Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bayram Bizim Gönül Soframız

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bayram, ‘ilahi bir terbiye’ huzur,
Aydınlık bir ufka doğru yürümek
“Rabbim, her yerde hazır ve de nazır!”
Adımlar, ‘ihlasla’ yüce dileğe…
Muhabbet bağında, sıla-i rahim
Doğmak, ‘hayata’ yeniden doğrulmak
“Olmak şuurunda” sevgiye doymak

BAYRAM SOFRASI

“Baba, anne, kardeşler ve torunlar!”
En güzel elbiselerini giymişler
Sevgi saygı güven dolu bakışlar
Eller öpülür, gönüller tatlanır
Canlar sofra etrafında toplanır
Sofra, sohbet, gül ikramı gibidir
İkram bir hoş sedaya dönüşür
Babam, “Hacı Hayri’den bir gazel okur”
Anam, ‘manilerle bizlere dokunur’
Daha ilk bayramımda özledim sizi

ESKİ BAYRAMLAR

Dünde, bugünde, ‘eski bayramlar’ der
İçimizde yanan tatlı bir gizem
Bayramın getirdiği özge nizam
Bilirim her biri saklı anılar
Gönüller, “bayramlar bayram olsun!” der.

BAYRAM SABAHI

Bayram Sabahları, en tatlı rüyam
O rüyalara, ‘uyanmak’ isterim
O anları içten ‘se(v)dayla duyam!
Saflarda bir çocuk olmak isterim

ERDEMLİ İNSANLA

Erdemli insanla dolunay vakti
Nerede kaldı ihlasla akdi!
İsraf ettik, sermayeden tükettik
Kalmadı özünde manevi nakdi
Ne ettiysek hep kendimize ettik
Mum kimin eridi, liyakat, ehliyet!
Yok, merhamet sahibi insaniyet!

ZAN

Hakikat değil, zan peşinde koşar
İncitir nice mazlum kalbi kırar!
Kim bilir, nelerin aşında koşar
Heyhat ki nice masum evi yıkar

DUR GİTME

Dur gitme saçlarıma kır düşmeden
Zamana kelepçe vurmak isterdim!
Nafile dur, durak bilmez göçmeden;
Yüreğimi ak topraklara serdim
Günahım, ahlarım dökülsün derdim

YAĞMUR

Bulut bulut deniz akar nağmeyle
Gök gürültüsü yaratanı tesbih!
Rüzgâr bulutları toplar ahenkle
Toprağa rahmet ol, ilahi tembih!

ÖMÜR

Uzun ince bir yol demişler ömre
Katar katar anılar yürür ömre
 Çocukluk, ihtiyarlık derken; dört mevsim
Kâh bahar, kâh kış renk verir ömre

DÜNYA GEMİSİ

Cümle âlemi taşıyan gemide;
Birlikte yol alır, seyran ederiz!
Faniden ebede akan gemide,
Nice devirlere devran ederiz!
Kâh Firavunlar gelir, hüsran eder
Kâh Veliler gelir, hayran eder

DALGALAR

Dalgalar, gün gelir ‘dağları aşar’
Aşar yüreğim, hudutları da aşar
Lâl değilim, sükûtuma bakmayın!
Gölgeler, ışığın raksına düşer
Aras, Kur, Tuna; sevdasız akmayın!
Dalgalar, yüreğinde ‘fetih’ bekler

DOĞU TÜRKİSTAN’A

Doğu Türkistan, ‘Ata Vatanımız’
Oğul derim, hatıramız, anımız
Gurbette mi kaldı, yandı yürekler
Urumçi nerde, nerde kaldı Kaşgar
Türkistan, kadim Türk Yurdu; ‘vatanım’
Ülkülerim, türkülerim sendedir
Rüzgâr eser, muştulu haber bekler
Kadim Türkistan hür yaşasın diye
İçimde çığlık, fırtınalar kopar
Sana vurulacak, her prangaya!
Turfan öksüz, Yarkent, Gulca hüzünlü
Anarım, hatıralarla her zaman
Niyetimsin, ‘ülkümün doruğunda’

Yazarın Diğer Yazıları