Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bu Meydana Yakışan

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Elazığ Şehri Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923) üzerinden bir asra doğru adım attığımız şu yıllarda; İsmine yakışan bir meydana kavuşmuş oldu. 
Elâzığ Şehrine yakışan da böyle bir meydandı…
Bu meydana yakışan; tarihimizi, kültürümüzü, sanatımızı, edebiyatımızı, musikimizi, örf ve ananelerimizi içerisinde barındıran Hemşehrimiz Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’na ait mükemmel bir şiir, “Meydanlar Şiiri…” o kadar yakışır ki!
Sekiz köşeli Elâzığ şapkası… Sekiz köşe şapka gerçekte, “motiflerini Selçuklu sanatından aldığı…” rivayet edilir. Öyle ki, Selçuklu sanatında, ‘sekizgenler önem taşır’
Her köşenin bir anlamı var; “Yiğitlik, mertlik, çalışkanlık, cömertlik, dürüstlük, misafirperverlik, alçak gönüllülük, doğruluk…”
Meydanlar Şiiri her mısrasıyla, “bu milleti anlatır…” Özümden, sözümden, kimliğimden bahseder.
“Şu yeryüzü er meydanı
Gönül sevmez her meydanı
Yüreksize yorgan döşek
Koç yiğide ver meydanı

Başbuğlar tuğ kaldıranda,
Atlar dizgin dolduranda,
Malazgirt’te, Çaldıran’da
Sakarya’da gör meydanı

Kaytan bıyık bura bura
Gakkoş, dadaş sıra sıra
Elâzığ’da Çay’da Çıra
Erzurum’da bar meydanı

Ey içi boş, dışı süslü!
Eli kirli, yüzü paslı!
Yetişsin Asım’ın nesli
Etsin sana dar meydanı!

Bak neler var dünlerinde
Acı, tatlı günlerinde
Dumlupınar önlerinde
Mehmetçik’ten sor meydanı”

Bizler, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’na, “Destanların Efendisi…” diyoruz. 
Tarihi romanlarımı, Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun o nefis üslubunda okuduk!
Asırları mısraların ruhuna taşıyan da, Niyazi Bey oldular.
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu ve Arif Nihat Asya, 1071 Malazgirt Zaferinin 900. Yıldönümünü;
1971 Yılında Malazgirt’te bir önemli sayfayı aralayarak kutlamışlardı.
O tarihi ihtişama bizlerde,  sıla-ı rahim yaparak; Malazgirt Zaferinin 937.inci yıldönümünü 2008 yılının Ağustos Ayında, “Muş Valiliğinin katkılarıyla Elâzığ Şehrimizden geniş bir katılımla gerçekleştirmiştik!”
Elâzığ insanı, “vatansever kimliğiyle…” dünden bugünlere, ‘erdemli bir duruş göstermiştir’
İnşallah o duruş ilanihaye devam edecektir.
Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan,  KKTC, Özbekistan, Türkmenistan vesaire bayrakları Elâzığ Şehrimizin o muhteşem (Cumhuriyet) Meydanında dalgalanırken, “biz bir milletiz…” diyoruz!
Bir şeyleri teklif ederken, ‘sözü yürekten söylüyoruz’ 
Hatırlayalım, İlki 1992 yılında Av. Fikret Memişoğlu anısına yapılan Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının 2si de,  “Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu ve Cenani Dökmeci…” anılarına yapılacaktı!
Ahmet Kabaklı, Av. Fikret Memişoğlu, Nurettin Ardıçoğlu, İshak Sunguroğlu, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu vesaire bu şehrin, ‘Rol Model İsimleridir…’
“Meydanlar Şiiri…” bütünüyle düşünülürse, ‘tarihi tefekkürdür’
O şiirin ruhaniyetinde, ‘bir milletin sevinçleriyle acılarıyla birlikte hayat serüveni…’ 
Elâzığ Şehrinin bu nezih meydanına yakışan nedir?
Bu meydana yakışan ne ise onları birlikte, ‘ortak bir akılla…’ hayata geçirelim.
Gayemiz nedir? 
Şu kadim şehirde, “Milli Şuuru Uyanık Tutalım!”
Elâzığ Şehrinin bağrından çıkardığı, “Harput’un Şehriyarı…” Esat Kabaklı’yı davet edelim! Şu meydanda o gür ve tok sesiyle bizlere/ bir bakıma sazın tellerine dokunarak,  o güzelim eseri icra esinler…
Bizim, “Kent Kültürümüzde…” Meydanlar önemli yer alır. 
Meydanlarda, ‘bir kültür, bir aksiyon, bir yürüyüş…’ görürsünüz. 
Meydanlar, ‘durgun değildir’ Sürekli bir akıcılığı vardır…
Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya; “Alparslan” şiirinde bizlere tarihi yaştırlar;
“Torunlarım dört yana, kol kol gitsin;
Malazgirt’ten İstanbul’a yol gitsin!
Gelip sana çarpan gücü, yavaştan
Anlamazsa, haritadan sil, gitsin!

Şehitlerim Allah’a al al, gitsin,
Yaralıma su veren bal gitsin!”

BİLGELER YOLU…
Malatya İnönü Üniversitesi’ne gittiniz mi?
Orada en fazla dikkatimizi çeken, “Bilgeler Yolu…” olmuştur. 
Elâzığ Cumhuriyet Meydanında/ veya Elâzığ Kültür Park’ta; 
Bu aziz ve kadim Şehre, “Bilgeler Yolu…” yakışır.
,O yol güzergâhında; “Orhun Kitabeleri, Hoca Ahmet Yesevi, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Âşık Veysel vesaire önemli şahsiyetler/ taşa yazılan sözleriyle yer alıyorlar.”
Dünden bugünlere, ‘tekliflerle…’ geldim. 
İnşallah bu tekliflerimiz kabul görür
Selam ve muhabbetle
 

Yazarın Diğer Yazıları