Babam vardı, dağlar gibi yüreğim
Varlığım, nehirler gibi akardı
Babam vardı, bütün yükümü alır
Neşeyle odama, ışıklar dolar
Babam vardı, güvenim kat kat artar
Niyetim, huzurla hayatı koklar
Babam vardı, rol-model bir insan
Onda okudum, hayat bilgisini
BABAM BENİM SOYAĞACIM
Babam benim, ‘soy ağacım’
Ağaç, kökleri üstünde;
Üstünde taşır gövdeyi!
Asırlık çınardı, Babam
“Bize erdemli olmayı,
Sözü, özü bir olmayı”
Bir ömür boyu öğretti
“Rol-model insan olmayı”
Yunusça, ‘kendin ol’ derdi
Her ne borcu varsa, öderdi
‘Kul hakkından sakınır,
Haram lokmadan kaçardı’
Babam benim, “adam gibi adamdı”
Kendini ailesine, evladına, milletine adadı…
RAHMETLİ BABAMA
Babam gitti gideli öksüz kaldım
Ne yanıma bir kalem, defter aldım
Bekledim her akşam, babam getirir
Hüzünle ev yolunda, yalnız kaldım
Babam gideli sanki dağ devrildi
Hayallerim, topaç gibi çevrildi
Güz rüzgârları savurdu bizleri
ANNE VE BABAYA
Anne sesinde en gizemli şefkat
Kolları usulca sarar merhamet
Öğretir dudakları; "gönül sabret"
Sabırla, yüce dileğe selam et
Baba sesinde uhrevi bir beste
On üç makam dökülür bir nefeste
Sözler gül gibi açar; deste deste
Gül kokulu rayiha da kelam et
TURAN NEDİR
Gel, yedi iklime sor; “Turan” nedir?
Turnalar bilir, dağlar ötesini
Kızılelma derken yüreğim titrer
Yürek sesidir, Malazgirt’te başlar
YALANSIN SEN
Boyadın öfkeni, ‘astın kılıfına’
Estin, gürledin kazanma hırsıyla;
Öfkeni astın, ‘mağrur kılıfına’
Ey dünya nedir, kastın zayıfına…
DÜNYA
Bu dünyada gemilerini yakan
Aşk ehli bir yiğit olmak isterdim!
“Dünya oyun-eğlenceden ibaret”
Güne, “ah” dedim, ‘ah’ımla arındım!
Nefsin/ hevanın hileli kamçısı,
Tevbeyi asil kınından çıkardı!
Yürek, kadife kaplı kınında…
HAMALLIK
(akrostiş şiir)
Hayat yükü ile yoğrula durdum
‘Adam aldırma’ demedim, yürüdüm!
Manasıyla zamana, doğrula durdum
Akıldan yana vicdanı aradım!
Latif ismiyle de, çağrıla durdum
Lirik bir şiiri hayata kurdum
Ilık rüzgârlarla savrula durdum
Kaldır yükünü, dünyaya hamallık
Hamallık buymuş, hevesime yordum
Kâh fikrimin, kâh haberin hamalı!