Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bir çay içimi

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Muş Kalesi'nde bir çay içimi,

Nefeslenir sanki ova bizimle

Malazgirt'te dile gelen düşümü,

Yürekleri inşa eden azimle,

Bir daha baktım, Murat Köprüsüne,

Anadolu'nun vatan oluşuna!


Her mevsiminle, bir farklı güzelsin

İsterim, geçmiş zaman dile gelsin!

Kalenin surları bize el versin...

Ulucami, geçmişe nazar kılsın

Murat’ın suları akar, batıya

Türk’ün muradı yürür, atiye

Malazgirt, gönlünü boyar maviye

Kızılelma’da, sonsuzluk deryası

“Devlet-i ebed müddet” oluşuna


ÇAY SOHBETİ

Çay sohbeti dostlar ile tatlanır

“Kişi dostunun yolu üzerinde”

Aşılmaz yollar, dostlarla katlanır

Söz demlenir, muhabbet üzerinde!


ÇAY BAHANE

Çay bahane, dostlarla sohbet şahane

Ne kafesi? Gönlümüzde çayhane

Dem ve dem şefkati yudumlatır

Derdimle dertlenen ocağım, derthane


İÇİM DIŞIM BİR

Müslüman'ım, içim dışım bir söyler

Muradım, bir büyük ülküyü eğler

Vatan yolunda, ayağa kalkın beyler

Aydınlığa ram olup yürüyelim

Şu canları irfanla bürüyelim

Erdemli yürekler girer düşüme


KALENİN SURLARINA

Kalenin surlarına düşen toplar

Ülkemde, "çelikten kubbe kalkanı"

Ruhumu, bir ulvi inşirah kaplar

Asıl kalkan, şehitlerin alkanı!

Anadolu, İslâm'ın iç kalesi

Tevhit lisanıyla boyar lâlesi


ATEŞ ÇEMBERİ

Ateş çemberinden geç de gel

Acılara merhem ol da gel

Bozkır Anadolu’nun yanık yüreği...

Gönüllere, çadır olur durağı

Vefalı yâr ona, ayı hilâli

Sen dalgalandıkça kalmaz melâli

Ey dağlar, heybeti saklar içinde

Sükûta ermiş birer derviş gibi


AT SÜRENİN

Ufukları belirsiz at sürenin,

Akılları, gönüllere yâr olmaz

Erzakını vakitsiz tüketenin,

Aşı, vücuda şifa i yâr olmaz


SAZI OLANIN

Sazı olanın, bir çift sözü olur

Sözü olanın, has sohbeti olur

Sohbetten gönüller muhabbet eder

Muhabbet çağrısında vefa olur

Vefalı dostların sözle bayramı


İHTİKÂR

İhtikâr, malı istif eden vurguncu

O mu, benim ticaretime hancı

Karaborsacı ve de yalancı

Piyasanın, kara yüzü, talancı

Çekilin, yetti artık, yolumuzdan!

Çekin elinizi omuzumuzdan


ŞİİR GİBİ ESİNTİ

Şiir gibi serin, ruhi esinti

Gönül dünyalarında gezinti

Bir hoş sedadır, şiirdeki gizem

Mısralar, dışa akseden resimdi


O resim, kendi dünya mı anlatır

Ağaç gibi, gövdesinden dallanır

Dal dal, meyvesini verir, nazlanır

Mısralar, çiçekler sunan resimdi


Şiirde, gönül telleri konuşur

Sevgiden, şefkat dilleri oluşur

İzzeti ikram elleri doluşur

Mısralar, sulhu neşreden resimdi


BİR ÇAY İÇİMİ

Bir çay iç, demlen, sonra konuşalım

Demokrasi bahsi, biraz demlensin!

En güzel çalım, demokrasi çalımı!

Usta hatiplerden de söz çalımı

Asıl, yüreğindeki ses ne diyor?

Alı, yeşili, moru bir yol olsun...


ÇAĞ OYNADI

İlmin hikmet gözesinden, çağ oynadı!

Çer-çöp haline gelinde, ‘bağ oynadı

İlahi, her tecellide nur ayetin;

Bir çığ düşünce yerinden dağ oynadı!


ÇERAĞA BENZER

Sevda nehri, bozkırlara can verir

Aşksız dünya, çorak toprağa bezer

Masum çığlık, insana aman verir

İlham düşer gönle, çerağa benzer

Yazarın Diğer Yazıları