Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bayrama Merhaba

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bu yıl, 09 Temmuz 2022 Tarihinde, “Kurban Bayramını!” idrak ediyoruz.
“Niye Nefret” isimli şiirimizde şöyle diyoruz,
“Şaşarım insana, nefret edene
Sevgi, husumete niye dönüşür
Lütufla gönlünü nedret edene
İhlasla nazar nusrete dönüşür!”
Bayrama, ‘merhaba’ diyoruz!
Hoş geldin, sefalar getirdin! 
Bayramla birlikte, ‘infakı’ düşünürüz!
Yardımlaşma kültürü derhal ön plana çıkar.
Sevinçleri, acıları bilumum değerleri, ‘paylaşmak’ kadar güzel bir şey var mı?
“Müslüman, Müslüman’ın velisidir/ dostudur!”
Bizler böyle bir kültürde yetiştik. 
O sebepledir ki, ‘insanın insana nefreti…’ bizleri fazlasıyla şaşırtıyor!
Bayramların en güzel tarafı, ‘sevgi ikliminin taşınmasıdır’

“Meğer Hayat” şiirimizde ne diyoruz;
“Meğer hayat, uzun bir yol değilmiş
Yazık ki, makam önünde eğilmiş!
Sermaye; ahlak, adalet, iyilik
Olmayınca ihlas, her şey dağılmış!”
Şu bayram gününde, ‘insanı ve hayatı’ tefekkür ederim.
Hayat, ‘kısa olduğu kadar da fani…’
Ebedi hayatı bırakıp da, ‘fani hayata niye talip oluyoruz’
Sermayemiz ne olacaktır?
“Ahlak, adalet, iyilik, doğruluk, dürüstlük…”
Hiç kimseye/kimselere karşı, ‘içten pazarlıklı’ olmayacağız!
Tek kelimeyle, ‘güvenilir’ olacağız!
Sadece, “Yüce Rabbimize karşı eğiliriz’
Ne mal, ne makam, ne şan ve şöhret karşısında; 
Eğilmek mi,  “ASLA!” 
İnsan olarak, ‘hür yaşamanın anlamı’ budur.
Kurban Bayramı, bizlere; ‘hakka teslimiyeti’ öğretiyor.

DOSTA GİDELİM
“Gelin dosta gidelim, dost bağına
Gönül sohbet bekler, muhabbet ister
Güneş yöneldi, Meryem Dağı’na
Kelâm ışık ister, aydınlık ister!”
Ben ecdattan/ atalarımdan, ‘sohbet kültürünü’ öğrendim.
O kültürün, ‘edebi, adabı, ahlakı…’ ile yetiştim.
Anadolu’da, ‘sohbet meclisleri’ bir bakıma, ‘irfan okuludur’
Aksaçlıları dinlemek, kâmil insanlardan feyiz almak…
Bayramlar, bu infak üzerine kurulmuştur.
İlahi bir terbiyeye bizleri sürekli davet eder.
Duamız nedir, “Yarabbi! Bizleri yer ehline, gök ehline sevdir!”
İnşallah, Bayramlar en fazla; ‘sevgi iklimine’ vesile olur.


“BOZKIR’DA” isimli şiirimizde şöyle sesleniriz;
“Bozkırda ufuklar kızıla çalar
Kıratım rüzgâr gibi menzile dalar
 Derin vadilere kayar gözlerim
Kim bilir nice avlaklarla dolar;
Kurşuni kayalardan süzülür kartal”

İnşallah, Bayram günleri köyümde olacağız!
Doğayla baş başasınız! Güneşin doğuşu ve batışı…
Ufuklar bir an kızıla boyanır! 
Dağ, Vadi, Baraj Gölü… Bağlar ve Bahçeler…
Ekilip biçilen tarlalar… Bir, ‘renk senfonisidir’
Mükemmel bir ahenk sizleri bütünüyle cezbediyor!

“AĞINLIYIM” şiirimizde şöyle deriz;
“Ağın, ak toprakların civan yurdu
Şairler, yazarları divan durdu
Bağdat Fatihi, ‘Genç Osman’ nesli…
Hamiyetli yüreğiyle soruldu
Ağınlıyım, durağında Konaklı;
Sağduyu limanım, vatan imanım!
Ağındadır; sesim, soluğum, anım”
Rahmetli Vedat Güldoğan bizlere, 
“Sizler, Osmanlıyı kuran aşiretsiniz; Karakeçili siniz!” derlerdi.
Hatta bir ara, Elazığ Kanal- E televizyonunda bizim köyümüzün;
“Karakeçili aşiretinden geldiğini…” söylemişlerdi.
Ama şunu ifade edeyim, “Ağınlıyım!”
Türkiye’nin en fazla (nüfusuna oranla) muallim yetiştiren ilçesi!
Türkiye’de, “cezaevinin olmadığı nadir ilçeler arasında!”
Ağın İlçesi için ise, “sağduyunun limanı” diyebilirim

KIRATA BİNMİŞ” şiirimden,
“Dolar, altın kırata binmiş koşuyor
Nebati hala gönülleri okşuyor
Geminden tutup; ‘dur’ diyecek yok mu?
Kırat; dere-tepe demeden aşıyor
Yorgun savaşçı sırtında yük taşıyor!”
Sırtımızdan, ‘enflasyon yükünü’ atalım!
Gerçekten, ‘zorlanıyoruz’ Sıkıntılarımız her geçen gün büyüyor?
Şunu da ifade edeyim; “at, tasavvuf kültüründe insana en yakın hayvan!”
Adiyat Suresi 1-5 ayetlerde “soluk soluğa koşan atlar…” anlatılır.
Bayrama tekrar Merhaba diyorum.
Yüce Rabbimden, “ülkemize, ülke insanımıza huzur ve güven getirmesini diliyorum!”
Selam ve muhabbetle… Esenlikte kalınız.

Yazarın Diğer Yazıları