdamız bir…
Yürekler bir ağızdan söyler; TEKBİR…

HER SABAH
Her sabah, ‘Yeni Sefere’ uyanır,
Yeni umutlarla yelken açarız!
Derya yürekler, dağlara tırmanır!
Ufuktan ufka yol alır geçeriz
Dost, düşman bizleri ezelden tanır
Miskin, yüreksiz kendinden utanır

TURAN
Bir ses yükselir, âlemi titretir
Kulak ver bu ses, cihanı titretir
Bakü’den Budapeşte’ye aynı ses;
“TURAN” diye aynı şarkıyı söyler
Işık olur, gönülleri titretir
 

Yazarın Diğer Yazıları