20 Haziran 2022 Pazartesi Günü Manas Gönülevi’nde Azerbaycanlı öğrencilerle birlikte oluyoruz.
O birliktelikle kimler hafızalara gelmiyor ki, “Mehmet Emin Resulzade, Gaspıralı İsmail, Ahmet Cevat, Elmas Yıldırım, Bahtiyar Vahapzade, Nizami, Nesimi, Fuzuli, Sabır, Hüseyin Cavit, Cafer Cabbarlı, Mikail Müşvik, Üzeyir Hacıbeyli…
Tarih, bizim en büyük dostumuz! Orada, birlikte köklerimize iniyoruz. Şunu görüyoruz; “Aynı kaderi, kederi, sevinci, acıları paylaşan bir milletiz!”
Bahtiyar Vahapzade ne der; “Geçmişine taş atanın geleceğine güller atarlar.”
Birlikte geçmişimize gideceğiz. Güzellikleri de, erdemlikleri de, bugün olduğu gibi dün de “kader birliği yapan bir millet oluşumuzu!” tarihin tozlu yapraklarını çevirdiğimizde göreceğiz.
“Gülistan Antlaşması (12 Ekim) 1813 tarihi… “Türkmençay Antlaşması (10 Şubat 1828 tarihi…
Her iki antlaşma da, “Rus İmparatorluğu ve Kaçarlar (İran) arasında imzalanır.
Tarihi iyi bilelim… Tarih bizim ufkumuzu açacaktır. Özümüzü daha yakından bileceğiz.
“Gülistan Antlaşması…” ile Güney Kafkasya’da bulunan Karabağ toprakları, Rusya yönetimine geçecektir. Bu antlaşma ile tarihte ilk defa, “Azerbaycan Rusya’ya bağlanacak…” Güney Azerbaycan toprakları ise İran’da kalacaktır. Tarihi okuduğum zaman daha ziyade, ‘hüzünlenirim’
Acılar kadar sevinçlerde, ‘sinir uçlarına dokunur’ İşte, ‘gönül fırtınaları burada kopar…’
Tarih bizlere, “milletler mücadelesinden!” söz eder. O mücadeleyi özelliklede son iki asır içerisinde büyük acılarla yaşayan, ‘tarihin en kadim milletiyiz’
Burada hemen şu soruyu yöneltmek isterim; “Revan Neresi?” Batılı kaynaklarda yer alan, “Türkmenistan Nerede?”
1828 tarihinden itibaren Rusya’nın desteğindeki Ermenistan; “Türklere karşı etnik temizliğe…” başlayacaktır Revan tarihi Türk Yurdudur… Etnik temizlik hareketiyle adı, “Erivan” o0lacaktır!
Türkmenistan adı da, “Ermenistan…” olacaktır. Vah beni! Suriye’de, Irak’ta takip edilen siyasi senaryolarda, ‘demografik yapı üzerinde oynanan oyunlar…’ sergilenmektedir.
Bu coğrafya da özellikle de Kafkaslarda, Balkanlarda; “tarih tekerrür ediyor!” Hem de acımasızca! Bu coğrafya da, ‘güçlü…’ olacaksınız!
Günümüzden bir asır öncesine zaman tünelinden geçerek yolculuk ediyoruz.
28 Mayıs 1918 Tarihi, “Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti!”
Azerbaycan’ın ilk Cumhurbaşkanı, Mehmet Emin Resulzade’nin tarihe iz düşen sözleri;
“Yükselen bir bayrak bir daha yere inmez!”
Nuri Paşa Komutasındaki Kafkas İslam Orduları Sayesinde…
1918 Tarihinde Bakü, Ermeni çetelerinden temizlenecektir…”
Nuri Paşa Komutasında altındaki “Kafkas İslam Orduları” marifetiyle Karabağ ve Dağıstan, düşman işgalinden kurtuldu... 16 Eylül 1918'de Bakü'ye girildi." Bu yıllar, silinmez hatıralarıyla nesilden nesile bilinecektir. "25 Mayıs–17 Kasım 1918 tarihleri arasında cereyan eden Kafkas harekâtında 1.130 kişi, Azerbaycan'ın bağımsızlığı için şehit oldu...
Burada, şahadet şerbetini içen 938 kahraman Türk askerinin 2’si Elazığlı… Bu kahramanlar, Piyade alayında İhtiyat Zabiti Şevki Efendi, Ağından… Ve er Timur Hasan ise Harput’tan…
18 Ekim 1991 tarihi, “Azerbaycan’ın Bağımsızlık İlanı!” Aynı tarihe, kültüre, kadere, kedere ortak,
Azerbaycan-Türkiye, “İki Devlet, Bir Millet…” “18 Ekim 1991 Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü!”
1991-1993 yıllarında Dağlık Karabağ İşgal edilirken; “20 bin Azerbaycan Türk’ü şehadet şerbetini içecek…” “Bir milyona yakın Azerbaycan Türk’ü yurtlarından olacaklar!”
Ermeniler o kadar zulüm yaparlar ki. O amansız zulüm, “Hocalı Katliamını doğuracaktır!”
21 asrın tam manasıyla, yüz karası bir durum’ 27 yıldır İşgal altında bulunan Karabağ’ın Ermeniler tarafından İşgaline, ‘Dünya tamamen kayıtsız kalacaktır… Karabağ’ın işgaliyle bir milyon insan Bakü’ye ‘göç ettirildi’ Hedef nedir; “Karabağ’ın demokratik yapısı değişsin!”
Tarih farklı bir şekilde tecelli edecekti, Karabağ’da…
27 Eylül’den 10 Kasım’a kadar süren, Karabağ’ın 44 gün süren İstiklal Savaşı… O tarihi zafer, “10 Aralık 2020 tarihinde Bakü’de taçlanacaktı” Türk askeri bu tarihi kutlamalara, ‘2783 Mehmetçikle katılacaktır’ Karabağ’da, Azerbaycan askeri, ‘2783 şehit vermiştir…’ O şehadetle bütünleşen ordu, budur İşte!
Azerbaycan bayrağında bu milletin tarihi ideali yer alır; “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak!” Türkiye Cumhuriyetinin ve Azerbaycan Cumhuriyetinin ortak hedefidir.
O büyük idealle yürüyen Azerbaycan’ın tarihine kronolojik bir gelişimle baktığımızda;
28 Mayıs 1918 Tarihi, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetin İlanı…
28 Nisan 1920 Tarihi, Sovyet Sosyalist Cumhuriyet/ Kızıl Dikdatörye Dönemi…
18 Ekim 1991 Tarihi, Azerbaycan’ın Bağımsızlığının İlanı…
12 Kasım 1995 Tarihi, Anayasanın Kabulü…
17 Kasım 2009 Tarihi, Azerbaycan Cumhuriyeti Bayrak Günü…
2019 Yılında kardeş Azerbaycan’ın nüfusu, ‘on milyonun üzerindedir…’
Kardeş Azerbaycan’ın yüzölçümü, ’86 bin 600 km2’dir.’
Şimdi geliniz, Ahmet Cevat’ın kaleme aldığı,
Azerbaycan Milli Marşının Sözlerini birlikte okuyalım;
“Azerbaycan! Azerbaycan!
Ey, kahraman evladın şanlı vatanı!
Senin için can vermeye hepimiz hazırız!
Senin için kan dökmeye hepimiz kâdiriz!
Üç renkli bayrağınla mesut yaşa!
Üç renkli bayrağınla mesut yaşa!”
Elâzığ Fırat Üniversitesinde, Azerbaycanlı öğrenciler… Lisans, Yüksek Lisans, Doktora yapan Azerbaycanlı öğrencilerimiz, Gördüğüm kadarıyla, ‘öz güvenleri çok yüksek’ Elazığ Şehri, bu kardeşlerimizi; Bakü kadar sımsıcak kollarıyla bağrına basmış!
Biz bu kadim coğrafya da; “Bir millet, iki devletiz!” Bu şuur, Kızılelma Ülküsünü besleyecektir. Bu şuur, “Turan İdealine!” ışık tutacaktır, inşallah! “Turan Kavramını…” bu ülkede ilk kullananlar arasında, “Elmas Yıldırım!” gelir.
Onun “Kara Destan” şiiri gerçekten nefistir.
Azerbaycan dert içinde boğulmuş
Sevenleri diyar diyar kovulmuş
Ağla şair ağla, yurdun dağılmış
Nerde kopuz, nerde kırık keman hey!
Nerde büyük vatan nerde Turan hey!”
Elmas Yıldırım’a ithaf ettiğimiz bir şiirimizde şöyle sesleniriz;
“Gala’dan Gala ’ya köprü kurmuşum
Her iki Gala; yüreğim, can evim
Vatan sevgisi, imanım demişim
Tutuşturur tüm cihanı alevim”
Elmas Yıldırım’ın en büyük sevdası, “Türk Birliğidir!”
O tarihi birlik ve beraberliğe adım ve adım yürüyoruz inşallah!
Günümüzde, “Türk Konseyi (Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi” tarihi bir kararla; “Türk Devletleri Teşkilatı” ismini almıştır. Gelinen nokta önemlidir.
Bundan sonra atılacak adımlarda, “Türk Birliğine Doğru…” atılacak adımlar olur, inşallah.
Gazi Atatürk,
“Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alpler' inde Oğuz torunları,
Doğudan çıkan biz, batıda yine biz;
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.”
Gaspıralı İsmail’in büyük davası bu edebi faaliyetlerle bir daha zamana aksetmiştir;
“Dil’de birlik, Fikir’de birlik, İş’te birlik” bir ortak meşale olmuştur.
Bahtiyar Vahapzade’nin, “Azerbaycan-Türkiye” şiirini ezbere okuyalım;
“Bir ananın iki oğlu/ Bir amacın iki kolu
O da ulu, bu da ulu/ Azerbaycan- Türkiye…”