Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bir bahar türküsü

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bir bahar türküsüyle uyanırım

Dumanlı dağlara merhaba derim

Serin esen rüzgâra seslenirim,

Bulut bulut gönüllere es derim

Âlemi tatlı bir tebessüm sarmış

Bahar havası, coşkusuyla yarmış

Gözler, bu ulvi nakışa doyarmış

Nakışınla âleme ders ver derim...

MEVSİM BAHAR OLUNCA

Mevsim bahar olunca gel diyorsun

Sensiz hayat kuru bir dal diyorsun

Gönül fermanını yağmurlara yaz

Hasretle kapısını çal diyorsun


Göçmen kuşlar dağ, tepe aşar gelir

Irmaklar, vadilerden taşar gelir

Hayalim, umutlarım koşar gelir

Ayrılık şarkısını çal diyorsun


Bekledim, güneşin doğduğu yerde

Sevdanın, hicabın olduğu yerde

Dermanın, yüreğin yandığı yerde

Feleğin kapısını çal diyorsun


MAYIS AYINA

Bizde, Mayıs ayına; "gül ayı" derler

Âlem, yüzüyle vahdete dönerler

Bülbül gibi şakıyan bir ay derler

Tevhit diliyle, Mevlaya dönerler


ÇOCUKLARIN KUSURU

Çocukların kusuru nerede başlar

Bir bilsen, secde eder dağlar taşlar

Gözyaşımda, çocuğun masum bakışı

Siner mi çocuğun göğsüne yaşlar

Gözünle, çocuğun kalbine dokun

Bak gör nasıl içinden erir taşlar


ABD’NİN NİYETİ

ABD'nin niyeti, bölgeyi dizayn etmek

Kendisine sadık, itaatkâr ülkeler,

Biraz da, olacağı kadar, müstemleke!

Ortadoğu'da, otoriter olmak!

Hey, 'kapıkulları' sıraya dizilin, diyebilmek!

Yeri geldiğinde, 'yolmak, üfelemek...’

Güç gösterisinin, ne adaleti, ne ayıbı yok!

Hey gidi, 21.inci asır, kasırga gibi esermişsin meğer...


EY MUALLİM

Ey muallim! İlmine, irfanına,

Selâm eder, kürsüne, lisanına;

Yükselen uygarlığın hizmetine

Tohuma, can yürüyen nişanına...

Ders alırım hayatın cilvesinden

IRAK’IN GÜNEŞİ

Irak'ın güneşi, Kerkük'te doğar

Kerkük'ten eser, hoyrat rüzgârı

Hoyrattır, Türkmen'in hayır çeşmesi

Her nağmesiyle dağıtır efkârı

Harput'un manisiyle selâm eder

Selamette kalsın, Kerkük diyârı


KERKÜK’ÜN GARDAŞI

Kerkük'ün gardaşı var

Harput gibi sırdaşı var

Bir sofraya kurulmuş

Kalesi'nde aşı var


KERKÜK’E SELÂM

Harput'tan Kerkük'e selâm

Kerkük'ün, hoyratı var!

Hoyratla ne güzel kelâm

Harput'un Kalesi var!

Kale'den, Kale'ye balam,

Muhabbetim uçurdum


TÜRKMEN VALİSİ

Kerkük'e Türkmen Valisi

Ne Âli Mutluluk

Muhammed Seman Ağa,

Gönlümüze Hoşnutluk


HARPUT’TAN KERKÜK’E

Harput'tan Kerkük'e,

Hoyrat Vadisi

Harput'ta, Kürsübaşı sofrası

Kerkük'te, 'Çayhane muhabbeti'

Muhabbetin doyulmaz sefası

Nağmesiyle, Kürsübaşı havası


HARPUT’UN

Harput'un, çeşmesi bol, irfanı bol

Âlimlere, ulemaya giden yol

Nazlı gelin gibi akan Fırat'tır,

Fırat'ın ışığı, bereketi bol

Rabbim, lütfeyle bu şehri kereminle

İnsanının izzeti, ikramı bol


BUYUR EDERİM AĞIN’A

Buyur ederim dostları, Ağın'a

Elazığ şehrinin, cennet bağına

Çıkalım birlikte, Osman dağına;

Dört incisinden geçilmez Ağın'ın

Leblebisi, üzümü, narı, bademi

İlmi ile de maruftur âdemi

Kamil insanlarla yürür kademi

Sükûtun erdiği yerde Ağın'ın

 

 

OKUL YOLU

Okul yolu, ilim irfan yolumuz

Yüreğimizle adımlar yolumuz

Büyük ülkülere çıkar yolumuz

Yürür şefkatim, ihlasım cihana

Hakkı söyler, dilim söyler divana;

Sadakat, en büyük eserin kalsın


PAZAR YERİNE

Pazar yerinde, âlemi seyreder

Her haliyle, toplumu resmeder

Sen istemesen de, ahvalin çizer

Heveslerin, kalbin ritmini bozar

Ey pazar yerleri, edebe bürün!

Latif bir nidayla, mahşere görün


DUAMI BIRAKTIM

Halep'te gözyaşımı,

Kerkük'te gönlümü bıraktım

Fırat Vadisinde hüznümü,

Harput'ta dua mı bıraktım

Coğrafyam, düğüm düğüm dert

Nerde düğümü çözecek fert

Yolları zor, iklimi sert

Kadim tarihi bıraktım


BAHARA VURGUN

Fani’den kaçar şu can, bahara vurgun

Karanlık çığlık çığlığa, şafağa sürgün!

Aydınlık ister gönlüm; güneş dolusu

Suya vurgun efkârım, yüreğim yorgun


BAHAR

Baharı gönlümüzde yaşatalım!

Kader yastığı içli teşbihimiz

Kasvet, kuruyan dalları atalım!

Mevla’dır, hakka giden sahibimiz


BAHAR

Bahar, tomur tomur, çiçek diriliş!

Gün doğumu kadar, sıcak, esenli

Esen rüzgârın firuze nağmesi

Dokunur bahara nişan düşmesi


BAHAR ÇELENGİ

Bahar çelengini al da gel, gayri

Dalın üstüne konan bülbül olsun!

Toprak kokusunu al da gel, gayri

Vatan hasreti sinemde gül olsun


BAHAR DAĞIT!

Âleme tebessümle, sadaka dağıt

İçindeki tasayı bir bir dağıt

Tevazuunla kanat aç, gönüllere;

Gönüller kapısından, ‘bahar’ dağıt

Bahar, “yeşil, huzur, çiçek, uygarlık”

Rüzgâr ol âleme, ‘esenlik’ dağıt


BAHAR KOKULU

Bahar kokulu içli sözler söyle

Her sözünde seher yelleri essin

Güven aşıla öyle veya böyle

Bir terzi hüneri yüreği diksin!

Zarif dantel misali işle sözü!


İKİ GÜNÜ EŞİT OLAN

"İki günü eşit olan zararda"

Her gün bir adım daha ileride,

Atacağın her adımın kararda,

İz bırakacak; ötede, beride...

Ey yürekli nesil, yürü demeli

Kâh fikrin, kâh inancının hamalı!

Durmak atalet, geriye gitmektir

Her fetih, her yenilik gayret ister

Gayretin, bugün meyve veren fidan

Fikrin, düşüncenin yeşermesinde,

Gönüllerde yaşar, hayat bulursun


BAHAR ÇELENGİ

Hazar'dan köprüler kurdum, Türk illerine

Bir büyük sevda yürür, gönül dillerine

Şiirin efsunkâr nakışlı güllerine

Hiç solmayacak "bahar çelengi" yakışır


BAHARI KIŞA DÖNDÜ

Baharı, kışa döndü bu ülkenin

Efkârın, keder dalına düştüğü

Düşleri, karanfil kokar ülkenin

Bedri, Yusuf'un kuyuya düştüğü

Mazluma, ağıtlar yakan ülkenin

Seheri, âminler, Yasinler bekler


BAHAR SABAHI

Bahar, Rabbimin bize hediyesi

Akıl, gönül muhabbetine teslim

Yerle, göklerin vuslat mersiyesi

Rüzgârlar, rahmet duasına teslim

Âdem'e, sıla-i rahim terbiyesi

Milli şuurla, vicdanlara teslim

Sabreyle, gönül doğacak sabaha

Âlem-i İslâm, erecek feraha


BAHAR KOKAR

Al yaprağı eline, rengine bak?

Yeşili bahar, sarısı güz kokar

Üşüyen güneşi dalından kopar

Yıldızlarla birlikte göğsüne tak

Yazarın Diğer Yazıları